coax
/kəʊks/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"coax" kelimesinin Türkçesi: tavlamak, tatlı sözlerle kandırmak, gönlünü yapmak, dil dökmek. coax a thing out of a person tatlı sözlerle kandırarak bir şey elde etmek., ikna etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltavlamak
Geneltatlı sözlerle kandırmak
Genelgönlünü yapmak
Geneldil dökmek. coax a thing out of a person tatlı sözlerle kandırarak bir şey elde etmek.
Genelikna etmek
Geneltatlı sözle kandırmak
Tanım
•a transmission line for high-frequency signals
•influence or urge by gentle urging, caressing, or flattering
Diğer Dillerde
Almancabeschwatzen, bezirzen, Koax, Koaxkabel, ködern, locken
İspanyolcacoaccionar, coactar, engatusar
Rusçaувещева́ть, угова́ривать, уговори́ть
Arapçaتَمَلَّقَ
Felemenkçecoaxiale kabel, overhalen, verleiden
Portekizcealiciar
Yunancaκαλοπιάνω, καταφέρνω, ομοαξωνικό, πείθω
İsveççelirka
Çekçenavést, přemlouvat, přemluvit, přesvědčit, přesvědčovat, uchlácholit
Latincesublectō
Dancacoaxkabel, lirke, lokke, snakke godt for
Bulgarcaкоаксиален кабел, склонявам, уговарям
Taycaเกลี้ยกล่อม, ชักจูง
Ermeniceփաղաքշել
Esperantokaĵoli
Etimoloji
Shortened from coaxial
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Eş eksenli bir kablo da her uzunlukta ki indüktans
Inductance per length in a coaxial cable
2006 : 4 yönlü koaksiyel ünite La Sphere tanıtıldı.
2006 : La Sphere, a 4 way coaxial unit is launched.
Eş eksenli Vickers marka makineli tüfek BESA model silahla değiştirildi.
The coaxial Vickers machine guns were replaced with BESA machine guns.
Son zamanlarda yenilik olarak bilinen koaksiyel elektrik helikopterlerdir.
A recent innovation is that of coaxial electric helicopters.
Bir eş eksenli kablonun iç ve dış iletkenlerini gösteren aşağıdaki şemaya bakın.
Refer to the diagram below showing the inner and outer conductors of a coaxial cable.
O chirped konuştuk ve sürülmesi ve o zıpladı ve onun kuyruk flört ve cıvıldıyordu.
She chirped, and talked, and coaxed and he hopped, and flirted his tail and twittered.
Ancak biraz hep yemek vardır onun Evcil koaksiyel biraz o 'onun ekmek kazandırır. "
However little there is to eat, he always saves a bit o' his bread to coax his pets."
O anlamak ne kadar böyle bir somurtkan adam, böyle bir tatlılıkla kandırma ses yapabilir.
She could not understand how such a surly man could make such a coaxing sound.