paddle
/ˈpæ.dəl/2 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
"paddle" kelimesinin Türkçesi: tokaç, kürek, (kıs.)a kürek, kayığın kenarına dayamadan kullanılan kürek, çırpıcı tokmağı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltokaç
Genelküreknoun
Genel(kıs.)a kürek
Genelkayığın kenarına dayamadan kullanılan kürek
Genelçırpıcı tokmağı
Genelyandan çarklı vapurda çark kanadı
Genel(kıs.)a kürekle yürütmek veya yürümek
Genelağır ağır kürek çekmek
Genelçarkların hareket etmesiyle yürümek
Genel(k. dili) kıça şaplak atmak. paddle box davlumbaz
Genelyandan çark mahfazası. paddle wheel geminin yan çarkı. paddle one' own canoe kendi işini kendisi görmek.
Genelsığ suda gezinmek
Genelsuda oynamak
Genelsendeleyerek yürümek (çocuk veya ihtiyar)
Geneluzun saplı bel
Tanım
•a short light oar used without an oarlock to propel a canoe or small boat
•stir with a paddle
Diğer Dillerde
AlmancaBlattrührer, Doppelpaddel, latschen, Paddel, Paddelei, paddeln
İtalyancapagaia, pala dell'elica, racchetta, ruota a pale, spatola
Rusçaвесло́, гре́бля, гребное колесо́, грести́, затво́р, ло́пасть
Arapçaجَدَّفَ, مِجْدَاف, مِضْرَب
Felemenkçegepeddel, paddel, pagaai, peddel, peddelen, pootjebaden
Yunancaκουπί
Korece젓다
Lehçewiosłować
Ukraynacaвеслува́ти, гребти́
Macarcaevez, evező, pingpongütő
Dancapadle, padleåre, pagaj
Vietnamcachèo
Slovakçaveslovať
Slovenceveslati
Estoncamõla
Katalancapalmatòria, palmeta, rem
Baskçaarraun egin
Etimoloji
Recorded since 1530, probably cognate with Low German paddeln (“to tramp about”), frequentative form of padjen (“to tramp, run in short steps”), from pad (also in Dutch dialects). Compare also Saterland Frisian paddelje (“to paddle”).
Kelime Ailesi
backpaddle
beer paddle
butter paddle
cactus paddle
dog paddle
dog-paddle
doggie paddle
doggy paddle
doggy-paddle
knee-paddle
mispaddle
paddle board
paddle boat
paddle box
paddle grass
paddle one's own canoe
paddle pop
paddle scoop
Örnek Cümleler
Hapı yuttuk.
We're up a creek without a paddle.
Ayvayı yedik.
We're up a creek without a paddle.
Anavatanı Kanto'dur.
Paddle Your Own Kanoo.
El kürekleri, her şey.
Hand paddles, everything.
Çok zor bir durumdayız.
We're up a creek without a paddle.
Ayak pedalı beş basamak içerir.
The foot paddle includes five digits.
Çarklı gemi şimdi limandan ayrılıyor.
The paddle steamer is just leaving port.
Tipik olarak çift taraflı kayak kürekleri.
Typically double sided kayak paddles.
Deneyimli bir kürekçi olarak biliniyordu. [1]
He was known as an experienced paddler.[4]
Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır.
The swimming stroke is not an ordinary dog paddle.
Tom havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.
Tom dog paddled toward the shallow end of the pool.
Bu dağıtılmış ayak, aslında, bir yüzgeç gibi çalışıyor.
The distributed foot, actually, is working more like a paddle.