indulgent

/ɪnˈdʌldʒənt/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"indulgent" kelimesinin Türkçesi: müsamahakâr, uysal, hoş görülü. indulgently müsamaha ile, göz yumarak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmüsamahakâr
Geneluysal
Genelhoş görülü. indulgently müsamaha ile
Genelgöz yumarak.

Tanım

•being favorably inclined

Diğer Dillerde

Fransızcaindulgent
İspanyolcaindulgente
Rusçaпотака́ющий, снисходи́тельный
Felemenkçetoegeeflijk
Macarcaelnéző, engedékeny, vajszívű
Latinceindulgens
Bulgarcaотстъпчив, снизходителен
Belarusçaпаблажлівы, патураючы
Makedoncaпо́пустлив, сни́сходлив
Marathiceकोडकौतुक करणारा, क्षमावान, निरत असणारा, सुखलोलुप, सौम्य, स्वसुखलोलुप

Etimoloji

From Latin indulgēns, indulgentem, present participle of indulgēre.

Örnek Cümleler

Bu yaptığın bencilce. Lütfen kes.
This is self-indulgent, and-- Please stop.
Tom oldukça faydalı, üstelik hoşgörülü.
Tom is quite helpful, indulgent even.
Tom biraz hoşgörülü bir gülümseme verdi.
Tom gave a little indulgent smile.
İnsanlar seni nefsine düşkün olmakla suçlar mı?
Do people ever accuse you of being self-indulgent?
Tom biraz rahatına düşkün davranıyor, değil mi?
Tom is being a bit self-indulgent, isn't he?
Allah'tan bir öneridir bu. Allah Alîm'dir, Halîm'dir.
Allah is Knower, Indulgent.
Netra bana hoşgorülü şekilde gülümsedi ve ceza olarak dedi ki
She gave me an indulgent smile, and as punishment, she said,
Ben hoşgörülü bir gülümseme ile Motty hızlı çalışması kabul olmalıdır.
I should have regarded Motty's rapid work with an indulgent smile.
Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halimdir.
Allah is Knower, Indulgent.
Rabbinizin rızkından yiyin de O'na şükredin. Tertemiz bir belde ve affeden bir Rab...
A fair land and an indulgent Lord!