yazışma
noun
TR → EN
"yazışma" kelimesinin İngilizcesi: dispatch. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldispatch
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yazışmayı
Yönelme (-e)yazışmaya
Bulunma (-de)yazışmada
Çıkma (-den)yazışmadan
Tamlayan (-in)yazışmanın
Çoğul (-ler)yazışmalar
Tanım
•bir konuda karşılıklı yazı yazma, haberleşme, muhabere
•Bir konuda karşılıklı yazı yazma
Diğer Dillerde
Almancabeeilen, besiegen, Depesche, Eilbenachrichtigung, Eilbotschaft, entziehen /bəˈʔaɪ̯lən/
to hurry, to hasten, to rush
çekim: geçmiş beeilte · ortaç beeilt · şimdiki beeilt · ulaç beeilend
eş: eilen, galoppieren, hasten, hechten, huschen, hochschnellen
zıt: trödeln, klüngeln, brodeln
köken: From be- + eilen.
aile: beeilend, Beeilung, beeilt
Im Geschossbuch von 1406 wird sie mehrfach erwähnt. — Kaleden, 1406 yılındaki yazışmalarda bahsedildi.
Sie beeilte sich hinzuzufügen, dass ...
Wir beeilten uns den Gipfel zu erreichen.
Die Europäische Union beeilte sich diese Daten den amerikanischen Diensten zur Verfügung zu stellen.
Fransızcadépêche (dişil) /de.pɛʃ/
dispatch (express private message) · telegram
çekim: çoğul dépêches
eş: dépêche diplomatique
Correspondence with Niels Bohr, 1924–1953. — Niels Bohr ile yazışmalar, 1924–1953.
İspanyolcacomunicado, despachar, despacharse, despacho, envío, envío urgente (eril) /komuniˈkado/
communiqué, statement · ellipsis of comunicado de prensa (“press release, press statement”)
çekim: çoğul comunicados
Abandonó la forma epistolar. — Resmi yazışma düzenini kurdu.
Rusçaпереписка, корреспонденция
Памятка Western Union, 1876 год. — Western Union iç yazışması, 1876.
Felemenkçeverzenden /vərˈzɛndə(n)/
to send, to ship
çekim: geçmiş verzonden · ortaç verzonden · şimdiki verzendt · ulaç verzendend
köken: From ver- + zenden. Cognate with German versenden (“to ship, to dispatch”).
aile: verzendkosten
Haar brieven werden in 1888 gepubliceerd. — Bu yazışmaların bir kısmını 1888'de yayımladı.
Portekizceapressar-se
Enchisthenes hartii (em Inglês). — Hazar Yazışmaları.)
Yunancaαποστολή, βιάζομαι (dişil) /a.po.stoˈli/
dispatch, consignment (process of sending something) · mission, expedition, errand
çekim: çoğul αποστολές · tamlayan αποστολής
köken: Learned borrowing from Ancient Greek ἀποστολή (apostolḗ).
aile: δελτίο αποστολής
(Ελληνικά) Χαραυγή. — Hazar Yazışmaları.)
İsveççeomintetgöra
thwart, foil
çekim: geçmiş omintetgjorde · ortaç omintetgjord · ulaç omintetgörande
köken: om + intet + göra
Häxringarna. (). — Hazar Yazışmaları.)
to send, dispatch (make something go from one place to another) · to dispatch (pass on for further processing) · to ship (send a parcel or container to a recipient by any means of transport)
çekim: geçmiş lähettänyt · şimdiki lähettäisi · ulaç lähettävä
köken: From Proto-Finnic *läktettädäk, equivalent to lähteä (“to leave”) + -ttää. -h- as the weak grade of -ht- is an Eastern Finnish dialectal feature; compare lähdettää, which uses the Standard Finnish gradation -ht- : -hd-.
aile: lähete, lähetin, lähetti, lähettäjä, lähettäminen, lähettämö, lähetys, lähetellä, lähetyttää, edelleenlähettää
Myöhäiskauden teoksensa hän kirjoitti englanniksi. — Bir süre aynı komitenin İngilizce yazışmalarını yaptı.
lähettää pois
lähettää edelleen / edelleenlähettää
lähettää uudelleen
Rumencedepeșă, expedia, expediere, telegramă (dişil)
dispatch
çekim: çoğul depeșe · tamlayan depeșe
köken: Borrowed from French dépêche.
Este vorba doar despre sistemele internaţionale de scriere. — Her şey ulusararası yazışma sistemleri ile alakalı.
to send, to forward (to make something go somewhere) · to dismiss, to discharge
çekim: geçmiş elküldtek
köken: el- + küld
aile: elküldet, elküldés, elküldhető
Minden irat, minden feljegyzés odaveszett. — Bütün bilimsel kayıtları ve yazışmaları yok oldu.
Már elküldtem az üzenetet.
Latinceablēgātiō
Norveççeavsende, ekspedere, forsende, forsendelse, forsending, ødelegge
Hovedforhandlingen gjennomføres muntlig. — Komite öncelikle yazışma yoluna gitti.
Bulgarcaбързам, експедиция, пращам, телеграма /ˈbɤrzɐm/
to hurry, to hasten, to rush
çekim: geçmiş none · ortaç бъ́рзан · şimdiki бъ́рза · ulaç бъ́рзащ
köken: Inherited from Proto-Slavic *bъrzati. Morphologically equivalent to бърз (bǎrz, “fast”) + -ам (-am).
aile: избързам, избързвам, побързам, побързвам, прибързам, прибързвам, разбързам се, разбързвам се, бърза́к
Техните чинове и документации са унищожени. — Bütün bilimsel kayıtları ve yazışmaları yok oldu.
Belarusçaвы́слаць, высыла́ць
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Hazar Yazışmaları.)
Tahrir defterleri.)
Yazışmayı yıllarca sürdürdük.
We have carried on a correspondence for years.
Eugenics Society ile yazışmaları
Correspondence with the Eugenics Society
Western Union iç yazışması, 1876.
Western Union memo, 1876.
Frederic Moore ile yazışmaktaydı.
He was in correspondence with Frederic Moore.
İlgilenecek bazı yazışmalarım var.
I have some correspondence to deal with.
Yazışmalar birkaç dosyada tutulur.
The correspondence is kept in several files.
Bazı yazışmaları da yayınlanmıştır.
Some of her correspondence has also been published.
Niels Bohr ile yazışmalar, 1924–1953.
Correspondence with Niels Bohr, 1924–1953.
Bu Curry-Howard yazışması olarak bilindi.
This became known as the Curry–Howard correspondence.
Halil Cibran 1912'de onunla yazışmaya başladı.
Gibran Kahlil Gibran entered into a correspondence with her in 1912.
Sekreter, ticari yazışmalar üzerinde çalışıyor.
The secretary works on business correspondence.
İlgili Sorular
Asker ya da mahkumla yazışma partneri bulabileceğim güvenilir bir site var mı?
Okulda aynı sınıfa geçince birisi beni tekrar beğenmeye başladı ama sadece yazışma yoluyla iletişim kuruyor. Ben onun bana ilk hamleyi yapmasını istiyorum ama reddedildi. Bu durum beni sinirlendiriyor, nasıl başa çıkabilirim?
İş yazışmalarında “Best regards”, “Kind regards”, “Sincerely” gibi kapanış ifadelerinden hangisi tercih edilmeli?
İş yazışmalarında kullanılan mektup çeşitleri hangileridir?
İş yazışmalarında kullanılan beş bölümü listeler misiniz?