cram

/kɹæm/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"cram" kelimesinin Türkçesi: tıkınmak, tıkamak, kalabalık, tıka basa yemek, izdiham cram-full dopdolu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltıkınmak
Geneltıkamak
Genelkalabalık
Geneltıka basa yemek
Genelizdiham cram-full dopdolu
Genelağzına kadar dolu. cram it down his throat ağzına tıkmak
Genelzorla kabul ettirmek.
Genelimtihan öncesi çok çalışmak
Geneltıkayarak sokmak
Genelsıkıca doldurmak

Tanım

•prepare (students) hastily for an impending exam

Diğer Dillerde

İspanyolcaamarrar, atacuñarse, atestar, atiborrar, atocuñar, atracar
İtalyancastivare
Rusçaвти́скивать, вти́снуть, вы́зубрить, да́вка, запи́хивать, запихну́ть
Felemenkçestampen, volproppen
Japonca詰め込む
Korece벼락치기를 하다, 쑤셔 넣다
Hintçeरटना
Macarcabeletöm, belezsúfol, bemagoltat, bifláz, degeszre eszi magát, fal
Latincestīpō
Norveççepugge, stappe
Vietnamcanhét, nhồi
Bulgarcaблъскане, блъсканица, зубрене, наблъсквам, назубрям, натъпквам
Taycaกวดวิชา
Katalancaembotir, empatxar-se
Galiçyacaapiñamento
Tamilceதிணி
Birmancaသိပ်

Etimoloji

From Middle English crammen, from Old English crammian (“to cram; stuff”), from Proto-West Germanic *krammōn, from Proto-Germanic *krammōną, a secondary verb derived from *krimmaną (“to stuff”), from Proto-Indo-European *ger- (“to assemble; collect; gather”). Compare Old English crimman (“to cram; stuff; insert; press; bruise”), Icelandic kremja (“to squeeze; crush; bruise”).

Kelime Ailesi

cram it
cram school
cram session
cram together
cram-full
cram-packed
cramdown
crammable
crammer
overcram
uncram
uncrammed

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

CRAM- MD5
CRAM-MD5
Server Acim
Gary R. Cramblitt
Gary Cramblitt
Gary Cramblitt
Bu oda sıkışık.
This room is cramped.
Von Mises dağılımı
Bernstein–von Mises theorem Cramér–von Mises criterion von Mises distribution
Kramp Hava ağrıları
Cramp Weather pains
Bacağımda kramp var.
I have a cramp in my leg.
Biraz kasılmış olacak.
It's going to be a little cramped.
Oda'm tıka basa doldu.
My room is so crammed.
Bacağımda kramplar var.
I have leg cramps.
Bu çok küçük ve sıkışık.
It's very small and cramped.
Benim mide kramplarım var.
I have stomach cramps.

İlgili / Bileşik Terimler

Geneldershane