coddle

/ˈkɒdəl/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"coddle" kelimesinin Türkçesi: yavaş yavaş kaynatmak, fazla hisli davranmak, ihtimam göstermek, üstüne titremek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelyavaş yavaş kaynatmak
Genelfazla hisli davranmak
Genelihtimam göstermek
Genelüstüne titremek.

Tanım

•cook in nearly boiling water

Diğer Dillerde

Almancaköcheln, überbehüten, verhätscheln, verwöhnen
İspanyolcacocinar a fuego lento, consentir, escalfar, malcriar, mimar, pochar
Felemenkçevertroetelen, verwennen, zachtjes koken
Portekizceamimar
İsveççepjoska
Lehçerozpieszczać
Çekçehýčkat, lehce povařit, mírně povařit, rozmazlit, rozmazlovat
Rumencefierbe la foc mic, răsfăța
Bulgarcaваря на бавен огън, глезя, къкря, угаждам
Esperantodorloti

Etimoloji

Probably from caudle. Compare British dialect caddle (“to coax, spoil, fondle”) and cade.

Kelime Ailesi

coddled egg
coddler
coddlesome
coddlingly
mollycoddle
overcoddle

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.
You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
Beni büyütürken biraz şımartmışlar, bu yüzden kendimi tutmada başarılı değilim.
I've been coddled somewhat as I was raised, so I'm not very good at holding things in.
Fikirlerinizin üzerine titreyip, çok yüce şeylermiş gibi yaklaşmamalısınız onlara
You shouldn't coddle your ideas and treat them as sacrosanct.