uyarıcı
C2 seviye
TR → EN
"uyarıcı" kelimesinin İngilizcesi: stimulant, warning, stimulant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelstimulant
Genelwarning
Genelstimulant
Tanım
•uyarma özelliği olan, uyaran
•Uyarma özelliği olan, uyaran kişi ya da şey
•Bir canlının herhangi bir organını dıştan bir etki ile görev yapmaya zorlayıcı özelliği olan
Diğer Dillerde
AlmancaAchtung, Mahnung, Stimulans, Warnung /ˈʔaχtʊŋ(k)/
attention · esteem · respect
köken: From Middle High German ahtunge (“consideration, appreciation”), from Old High German ahtunga, from Proto-West Germanic *ahtungu. By surface analysis, achten + -ung. Compare Yiddish אַכטונג (akhtung), Alemannic German Achtig.
Tee aufgebrüht. — uyarıcı etkisi vardır.
Fransızcaattention, avertissement, excitant, stimulant (dişil) /a.tɑ̃.sjɔ̃/
attention (mental focus) · vigilance · attention (concern for)
eş: advertance
köken: Borrowed from Latin attentiōnem.
aile: attentionnel, faire attention, prêter attention
Autres stimulants — Diğer uyarıcılar tüm hastalar
İspanyolcaadvertencia, aldabada, aldabonazo, alerta, amonestamiento, animadvertencia (disused) (dişil) /adbeɾˈtenθja/
warning · advice
çekim: çoğul advertencias
köken: From advertir (“to warn”) + -encia.
Es incoloro y transparente. — Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
İtalyancaavvertimento, monito, stimolante (eril) /av.ver.tiˈmen.to/
a warning, a caution · cue, prompt
çekim: çoğul avvertimenti
eş: consiglio, avviso, ammonimento, attenzione, cura, precauzione
köken: From avvertire + -mento.
Altre sostanze stimolanti tutti i pazienti — Diğer uyarıcılar tüm hastalar
Rusçaпредостерегающий; предупреждающий
предостерегающий; предупреждающий
Корневая система — стержневая. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
Arapçaإِنْذار, تَحْذِير, تَنْبِيه, مُنَبِّه, مُنَشِّط
مفعول به في التحذير والاغراء. — Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
Farsçaمحرک /mu.har.ˈrik/
motivating, stimulating, driving
köken: Borrowed from Arabic مُحَرِّك (muḥarrik).
محرک اصلی
Azericexəbərdarlıq
Kazakçaескерту
warning
Özbekçeogohlantirish, tanbeh
Felemenkçeopgelet!, verwittiging, waarning, waarschuwing
het iemand iets mededelen
eş: opgave, convocatie, mededeling, kennisgeving, tijding
Men omschreef hem als wijs en mild. — Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
Yunancaπροειδοποίηση (dişil)
warning, notice
çekim: çoğul προειδοποιήσεις · tamlayan προειδοποίησης
Άλλα διεγερτικά — Diğer uyarıcılar tüm hastalar
awakening, revival · disillusionment
çekim: geçmiş 覚醒した
aile: 覚醒剤
強さに対して貪欲で誠実。 — Uyarıcı ve kuvvet vericidir.
昏睡状態から覚醒する
覚醒させる
중추 신경을 흥분시켜 잠이 오는 것을 억제하고 피로를 느끼지 못하게 하는 약. 습관성, 중독성이 있어서 제조와 판매를 법으로 규제하고 있다.
우리 뇌의 여러 부분에 전달 해 주는 세포입니다. — Dopamin doğal bir uyarıcıdır.
İsveççevarning
a warning
çekim: çoğul varningar · tamlayan varnings
köken: varna + -ing
Systemet är laserstyrt. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
Lehçeostrzeżenie, uwaga, używka (nötr) /ɔ.stʂɛˈʐɛ.ɲɛ/
warning, notice
çekim: çoğul ostrzeżenia · tamlayan ostrzeżenia
eş: napomnienie, przestroga, uwaga, upomnienie
köken: Etymology tree Polish ostrzec Polish -enie Polish ostrzeżenie From ostrzec + -enie.
Inne stymulanty wszyscy klienci — Diğer uyarıcılar tüm hastalar
Ukraynacaзастере́ження, засторо́га, перестере́ження, пересторо́га, попере́дження, ува́га
Від цієї ж залежності ви хочете чогось нового. — Uyarıcı bağımlılıklar, daha farklısını istetir.
Hintçeचेतावनी (dişil) /t͡ʃeː.t̪ɑːʋ.niː/
warning, caution, alert, alarm · notice
çekim: çoğul चेतावनियाँ
Fincekannustin, nautintoaine, piriste, stimulantti, vaara, varoittaminen /ˈkɑnːustin/
incentive (something that motivates)
çekim: çoğul kannustimet · tamlayan kannustimen
köken: kannustaa + -in
aile: kannustinjärjestelmä, kannustinkarttuma, kannustinloukku, verokannustin
pieninä annoksina. — uyarıcı etkisi vardır.
Çekçevarování (nötr) /ˈvarovaːɲiː/
verbal noun of varovat · warning
çekim: çoğul varováním
eş: výstraha
köken: From varovat + -ání.
Hyfový systém je dimitický. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
bez varování
Rumenceatenție, avertisment, stimulator, stimulent (dişil)
attention · care · gift
çekim: çoğul atenții · tamlayan atenții
köken: Borrowed from French attention, from Latin attentio.
Sistem de autocurățare a senzorului. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
Macarcafigyelem, figyelmeztetés, stimuláns, vigyázat /ˈfiɟɛlɛm/
attention (mental focus)
çekim: çoğul figyelmek
köken: The stem is of uncertain origin. Perhaps from an earlier variant of the verb fedd + -elem.
aile: figyel, figyelmes, figyelmetlen, figyelmez → figyelmeztet, elkerüli a figyelmét, figyelembe vesz, figyelemre méltó, figyelmen kívül hagy, figyelmet szentel
Kis adagban serkentő hatású. — uyarıcı etkisi vardır.
İbraniceאַזְהָרָה, זְהִירוּת
מערכת ההילוכים שופרה. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
Latincemonitum, monitus, monstrum
accusative supine of moneō
Dancaadvarsel /advarsəl/
warning · caution (precept or warning against evil or danger) · booking (the issuing of a caution)
çekim: çoğul advarsler · tamlayan advarsels
Problemet er at dette er ophidselses-afhængigheder. — Problem şu ki, tüm bunlar uyarıcı bağımlılıklar.
Endonezceperhatian, peringatan /pərhaˈtian/
attention
çekim: çoğul perhatian-perhatian
köken: From hati + per- -an or perhati + -an. Doublet of prihatin, from Malay perhatian.
Sistem pengolah daring otomatis. — Solunum sistemi uyarıcıdır.
Dorongan mengemudi dengan kecepatan tinggi di kalangan remaja ini merupakan bentuk tindakan untuk mencari perhatian dari rekan-rekan mereka.
Vietnamcacảnh báo, lời cảnh báo, sự báo trước /kajŋ̟˧˩ ʔɓaːw˧˦/
to warn; to alert
köken: Sino-Vietnamese word from 警報.
Văn học và hiện thực (viết chung). — Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
Bulgarcaвнимание, стимул, стимулант (nötr) /vniˈmaniɛ/
attention (mental focus)
köken: From Old Church Slavonic вънимание (vŭnimanije).
Той става неин довереник и съветник. — Canlandırıcı ve uyarıcıdır.
Etimoloji
uyarı + -cı
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Uyarıcı uyaran
Warning stimulus
Uyarıcı psikozu
Stimulant psychosis Formication
Bu uyarıcı bir öykü.
It's a cautionary tale.
Manyetik FKF uyarıcı
Stimulating the magnetic PUF
Uyarıcı-tepki bağlama
Stimulus-response binding
Uyarıcı da geldi size.
And did not the warner come to you?
Çünkü biz, uyarıcıyız.
We are ever warning -
(Uyarıcılar) uyarırlardı.
To warn.
İnsanlar için uyarıcıdır;
A warning for people --
Size uyarıcı da gelmişti.
So now taste (the punishment).
Sen ancak bir uyarıcısın.
You are only a bearer of warnings.
Onu çok uyarıcı buluyorum.
I find it very stimulating.
İlgili Sorular
Uyarıcı kullanmayı bırakmak sizin için ne kadar kolay?
Sizce internet üzerinde yapılabilecek, ilginç ve zihinsel olarak uyarıcı işler hangileri?
TSH (Tiroid Uyarıcı Hormonu) birimi uIU/mL, IU/mL birimine eşit midir?
İnternette zaman geçirirken hem eğlenceli hem de entelektüel açıdan uyarıcı şeyler neler yapabilirsiniz?
Uyarıcı içermeyen, uyku düzenimi bozmayacak bir iştah bastırıcı arıyorum. Sigara bıraktım ve kilo almaktan korkuyorum.