Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sevdalı

sevdalı

/sev.daːɫɯ/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"sevdalı" kelimesinin İngilizcesi: lover, in love. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellovernoun
Genelin loveadj

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sevdalıyı
Yönelme (-e)sevdalıya
Bulunma (-de)sevdalıda
Çıkma (-den)sevdalıdan
Tamlayan (-in)sevdalının
Çoğul (-ler)sevdalılar

Tanım

•(mecaz) bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan
•sevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık
•Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun (kimse)
•Bir şeye gereğinden çok düşkünlük gösteren, eğilim duyan

Diğer Dillerde

female equivalent of Geliebter: female beloved; female lover or romantic partner (now usually implying an affair, otherwise somewhat poetic)
çekim: çoğul die Geliebten · tamlayan Geliebter
köken: Substantivization of geliebt (“loved, beloved”), the past participle of lieben (“to love”).
Kayama ist in Ayako verliebt, doch Kameda gewinnt ihr Vertrauen. — Akama, Taeko'ya sevdalıdır, Kayama Ayako'ya aşıktır.
Fransızcaamant, amateur, amatrice, amoureuse, amoureux (eril) /a.mɑ̃/
lover (one who loves a particular person) · lover (one who loves a particular thing, pursuit, etc.) · lover (participant in an extramarital or otherwise illicit romantic or sexual affair)
çekim: çoğul amants
köken: Borrowed from Latin amantem, present participle of amō. Compare aimant, the present participle of aimer.
Sidonie a plus d'un amant / C'est une chose bien connue / Qu'elle avoue elle fièrement
loving · beloved; dear
çekim: çoğul amantes
köken: Inherited from Latin amantem, or amar (“to love”) + -ante.
aile: amantísimo
Viejecita, 1917, dibujo al carbón sobre papel. — Numeri innamoratı (Sevdalı Rakkamlar), 1924, Tuval üzerine yağlı boya, Özel koleksiyon.
past passive perfective participle of влюби́ть (vljubítʹ)
çekim: karşılaştırma (по)влюблённее
eş: любящий
Я думала о любовных историях в прошлых жизнях этих пар. — Öykü geçmiş zamanların, eski güzel günlerin sevdalılarının öyküsüdür.
17ممن كانوا يهيمون بالحب تمسكوا بحبهم و 15ممنهم تنازلوا عن حبهم — 17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.
Azericeaşiq, məşuqə, oynaş /ɑːˈʃiɡ/
in love with, enamored of
köken: From Arabic عَاشِق (ʕāšiq). Doublet of aşıq
Sənə aşiqəm.
Kazakçaашына, ғашық /ɑʃənɑ/
friend · lover
çekim: çoğul ашыналар · tamlayan ашынаның
köken: Borrowed from Classical Persian آشنا (āšnā).
Özbekçejazman, maʼshuqa, oʻynash, oshiq /ɒˈʃɪq/
ashik, ashiq
çekim: çoğul oshiqlar
köken: Borrowed from Classical Persian عَاشِق (āšiq), from Arabic عَاشِق (ʕāšiq).
Tatarcaгашыйк
Felemenkçeminnaar, minnares (eril) /ˈmɪ.naːr/
lover
çekim: çoğul minnaars
eş: geliefde, liefhebber
köken: From minnen + -aar.
aile: minnares
"Anywhere" is een liefdesliedje dat gaat over escapisme. — "Sevdalinka" boşnakçada "Aşk Şarkıları" anlamına gelmektedir.
sweetheart · lover
çekim: çoğul αγαπητικιές · tamlayan αγαπητικιάς
eş: ερωμένη
Japonca恋人, 情婦, 愛人, 愛好家 /ko̞ibʲito̞/
a lover; a boyfriend or girlfriend · The Lovers, the sixth trump or major arcana card in most traditional Tarot decks
köken: From 恋(こい) (koi, “love”) + 人(ひと) (-hito, “person”). The hito changes to bito as an instance of rendaku (連濁).
『美人好きは罪悪か? — Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?
North Korea standard form of 연인 (yeonin, “one's love; lover; boyfriend or girlfriend”)
köken: Sino-Korean word from 戀人 (“lover, sweetheart”).
17명은 사랑에 빠져 결국 사귀게 된 사람들이고 15명은 사랑에 빠졌지만 결국 차인 사람들이였습니다. — 17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.
present participle of älska
För andra betydelser, se Wee Waa. — İbni Teymiyye'ye ise kara sevdalı.
female equivalent of amant (“romantic role or lead (actress playing the roles of a lover or seducer)”) · female equivalent of amant (“lover”)
çekim: çoğul amantki · tamlayan amantki
köken: Etymology tree Polish amant Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish amantka From amant + -ka. First attested in 1752.
Bohaterka wspomina dawne czasy, dawnych adoratorów. — Öykü geçmiş zamanların, eski güzel günlerin sevdalılarının öyküsüdür.
grać amantkę
17 були до нестями закохані і їм відповіли взаємністю, тоді коли 15 інших були покинуті. — 17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.
loving, affectionate, amorous
çekim: çoğul प्रणयियों
zıt: द्वेषी
köken: Borrowed from Sanskrit प्रणयिन् (praṇayin).
वह अपनी पत्नी के प्रति अत्यंत प्रणयी स्वभाव का है।
Fincerakas, rakastaja /ˈrɑkɑs/
dear, beloved, cherished · eager, willing, greedy
çekim: karşılaştırma rakkaampi · üstünlük rakkain
köken: From Proto-Finnic *rak'as, cognate with Karelian rakas (“willing, eager, kind, dear”). Traditionally held to derive from Proto-Finno-Ugric *rakka (“near; to approach”) (compare Hungarian rokon (“relative”)), but more recently proposed to be borrowed from Proto-Germanic *frakaz (“greedy, lustful”); the former theory suffers from a lack of cognates in other languages.
Jyväskylä: Gummerus, 1986. — Sevdalı Tutsak: Un captif amoureux, 1986.
Olet minulle rakas.
Nämä olivat minun rakkaimmat leluni, kun olin lapsi.
Çekçemilenec, milenka, milovnice, milovník (eril) /ˈmɪlɛnɛt͡s/
lover (a sexual partner)
çekim: çoğul milenci · tamlayan milence
eş: milý, milovník
U 17 ze zamilovaných byla jejich láska opětována a 15 zamilovaných dostalo právě kopačky. — 17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.
female equivalent of amant
çekim: çoğul amante · tamlayan amante
friend · boyfriend · monk, friar
çekim: çoğul barátok
köken: Ultimately, from Proto-Slavic *bratrъ. Compare Slovak brat, Carpathian Rusyn брат (brat).
aile: baráti, barátkozik, barátocska, barátság, barátfüle, barátkeselyű, barátnő, emberbarát, kebelbarát, műbarát
A naiv kérdések sokkjának kitéve Szeressem felebarátomat? — Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?
Lőrinc barát
17 מהם היו מאוהבים בטירוף ואהבתם נענתה; ו 15 מהם היו מאוהבים בטירוף וזרקו אותם. — 17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.
Latinceamāns, amator, amātor, amātrix /aˈmaː.tɔr/
second/third-person singular future passive imperative of amō
çekim: çoğul amātōrēs · tamlayan amātōris
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃emh₃- Proto-Indo-European *-ti Proto-Indo-European *h₃émh₃ti Proto-Italic *amō Latin amō Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin amātor From amō (“love”, verb) + -tor (agent suffix).
Dancaelsker, elskerinde /ˈɛlsɡɐ/
lover
çekim: çoğul elskere · tamlayan elskers
köken: From elske (“to love”) + -er.
aile: elskede, elskerinde
Norveççeelskerinne
Oslo: Cappelen, 1986. — Sevdalı Tutsak: Un captif amoureux, 1986.
Endonezcekekasih /kəˈka.sih/
sweetheart, lover
çekim: çoğul kekasih-kekasih
köken: Inherited from Malay kekasih, equavilent to ke- + kasih.
Vietnamcangười tình bạn tình, người yêu /ŋɨəj˨˩ ʔiəw˧˧/
non-marital romantic partner
köken: người (“person”) + yêu (“to love”).
Có 4 chàng trai vô cùng quý mến nhau. — Birbirlerine sevdalı iki genç...
người yêu cũ

Etimoloji

From Ottoman Turkish سودالی (sevdalı), equivalent to sevda + -lı.

Örnek Cümleler

Emma'ya sevdalıdır.
He harbors a crush on Emma.
Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?
Wilt thou leave me thus my dear?
sevdalı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod