spur
/spɜː/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"spur" kelimesinin Türkçesi: saik, payanda, destek, mahmuzlamak, kışkırtmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsaik
Genelpayanda
Geneldestek
Genelmahmuzlamak
Genelkışkırtmak
Genelanında
Genelmahmuz
Genelevvelden hazırlık yapmadan. set spurs to mahmuzlamak. win one' spurs ilk şöhreti sağlamak. spurry mahmuzlu.
Genelovaya uzanan dağ burnu
Geneldemiryolunun (kıs.)a şube hattı
Genelhoroz mahmuzu
Genelmahmuza benzer sivri odun parçası
Genelbazı çiçeklerde bulunan boru şeklinde çıkıntı
Genelduvarı destekleyen çıkıntılı (kıs.)ım
Geneltahrik etmek şevketmek
Genelüstüne mahmuz çivileri koymak
Genelhayvana mahmuz vurup gitmek
Genelmahmuzla kesmek. spurgear
Genelspur wheel düz dişli çark
Genelalın dişlisi. on the spur of the moment irticalen
Geneltahrik vasıtası
Genelkışkırtıcı herhangi bir şey
Tanım
•a railway line connected to a trunk line
•equip with spurs
Diğer Dillerde
AlmancaAnsporn, anspornen, die Sporen geben, Eckblatt, mit Sporen versehen, Sporn
Rusçaотро́г, побужда́ть, подгоня́ть, пришпо́ривать, пришпо́рить, сти́мул
Arapçaمِهْمَاز
Farsçaاسب انگیز, مهمیز
Azericemahmız
Kazakçaжігерлендіру, өкшелік, тебіну, тепкі
Özbekçemahmez
Felemenkçeaanmoedigen, aansporen, bewegen, spoor
Yunancaσπιρούνι
Çince策(馬 /马)前進 /前进, 策(马)前进
Korece박차, 박차를 가하다
Lehçeostroga, sprone
Ukraynacaостро́га
Hintçeमहमेज़
Çekçeostruha, pobídnout, pobídnout ostruhami, pobízet, pohánět, popohnat
Macarcamegsarkantyúz, sarkall, sarkantyú
İbraniceדורבן, דִּרְבֵּן, דָּרְבָּן
Latincecalcar, calcarō, incitō
Dancaspore
Etimoloji
English surname, variant of Spurr. Compare the noun spur.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sahte eserleri
Spurious works
2 October 2016. s. 11.
"Die deutsche Spur".
Kuşkulu ve yanlış atıflar
Doubtful and spurious
Atılan bir sudan yaratıldı.
He was created of spurting water
San Antonio Spurs'le anlaştı.
San Antonio Spurs.
Spurs seriyi 4-1 kazanmıştır.
Spurs win series 4–2.
"Spurted, efendim," diyor Dr.
"Spurted, sir," said Dr. Kemp.
Atılan bir sıvıdan yaratıldı.
He was created of spurting water
O şeyleri hazırlıksız söylüyor.
He says things on the spur of the moment.
Apar topar alınmış bir karardı.
The decision was taken on the spur of the moment.
Tom'un başarısı bizi teşvik etti.
Tom's success spurred us on.
"Spurt" bankası - 9,4 milyar rub.
"Spurt" bank — 9,4 bln rub.
İlgili / Bileşik Terimler
Genelakantosit
Genelmahmuzlu akdeniz kaplumbağası
Geneldiken kanatlı kız kuşu