Tom bir banka memuru.
Tom is a bank clerk.
"Rahip, Agnes Mary". .
"Clerke, Agnes Mary".
O bir banka memurudur.
He is a bank clerk.
Babam bir banka memuru.
My father is a bank clerk.
Ben bir banka memuruyum.
I'm a bank clerk.
Parayı tezgahtara uzattı.
He handed the salesclerk the money.
Katip aşırı çalışmaktan öldü.
The clerk died from overwork.
Onun babası bir banka memuru.
Her father is a bank clerk.
Katipler artık bilgisayarlar.
Well, the clerks are the computers.
O eskiden bir banka memuruydu.
She was formerly a bank clerk.
Süpermarkette bir tezgahtardır.
She is a clerk in the supermarket.
O bir banka memuru ile evlendi.
She married a bank clerk.