Ana içeriğe geç
Sözlük
/
nebze

nebze

/neb.ze/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"nebze" kelimesinin İngilizcesi: ounce, modicum, dribblet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelouncenoun
Genelmodicumnoun
Geneldribblet

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)nebzeyi
Yönelme (-e)nebzeye
Bulunma (-de)nebzede
Çıkma (-den)nebzeden
Tamlayan (-in)nebzenin
Çoğul (-ler)nebzeler

Tanım

Az şey, az
Az şey; az

Diğer Dillerde

(a) bit; (a) little · (not a) bit
çekim: tamlayan Bisschens
eş: bissel, büschen
köken: Adverbialized noun Bisschen, from Bissen (“a bit, bite”) + -chen (“diminutive”)
Es war wie Bergsteigen."Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
Er spricht nur ein bisschen Englisch.
Es hat keinen Sinn zu warten bis es besser wird / Das bisschen besser wär das warten nicht wert
Fransızcaminimum, modicum, montant modique, once (eril) /mi.ni.mɔm/
minimum
çekim: çoğul minima
aile: au minimum, minimum syndical, salaire minimum, strict minimum
C'était un peu comme gravir une montagne. »Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
apex, tip · apex · a very small bit; a small amount of something
çekim: çoğul ápices
köken: Borrowed from Latin apicem. Doublet of ápex.
aile: apicectomía, ni un ápice
Fue un poco como escalar una montaña».Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
İtalyancaoncia, un po' di (dişil) /ˈon.t͡ʃa/
ounce (weight) · inch (or several other small units of length)
çekim: çoğul once
köken: From Latin uncia.
aile: onciario, semioncia, oncia fluida
È stato quasi come scalare una montagna."Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
Казалось, будто я взбираюсь на гору".Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
ounce
çekim: çoğul أُونْسَات · tamlayan أُونْسَةٍ
köken: From Latin uncia.
org ˂˂Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
Özbekçeuntsiya
Felemenkçebeetje, weinigje /ˈbeːtjə/
a bit, a little bit, somewhat
çekim: çoğul beetjes
köken: From beet + -je. Cognate with German bisschen and English bit.
Ik begreep min of meer: dit is schaamte, zo werkt het.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
Portekizcebocadinho, mínimo, onça, pingo, um pouco de (eril) /bo.kaˈd͡ʒĩ.ɲu/
diminutive of bocado · modicum · mite
çekim: çoğul bocadinhos
köken: From bocado + -inho.
Foi um pouco como escalar uma montanha».Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
Yunancaουγγιά (dişil)
ounce (unit of weight)
çekim: çoğul ουγγιές · tamlayan ουγγιάς
Μας ενοχλεί λίγο, όπως όταν πεινάμε.Sizi sürekli bir nebze rahatsız eder, aç kalmak gibi.
Japoncaオンス, ちょっぴり, 少量 /õ̞ɰ̃sɨ/
ounce
köken: Borrowed from Dutch ons, with some sources also listing English ounce. Considering that English ounce would have been borrowed as アウンス (aunsu), the Dutch origin seems more likely. First cited to 1886.
ウースターは市長制を採っている。Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
彼のグローブも 12オンスだった それでもブロックした腕がこの通りさ
Korece온스
아이스버그가 시장으로 재임한다.Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
İsveççegnutta, uns
a little bit, a tad, a modicum
çekim: çoğul gnuttor · tamlayan gnuttas
Schütz blir senare regerande borgmästare.Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
Med en gnutta tur fixar vi det här
Ha i en gnutta salt
snow leopard, irbis (Panthera uncia)
çekim: çoğul irbisy · tamlayan irbisa
eş: irbis śnieżny
köken: Internationalism; compare English irbis, French irbis, Russian и́рбис (írbis), ultimately from Classical Mongolian ᠢᠷᠪᠢᠰ (irbis), from Proto-Mongolic *irbis, from Proto-Common Turkic *irbiš.
Doskwiera człowiekowi jak głód.Sizi sürekli bir nebze rahatsız eder, aç kalmak gibi.
Hintçeऔंस
nugget (small, compact chunk or clump)
çekim: çoğul hiput · tamlayan hipun
köken: From a root *hip(p)e- shared with hiven, dialectal hive (“sweet snack”) and dialectal hippi (“peak, tip”). SSA argues for a sound-symbolic origin, while NSES connects both with hipiä (and thus indirectly also hius).
aile: himppu, hippasen, hippulat, hippunen, kultahippu, suklaahippu
Ymmärsin tavallaan mitä häpeä on ja miten se toimii.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
Çekçešpetka, trocha, troška, unce (dişil) /ˈʃpɛtka/
pinch (small amount)
çekim: çoğul špetky · tamlayan špetky
eş: štipec, ždibec, troška, kapka, slza, ždibec
Porozuměla jsem tomu, o čem je stud. Tohle je způsob, jakým to funguje.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
Rumenceuncie (dişil)
ounce
çekim: çoğul uncii · tamlayan uncii
köken: Borrowed from Latin uncia.
I-am cam dat de cap. Am înţeles ce e ruşinea şi cum funcţionează.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
a grain of something · iota, jot, shred (a very small, inconsiderable quantity)
köken: szemer + -nyi
Lassan megértettem, hogy mi is az a szégyen, és hogy hogyan működik.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
עם היבחרו של לוי לכנסת הוא פרש מראשות העיר.Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
Endonezceons
metric ounce (100 grams)
çekim: çoğul ons-ons
köken: From Dutch ons, from Middle Dutch unce (1240), borrowed from Latin uncia (a twelfth of a pound) probably via Old French once.
Saya merasa paham, apa rasa malu itu sebenarnya, beginilah cara kerjanya.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
Село Божурец не притежава свой собствен кмет.Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
Slovakçaunca (dişil) /unt͡sa/
ounce
Do istej miery vás to neustále vyrušuje, ako keď ste hladní.Sizi sürekli bir nebze rahatsız eder, aç kalmak gibi.
Slovenceunča
Nekako sem razumela, to je sram, tako deluje.Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
Litvancauncija
Žemiau susiklostęs smulkus smėlis, matyt, irgi yra susiklostęs šalto klimato metu.Ayrıca Aslantaş barajı da iklimi bir nebze yumuşatmıştır.
Taycaออนซ์ /ʔɔːn˧/
ounce.
köken: Borrowed from French once.
Katalancaborrall, bri, engruna, mica, mínim, pizca (eril) /boˈraʎ/
tuft, wisp · bit, scrap, whit
çekim: çoğul borralls
köken: From borra + -all.
aile: borralló, borrallut
Galcemymryn, owns (eril)
smallest possible amount, least bit, smidgen, jot · short while, moment, instant
çekim: çoğul mymrynnau
köken: From Proto-Brythonic *mɨmr (from Latin membrum (“member”)) + -yn.
aile: i'r mymryn
Ond dio'm yn mynd ddim mymryn haws er hyn / Mae meddwl nôl yn dal i dynnu deigryn

Etimoloji

From Ottoman Turkish نبذه (nebze), from Arabic نَبْذَة (nabḏa).

Örnek Cümleler

O beni bir nebze korkutmuyor.
That doesn't scare me in the slightest.
Bir nebze Macarca konuşabilirim.
I can speak a tiny bit of Hungarian.
Bu bir nebze dağa tırmanmaya benziyordu."
It was a bit like climbing a mountain."
Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.
Grey denotes the mayor's party.
Bazı bebekler ise bir nebze yan yatmak isterler.
Some babies are perfectly fine being swaddled and placed perfectly on their back.
Bu kişilerin hepsi aslında bir nebze kuruculardır.
We think all our other ones are fucking crap.
Sizi sürekli bir nebze rahatsız eder, aç kalmak gibi.
It keeps bothering you a little bit, like being hungry.
Utancın ne olduğunu, nasıl işlediğini bir nebze anladım.
I kind of understood, this is what shame is, this is how it works.
Bunları bir nebze azaltabilmek için çalışmalar yapılıyordu.
We were trying to calm things down a bit though.
Oldowan aletlerin sınıflandırılması hâlâ bir nebze tartışmalıdır.
Classification of Oldowan tools is still somewhat contentious.
Bununla birlikte ödülleri nasıl kazandığı konusunda bir nebze mahcuptur.
Spørsmålet er om han fortjener prisen.
Biz ona bakarak kendimize gideriz bir nebze, yazdıklarımızı şekillendiririz.
And we faithfully affirm the Things above-written by our solemn Oath.
nebze ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod