engage

/ɛnˈɡeɪdʒ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"engage" kelimesinin Türkçesi: tutmak, nişanlanmak, çarpışmak, dövüşmek, bağlanmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltutmak
Genelnişanlanmak
Genelçarpışmak
Geneldövüşmek
Genelbağlanmak
Genelilgili.
Genelbirbirine girmek
Genelilgisini çekmek
Genelişe almak
Genelvaat etmek
Genelsöz vermek
Geneltaahhüt etmek
Genel(mak.) birbirine geçmek
Genelbirbirine geçirmek
Genelbirbirine tutturmak. engage in ile meşgul olmak.
Genel(Fr.) kendini adamış
Genelmeşgul etmek
Genelangaje etmek
Genelişgal etmek
Genelyer tutmak
Genelsöz almak
Genelvaat ettirmek

Görsel

Gece yarısında bir yıldız kayıyor, dağın üstünde sis ağarıyor. Bir dilek tutmak için bundan güzel bir an olmaz.

Tanım

•keep engaged

Diğer Dillerde

Felemenkçeverloven
Portekizcecomprometer-se, contratar, engajar
Ukraynacaзаді́ювати, найма́ти
Çekçenapadnout
Macarcaharcba bocsátkozik, leköt, megszólít
Latincefruor
Bulgarcaангажирам, задължавам, зацепвам, наемам
Katalancaatreure, atreure l'atenció, cridar l'atenció
Ermeniceնշանել
Esperantoengaĝi

Kelime Ailesi

disengage
disengagement
engage in
engageable
engagement
engager
engagor
preengage
re-engage
unengage

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom nişanlı.
Tom is engaged.
Hat meşguldür.
The line is engaged.
Onlar nişanlı.
They're engaged.
Tom nişanlandı.
Tom got engaged.
Biz nişanlıyız.
We're engaged.
Biz nişanlıydık.
We were engaged.
Ben nişanlandım.
I got engaged.
Onlar nişanlıydı.
They were engaged.
Zaten nişanlıyım.
I'm already engaged.
Onunla nişanlıyım.
I am engaged to her.
Hiç nişanlandın mı?
Have you ever been engaged?
O onunla nişanlıdır.
She is engaged to him.