uçurmak
verb
C2 seviye
TR → EN
"uçurmak" kelimesinin İngilizcesi: evaporate, wing. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelevaporate
Genelwing
Çekim Tablosu
Geniş zamanuçuramam
Şimdiki zamanuçurabiliyor
Gelecek zamanuçuracak
Geçmiş zamanuçuramadı
Şartuçuramasa
Gereklilikuçuramamalı
Emiruçur
Tanım
•(mektup) göndermek
•Gizlice alıp gitmek
•Hızlı götürmek, hızlı sürmek
•Kesip ayırmak
•Uçmak işini yaptırmak
•Bitki, tüy ve benzerini çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak
•Uçma işini yaptırmak
Diğer Dillerde
to dry up
çekim: geçmiş dörrte aus · ortaç ausgedörrt · şimdiki dörrt aus · ulaç ausdörrend
köken: aus- + dörren
Dieses Ding müssen wir zu zweit fliegen. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
1912, Martin Luther, Lutherbibel von 1912, Ezekiel 17:24 (with KJV translation)
Fransızcaaile, ailier, évaporer, improviser, s'évaporer (dişil) /ɛl/
wing (of a bird or other flying animal; of poultry; of an aircraft; of a building; of an army; in football and rugby; in politics) · fender, wing (of an automobile) · side, wing, ala
çekim: çoğul ailes
köken: Inherited from Middle French aisle, from Old French aile, from Latin āla (“wing [of animals]”).
aile: à tire-d'aile, ailaire, ailé, aileron, ailette, ailier, avoir du plomb dans l'aile, battre de l'aile, donner des ailes, en donner dans l'aile
Il faut deux pilotes. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
İspanyolca[el] ala, ala, alera, alero, evaporar, evaporarse (dişil) /ˈala/
wing (of a bird or insect) · wing (of an aircraft) · brim (of a hat)
çekim: çoğul alas
eş: flanco
köken: From Old Spanish ala (compare Ladino ala), from Latin āla.
Se necesitan dos para pilotar esta cosa. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
El pájaro tiene un ala herida.
El avión perdió un ala durante el vuelo.
İtalyancaevaporare, parafango, squadra /e.va.poˈra.re/
to evaporate, to turn into vapor (of liquid) · to evaporate, to lose liquid through evaporation (typically of a lake or other body of water) · to (cause to) evaporate
çekim: geçmiş evaporàto · ortaç evaporàto · şimdiki evàpora · ulaç evaporànte
eş: esalare, ridursi, in vapore, sciogliersi, scomparire, sublimarsi
köken: From Latin ēvapōrāre.
- Saltare in aria? — -Havaya uçurmak mı?
Rusçaзаставить летать, сносить, срывать
- Взорвали его? — -Havaya uçurmak mı?
Arapçaتَبَخَّرَ, جناح, جَنَاح, كَنَف (eril) /d͡ʒa.naːħ/
wing (organ of flight) · wing (part of army) · wing (part of building)
çekim: çoğul أَجْنِحَة · tamlayan جَنَاحٍ
köken: Uncertain; no Semitic cognates exist which are not suspected to be borrowed from Arabic. Likely related to Egyptian ḏnḥ, either through inheritance or through borrowing; also compare جَنَحَ (janaḥa, “to lean”) (both referring to the concept of side).
يلزم شخصين لقيادة هذا الشىء — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنْتُم مَّرْضَىٰ أَن تَضَعُوا أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُوا حِذْرَكُمْ
Azericeqanad /ɡɑˈnɑd/
wing
çekim: çoğul qanadlar · tamlayan qanadın
köken: Inherited from Proto-Turkic *kānat. Cognate with Turkish kanat, Kazakh қанат (qanat), etc.
aile: qanadlı
Kazakçaқанат /qɑˈnɑt/
wing
çekim: çoğul қанаттар · tamlayan қанаттың
köken: From Proto-Turkic *kānat. Cognate with Azerbaijani qanad, Tatar канат (qanat), Turkish kanat.
Özbekçeqanot /qa.nɒt/
wing
çekim: çoğul qanotlar · tamlayan qanotning
köken: From Proto-Turkic *kānat. Cognate with Turkish kanat (“wing”).
to evaporate
çekim: geçmiş verdampten · ortaç verdampt · şimdiki verdampt · ulaç verdampend
köken: From ver- + dampen.
Het lukte niet om er eentje mee te brengen en hier te laten vliegen. — Buraya size göstermek ve sizin için uçurmak için bir tane getiremedik.
Portekizceasa, ferir (no braço) (dişil) /ˈa.zɐ/
wing (part of an animal or airplane) · handle (part of an object which is held in the hand when used or moved)
çekim: çoğul asas
köken: Etymology tree Latin ānsa Old Galician-Portuguese asa Old Galician-Portuguese aainflu. Portuguese asa Inherited from Old Galician-Portuguese asa, from Latin ānsa (“handle”). Merged with Old Galician-Portuguese aa (“wing”), from Latin āla (“wing”). Cognate with Galician asa (“handle”), Spanish asa (“handle”). Doublet of ansa.
aile: águia-de-asa-redonda, asa dianteira, asa-carmim-africano, asa-carmim-asiático, asa-de-telha, asa-delta, asa-dura, asar, asinha, asona
- Rebentá-lo? — -Havaya uçurmak mı?
Eu encontrei um pássaro com uma asa partida.
Peguei no balde pela asa.
to evaporate
çekim: geçmiş εξάτμισα · ortaç έχοντας εξατμίσει · şimdiki εξατμίζει · ulaç εξατμίζοντας
Δυο πιλότοι χρειάζονται. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
自動車の車輪の泥除け。
この飛行機は何十万もの小さなパーツが連携して働いています、だってさ」 「安心だね」 — 'Bu uçak sizi güvenle uçurmak için birlikte çalışan yüz binlerce küçük parçaya sahip'
wing (of a bird or insect) · wing-like object
eş: 翼, 翅, 羽, 翎, 𦑜, 翮
aile: 翅膀硬, 老虎生了翅膀一般, 雞翅膀, 鸡翅膀
Korece날개 /na̠ɭɡɛ/
wing (of a bird, insect, etc.) · wing (of an aeroplane); airfoil · blade (of a fan)
eş: 나래
köken: First attested in the Worin seokbo (月印釋譜 / 월인석보), 1459, as Middle Korean ᄂᆞᆯ〮개 (Yale: nólkày), from ᄂᆞᆯ— (Yale: nol-, “to fly”) (whence Modern 날— (nal-, “to fly”)) + 개 (Yale: -kay, inanimate agent suffix). Doublet of 나래 (narae).
이자리에서 패스파인더를 날려 여러분께 보여드리진 못하지만, — Buraya size göstermek ve sizin için uçurmak için bir tane getiremedik.
새가 힘차게 날개를 치며 저 하늘을 향해 활활 날아올랐다.
to evaporate
çekim: geçmiş avdunstade · ortaç avdunstad · ulaç avdunstande
köken: av (“off”) + dunsta (“evaporate”)
-Sprängde? — -Havaya uçurmak mı?
Vattnet avdunstade från plåten
Lehçebłotnik, parować, skrzydło, wyparować, wyparowywać (eril) /ˈbwɔt.ɲik/
fender, wing, mudguard
çekim: çoğul błotniki · tamlayan błotnika
eş: gw. (Górny Śląsk) szusblech
köken: From błoto + -nik. First attested in 1621. Noun 2 sense 1 coined by Cnapius.
- Wysadzili go? — -Havaya uçurmak mı?
lewy błotnik
prawy błotnik
przedni błotnik
Ukraynacaавіабрига́да, випаро́вувати, випаро́вуватися, ви́парувати, ви́паруватися, гі́лка
Він обіцяє 5 листопада наступного року підірвати Парламент. — 5 Kasım 1605'teki barut komplosunda, İngiltere Parlamento Binasını havaya uçurmakla görevliydi.
faction, side, party · aspect, quality · support, approval
çekim: çoğul पक्षों
köken: Borrowed from Sanskrit पक्ष (pakṣa).
aile: पक्षद्वाय, पक्षपात, पक्षपातपूर्ण, पक्षपातविहीन, पक्षपाती, विपक्ष
पक्ष साथ-साथ लड़ रहे थे।
Finceantaa siipeen, esittää, haihtua, häipyä, höyrystyä, innostua /ˈesitːæːˣ/
to express, offer, set/put forth, state · to show, present · to produce (to make available to a person, an authority, etc.)
çekim: geçmiş esittänyt · şimdiki esittäisi · ulaç esittävä
köken: esi- (“front, fore-”) + -ittää. First attested in 1853 in Daniel Europaeus's dictionary; esitys is attested two years earlier in 1851 in Agathon Meurman's dictionary, which Elias Lönnrot also contributed to, and esitellä was coined already in 1848. The exact coiner is thus difficult to determine.
aile: esite, esittäjä, esittäminen, esitys, esitellä, esittäytyä, esityttää, ensiesittää, kantaesittää
-Mitä? — -Havaya uçurmak mı?
esittää mielipiteensä
esittää kysymys
esittää pyyntö
fender (US), wing (UK) (panel of a car which encloses the wheel area) · fender (US), mudguard (a shield, usually of plastic or metal, on a bicycle that protects the rider from mud or water)
çekim: çoğul blatníky · tamlayan blatníku
köken: From bláto + -ník.
Někdo tam musí zůstat. — Bu, birisi orada kalmak zorunda demek. Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
wing (part of an animal) · fin (part of an animal) · wing (a part of a machine that resembles an animal wing)
çekim: çoğul aripi · tamlayan aripi
köken: Inherited from Latin alapa (“blow, slap, smack”), or ālipēs ("winged on the feet"), ultimately from āla. Compare Aromanian aripã, arpã, French aube, Spanish álabe.
aile: aripioară, aripos, înaripa
E nevoie de doi care să piloteze asta. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
to evaporate (to turn into vapour)
çekim: geçmiş elpárologtak
köken: el- + párolog
aile: elpárolgás, elpárologtat
Vagy mindannyian meghalunk, vagy sorsolunk. — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım. Ya hepimiz kalıp ölelim ya da kısa çubuğu çeken kalsın.
İbraniceאֶבְרָה, כָּנָף
.אני כל-כך מפחדת — Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
Latinceāla
Dancafordampe, vinge c flyvinge
to evaporate · to disappear (little by little)
çekim: geçmiş fordampede · ortaç fordampet · ulaç fordampende
zıt: fortætte
köken: for- + dampe, from German verdampfen.
aile: fordampning, vandfordamper
- Sprængte? — -Havaya uçurmak mı?
Norveççefløy, fordunste, streife
Noen av verdens mindre luftforsvar flyr fremdeles Mirage III eller varianter av flytypen. — Dünyada halen bazı küçük hava kuvvetleri Mirage III'leri uçurmaktadır.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish اوچورمق (uçurmak). Morphologically uç- + -ur.
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Uçak uçurmak için ehliyetin var mı?
Do you have a license to fly a plane?
Mekiği uçurmak için iki kişi lazım.
It takes two people to fly this thing.
Tom evi havaya uçurmakla tehdit etti.
Tom threatened to blow the house up.
Uçurtmalar uçurmak tehlikeli olabilir.
Flying kites can be dangerous.
Bir uçurtma uçurmak tehlikeli olabilir.
Flying a kite can be dangerous.
Bir helikopteri uçurmak kolay değildir.
Flying a helicopter isn't easy.
Çocukluğunda hep uçak uçurmak istemişti ama ailesi bundan vazgeçirdi.
In his childhood, he had always wanted to fly planes, but his family discouraged this.
Buraya size göstermek ve sizin için uçurmak için bir tane getiremedik.
We couldn't bring one here to fly it and show you.
Kaptan Jim Futcher, korsanların gemide olduğunu bilmesine rağmen uçağı uçurmak için geri döndü.
The captain, Jim Futcher, returned to the aircraft to fly it knowing the hijackers were on board.