brush

/bɹʌʃ/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"brush" kelimesinin Türkçesi: değinmek, fırça, fundalık., çalıllk, savmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldeğinmek
Genelfırça
Genelfundalık.
Genelçalıllk
Genelsavmak
Genelfırçalamak
Genelsüpürmek
Genelfırça
Genelhafifçe dokunmak
Genelaceleyle ve telâş1a hareket etmek. brush aside brush away bir kenara itmek
Genelbertaraf etmek. brush off başından atmak
Genel(elek.) fırça
Geneltozunu almak. brush up tazelemek.
Genelmüfreze çarpışması
Genelfundalık: çalı çırpı
Genelyer yer meskun olan ormanlık bölge. brushwood çalı çırpı
Genelsık çalılık
Genelözellikle tilki kuyruğu: kısa bir temas veya karşılaşma
Genelfırçalama: çok tüylü kuyruk

Tanım

•contact with something dangerous or undesirable
•cover by brushing

Diğer Dillerde

İspanyolcaacepillar, aplicar, brocha, brochar, brochear, bruza
Rusçaкисть, куст, куста́рник, почи́стить, столкновение, труба́
Arapçaفَرَشَ, فُرْشَاة, مَشَّطَ
Farsçaبرس, شت, فرچه
Azericefırça, fırçalamaq, şotka
Kazakçaқылшақ, щетка
Özbekçechoʻtka, choʻtkalash, taramoq, tarash, tozalamoq
Felemenkçe(hair-) haarborstel, (paint-) verfborstel, (tooth-) tandenborstel, aanbrengen, afborstelen, borstel
Japoncaブラシ, ブラシがけ, 刷子, 刷毛, 塗る, 磨き
Korece브러시
Ukraynacaпе́нзель, щі́тка
Hintçeझाड़ू, बुरुश, ब्रश
Rumence(paint-) pensulă, mătura, peria, periat, perie, picta
Macarca(paint-) ecset, kefe, kefél, kefélés, seprű, sikál
İbraniceהבריש, הברשה, מִבְרֶשֶׁת
Latincepēnicillum
Dancabørste
Endonezcemenyikat, sikat

Kelime Ailesi

air brush
air-brush
airbrush
antelope brush
as daft as a brush
badgerbrush
bath-brush
beard brush
beebrush
bitterbrush
bog brush
bottle brush
bottlebrush
bristle brush
broad brush
broad-brush
brush aside
brush away

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Fırça Şekli
Brush Shape
Örümceği at.
Brush off the spider
Fırça boyutu
Brush size
Piksel Fırça
Pixel Brush
O tozu sildi.
She brushed away the dust.
Fırça boyutu:
Brush size:
Fırçayla boya
Paint with brushes using dynamic movements
Sumi- e brush
Sumi-e brush
Bozma fırçası
Experiment brush
Metin Fırçası
Text Brush
Saçını taradı.
She brushed her hair.
Fırçam nerede?
Where's my brush?