defect

2 hece
C1 seviye
EN → TR
"defect" kelimesinin Türkçesi: kusur, noksan, eksiklik, terketmek, karşı tarafa iltica etmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkusur
Genelnoksan
Geneleksiklik
Genelterketmek
Genelkarşı tarafa iltica etmek.

Görsel

Sürekli eleştiren, her şeyde kusur arayan insanlar aslında sizden değil, kendilerinden emin değildir. Kişinin muhatabına yaptığı her fena tavır, temelde kendinde de bildiği bir eksikliktendir. Eğer biri sizi durmadan eleştiriyorsa, kendisinde eksik, yanlış bir şey görüyor ve bunun yüzleşmeye gücü olmadığından size yükleyerek iyileşmeye çalışıyordur. Akılsız olmayan insanlar kendi akıllarını karşısındaki kişilerde kusur bularak ispat etmeye kalkar. Akıllı insanlar, onun bunun ne yaptığıyla ilgilenmez, yalnız işine bakar.Odun Ateşinde Izgara Et Şiş ve Renkli Sebzelerle Kusursuz Ahşap SunumGöl Yüzeyinde Kusursuz Yansıyan Sonbahar Ağacı ve Modern Ahşap KulübeYüksek Hızda Çekilmiş Su Sıçratma Anı ve Gölgede Kusursuz Yansıma

Tanım

•a mark or flaw that spoils the appearance of something (especially on a person's body)
•desert (a cause, a country or an army), often in order to join the opposing cause, country, or army

Atasözü & Deyim

“Kadı kızında bile kusur olur”
“Her güzelin bir kusuru vardır”
“Kusursuz dost arayan dostsuz kalır”
“Kusursuz güzel olmaz”

Diğer Dillerde

Fransızcadéfaut, déserter, passer à
Rusçaбрак, дезерти́ровать, дефе́кт, изменя́ть, изъя́н, недоста́ток
Arapçaخَلَل, عَوَار, عَيْب
Farsçaعوار, عیب, نقص
Azericekəsir, naqislik, nöqsan, qüsur
Özbekçenuqson
Felemenkçeasiel aanvragen, deserteren, gebrek, mankement, overlopen
Portekizcedefeito, trair
Japonca亡命する, 変節する, 寝返る, 欠点, 欠陥, 脱走する
Çince投敵 /投敌
Ukraynacaва́да, ґандж, хи́ба
Fincekarata, karata rintamalta, loikata, paeta, vika
Macarcaátáll, átpártol, cserbenhagy, dezertál, disszidál, elhagy
İbraniceערק, פגם
Latincedēscīscō, menda, transfugiō, vitium
Endonezcecacat, membelot
Vietnamcalỗi, tật
Bulgarcaдезерти́рам, недоста́тък, повре́да
Slovencedezertirati, napaka, okvara, prebegniti
Estoncaviga

Kelime Ailesi

angular defect
birth defect
bulk defect
CHILD syndrome
congenital heart defect
crystallographic defect
defect of one's qualities
defectible
defection
defectious
defectless
defectology
defector
Frenkel defect
line defect
mass defect
microdefect
nondefecting

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Saat arızalı.
The clock is defective.
İltica etmesi
Defection
Çizim kusurlu.
The drawing is defective.
Sabit kusurlar
Stable defects
İltica ve sürgün
Defection and exile
Kültürümüz bozuk.
Our culture is defective.
Termostat arızalı.
The thermostat is defective.
Onun kusurları yok.
It has no defects.
Dilimden düğümü çöz
Remove the defect of my tongue
Orada bir kusur var.
There's a defect there.
Onun karakteri bozuk.
He has a defect in his character.
Sami, Deaş'tan kaçtı.
Sami defected from ISIS.