actually

/-ɪ/4 hece
A1 seviye
EN → TR
"actually" kelimesinin Türkçesi: aslında. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaslında

Görsel

Sayılar ufkumuzu daraltan zincirler gibi. Sıfır aslında hepsinden büyük.Sürekli eleştiren, her şeyde kusur arayan insanlar aslında sizden değil, kendilerinden emin değildir. Kişinin muhatabına yaptığı her fena tavır, temelde kendinde de bildiği bir eksikliktendir. Eğer biri sizi durmadan eleştiriyorsa, kendisinde eksik, yanlış bir şey görüyor ve bunun yüzleşmeye gücü olmadığından size yükleyerek iyileşmeye çalışıyordur. Akılsız olmayan insanlar kendi akıllarını karşısındaki kişilerde kusur bularak ispat etmeye kalkar. Akıllı insanlar, onun bunun ne yaptığıyla ilgilenmez, yalnız işine bakar.

Tanım

•as a sentence modifier to add slight emphasis; as a modifier to add slight emphasis

Diğer Dillerde

İspanyolcacontrario a / de lo que se anticiparía
Rusçaвообще́-то, действи́тельно, на са́мом де́ле, факти́чески
Arapçaفِعْلًا
Azericeəslində, əslinə qalanda
Felemenkçeeigenlijk, feitelijk, in werkelijkheid
Yunancaβασικά
Japonca実は, 実際に, 本当に
Korece사실
Ukraynacaді́йсно, наспра́вді
Rumencede fapt
Macarcaami azt illeti, igazából, igazság szerint, tulajdonképpen, valójában, voltaképpen
İbraniceלמעשה
Latincerēvērā
Dancaegentlig
Norveççefaktisk, for øyeblikket, i virkeligheten, reelt sett
Vietnamcathật ra, thực ra, thực sự là
Bulgarcaв действителност, всъщност
Slovencedejansko, v bistvu

Etimoloji

A calque of Tagalog talaga.

Kelime Ailesi

exactually
well actually

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

- .
Because Google is actually a calculator. And you could look up e other places.
- . - .
There's actually some people who, for whatever reason, they see numbers like pi and e.
" " " "
And actually if you want to know the notation, I think this is the notation Lagrange came up with.
Evet. -
So let's say that I want to-- actually, let me do something different.
Yanıt A.
That's actually choice A.
E = 5 N/C
That's actually quite strong, but it makes the math easy.
Bu, Felix.
And this is Felix, actually.
Bir hafta?
Actually, a whole year.
Ama sen ...
Actually, you...
2 kere 1? 2.
Actually, let me do one in that color and now in maybe a darker blue I'll do the two times tables.
- Aslında...
- Right there. - We've actually...
Aslında var.
Actually, there is.