olmamış

B1 seviye
TR → EN
"olmamış" kelimesinin İngilizcesi: immature. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelimmature

Görsel

Sanki Hiçbir Şey Olmamış Gibi Oturan Pitbull ve Dağılmış Odanın Hikayesi

Tanım

•sıfat: Olgunlaşmamış, ham olan
•Bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmemiş (kimse)

Atasözü & Deyim

“Üçlenmemiş eken, olmamış eker”
“Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış”

Diğer Dillerde

Almancakindisch, unreif /ˈkɪndɪʃ/
childish, immature
çekim: karşılaştırma kindischer · üstünlük am kindischsten
eş: albern, infantil, unreif
köken: From Kind + -isch.
Das war völlig ungeeignet. — Bu tam olmamıştı.
Fransızcaimmature, vert /i.ma.tyʁ/
immature, unripe
eş: enfantin
köken: Borrowed from Latin immātūrus.
Ce papier n'était pas ce que j'attendais. — Bu tam olmamıştı.
İspanyolcaaniñado, inmaduro, inmaturo, pueril /aniˈɲado/
childish, puerile · childlike, youthful · handsome, spirited, lively
eş: inmaduro, mentepollo, pueril, bravucón, choro, guapo
köken: From aniñar.
Esto no se ajustaba al perfil. — Bu tam olmamıştı.
İtalyancaacerbo, immaturo, infantile /aˈt͡ʃɛr.bo/
unripe, premature · acerbic, sour, bitter, harsh, crude · hard, severe
çekim: üstünlük acerbissimo
eş: acido, acre, aspro, non maturo, brusco, giovane
köken: From Latin acerbus.
aile: acerbamente
Questo non rientrava nei piani. — Bu tam olmamıştı.
Rusçaнезре́лый, неспе́лый
И лучше побольше слов. Это не подходило программе. — Bu tam olmamıştı.
Azericeqeyri-kamil
incomplete, imperfect
çekim: karşılaştırma daha qeyri-kamil · üstünlük ən qeyri-kamil
köken: From qeyri- + kamil.
aile: qeyri-kamillik
Portekizceimaturo /i.maˈtu.ɾu/
immature (not fully formed) · immature (childish)
köken: Borrowed from Latin immātūrus.
Se o conseguisse desfazer — Olmamış olaydı yaptıklarım
Yunancaανώριμος, άπλερος /aˈnoɾimos/
unripe, immature (not ready for reaping or gathering) · immature (not grown up in terms of physical appearance, behaviour or thinking)
çekim: karşılaştırma ανωριμότερος · üstünlük ανωριμότερος
zıt: ώριμος
köken: From αν- (an-, α- privative) + ώριμος (órimos, “mature, ripe”); calque of French immature.
aile: ανώριμα, ανωρίμαστος, ανωριμότητα
Αυτό δεν κολλούσε. — Bu tam olmamıştı.
ανώριμα φρούτα
ανώριμο παιδί
Japonca大人げない, 未熟, 未熟な /mʲiʑɨkɯ̟/
immature · unripe, green
これじゃダメだ その時の私 そして今皆さんがご存知ないのは — Bu tam olmamıştı.
未熟な果物
Korece미성숙하다, 유치하다 /ˈmi(ː)sʰʌ̹ŋsʰukʰa̠da̠/
to be immature
köken: 미성숙(未成熟) (miseongsuk) + -하다 (-hada, “to do”, light verb deriving adjectives).
이건 아니었습니다. — Bu tam olmamıştı.
İsveççeomogen
underripe · immature
çekim: karşılaştırma omognare · üstünlük omognast
zıt: mogen
köken: o- + mogen
Det här motsvarade inte räkningen. — Bu tam olmamıştı.
Lehçeniedojrzały /ɲɛ.dɔˈjʐa.wɘ/
immature, callow · unripe
çekim: karşılaştırma bardziej niedojrzały · üstünlük najbardziej niedojrzały
eş: młody, młodociany, niedoświadczony, zielony, stpol. nieźrzały
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Balto-Slavic *ne Proto-Slavic *ne Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Proto-Indo-European *ǵerh₂-der. Proto-Slavic *zьrěti Old Polish źrzeć Middle Polish źrzeć Polish dojrzeć Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły…
aile: niedojrzałość
To nie było to. — Bu tam olmamıştı.
Finceepäkypsä, lapsellinen /ˈepæˌkypsæ/
immature
çekim: karşılaştırma epäkypsempi · üstünlük epäkypsin
köken: epä- + kypsä
aile: epäkypsyys, epäkypsästi
"En ole koskaan ollut Birdsburg." — "Ben Birdsburg olmamıştı."
Çekçenedospělý, nezralý /ˈnɛdospjɛliː/
immature
çekim: karşılaştırma nedospělejší · üstünlük nejnedospělejší
zıt: dospělý
köken: From ne- + dospělý.
"Já jsem nikdy nebyl Birdsburg." — "Ben Birdsburg olmamıştı."
Rumenceimatur
immature
köken: Borrowed from French immature. Equivalent to i- + matur.
Încă nu chiar acolo. — Yine de tam olmamış.
Latinceimmātūrus
infantile (childish, immature) · infantile (pertaining to infants)
köken: From Latin īnfantilis.
aile: infantilitet
"Jeg har aldrig været i Birdsburg." — "Ben Birdsburg olmamıştı."
Endonezcekekanak-kanakan
childish, immature, puerile
çekim: karşılaştırma lebih kekanak-kanakan · üstünlük paling kekanak-kanakan
köken: From kanak-kanak + ke- -an.
Ini kan tidak cocok. — Bu tam olmamıştı.
Bulgarcaдетински, недоразвит, незрял /dɛˈtinski/
child, children's; childish · infantile
çekim: karşılaştırma по́-дети́нски · üstünlük на́й-дети́нски
Това не отговаряше на сметката. — Bu tam olmamıştı.
Slovencenezrel
"Nikoli nisem bil Birdsburg." — "Ben Birdsburg olmamıştı."
Taycaไร้วุฒิภาวะ
Katalancaimmadur /im.məˈðu/
immature (especially of a person's behavior)
zıt: madur
köken: Borrowed from Latin immātūrus.
aile: immaduresa
Arnavutçabuzëqumësht /buzəˈcuməʃt/
child, childlike · immature, juvenile
köken: From buzë (“lips”) + qumësht (“milk”).
Ermeniceխակ /χɑk/
unripe · unfledged, callow, young; immature, childish, puerile · unsophisticated, simple, unrefined
çekim: üstünlük ամենախակ
köken: Inherited from Old Armenian խակ (xak).
Tagalogcaisip-bata /ˌʔisip ˈbataʔ/
childish; immature
köken: From isip (“mind”) + bata (“child”), literally “childminded”.
aile: mag-isip-bata
Tamilceகுழந்தைத்தனமான
Makedoncaде́тинест, де́тински, недо́раснат, не́зрел, неизживеан /nɛiʒˈʒivɛan/
immature · inexperienced
çekim: karşılaştırma понеизживеан · üstünlük најнеизживеан

Örnek Cümleler

Kazara olmamıştı.
It didn't happen by accident.
Bu tam olmamıştı.
This didn't fit the bill.
- İyi olmamış mı?
- It's not good?[br]
Daha net olmamıştı.
It's never been clearer.
Ben ikna olmamışım.
I'm unconvinced.
Tom ikna olmamıştı.
Tom was unconvinced.
Tom traş olmamıştı.
Tom was unshaven.
Yine de tam olmamış.
still not quite there.
Bu bana hiç olmamıştı.
That hadn't occurred to me.
Bu pasta fena olmamış.
This cake isn't half bad.
O olmamış gibi yapalım.
Let's pretend that didn't happen.
Kimse tatmin olmamıştı.
Nobody was satisfied.
olmamış ile daha fazla örnek cümle →