blacken

/ˈblækən/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"blacken" kelimesinin Türkçesi: karartmak, karalamak, lekelemek, iftira etmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkarartmak
Genelkaralamak
Genellekelemek
Geneliftira etmek.

Tanım

•burn slightly and superficially so as to affect color

Diğer Dillerde

İspanyolcaennegrecer, tiznar
Rusçaзагрязни́ть, загрязня́ть, замара́ть, запа́чкать, зачерни́ть, измара́ть
Arapçaاِسْوَدَّ, سَوَّدَ
Farsçaسیاه کردن
Azericebatırmaq, çirkləndirmək, qaralamaq, qaralmaq, qaraltmaq
Felemenkçezwartmaken
Yunancaαμαυρώνω
İsveççesvärta, svärta ner, svartna
Ukraynacaзчорні́ти, почорні́ти, чорни́ти, чорні́ти
Rumenceînnegri
Macarcabefeketedik
İbraniceהשחיר
Endonezcemenghitamkan
Bulgarcaочерням, почернявам, почерням, цапам
Slovakçaočierniť, sčernieť, stmavnúť, začierniť, zotmieť
Katalancaennegrir
İrlandacadubhaigh
Arnavutçanxij, zeshk
Tamilceஅழுக்காக்கு, கரு
Esperantonigrigi, nigriĝi
Belarusçaпачарне́ць, чарне́ць

Etimoloji

From Middle English blaknen, blakkenen, equivalent to black + -en (verbal suffix).

Kelime Ailesi

blackened crust
blackener
blackenization
blackenize
overblacken
reblacken

Eş & Zıt Anlamlılar

Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Bir gündür o gün ki yüzler ağarır, yüzler kararır.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Gün gelir bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Ateş onu yok etmeden önce parlak kırmızı parladı. [1]
It glowed bright red before the fire blackened it.[9]
Özel bir giysi ve kendilerine has bir kalpak giyerler.
They wear distinctive costumes and have a custom of blackening their faces.
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha?
As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
"Biz onların yüzlerini karalarız ve rezil ederiz" dediler.
They said, "We blacken their faces and disgrace them."
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün...
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kafir mi oldunuz?
As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.)
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.