Manorville'de bir ev 🔊
Headquarters of Long Island Central Pine Barrens in the community 🔊
Dişi cinsel organları, kısır. 🔊
Female genitalia, barren. 🔊
Saray kısırdı, çocuğu olmuyordu. 🔊
Sarai was barren. She had no child. 🔊
Abram kısır olan Sare ile evlendi. 🔊
Abram married Sarah (Sarai), who was barren. 🔊
Ben de yaşlılığın son basamağındayım." 🔊
My wife is barren and I have reached an extremely old age". 🔊
Ardından bir süre mankenlik yapmıştır. 🔊
Thereafter, it was a barren period. 🔊
Öldürülmesi ise daha büyük bir yanlıştır.” 🔊
Barrenness was, therefore, considered the greatest misfortune. 🔊
Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık. 🔊
So We cast him, sick, on a barren shore, 🔊
Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık. 🔊
So We cast him, sick, on a barren shore, 🔊
Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık. 🔊
So We cast him, sick, on a barren shore, 🔊
Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım," dedi. 🔊
How can I have a son, when my wife is barren, and I have reached the extreme old age." 🔊
Kısır olsun o gece, Sevinç sesi duyulmasın içinde. 🔊
Behold, let that night be barren. Let no joyful voice come therein. 🔊