kıskanmak
verb
TR → EN
"kıskanmak" kelimesinin İngilizcesi: grudge. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelgrudge
Çekim Tablosu
Geniş zamankıskanamam
Şimdiki zamankıskanabiliyor
Gelecek zamankıskanacak
Geçmiş zamankıskanamadı
Şartkıskanamasa
Gereklilikkıskanamamalı
Emirkıskan
Tanım
•Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek
•Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak.
•Birini çekememek
•Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
•Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak
•Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak
•Kendine yabancı gelen bir kimseye, duruma veya şeye alışamamak, ısınamamak
Diğer Dillerde
AlmancaGroll, missgönnen, Neid /ɡʁɔl/
a German surname
çekim: tamlayan Grolles
eş: Ranküne, Ressentiment, Rage, Raserei, Grimm, Ingrimm
köken: From Middle High German grolle, related to English growl.
Eifersüchtig?! — Kıskanmak mı?!
Fransızcarancune (dişil) /ʁɑ̃.kyn/
resentment, grudge; rancour
çekim: çoğul rancunes
köken: From Middle French rancune, from Old French rancune, dissimilated from rancure, from Vulgar Latin *rancura, from Latin rancor.
aile: rancunier, rancuneux
Jaloux ?! — Kıskanmak mı?!
garder rancune à quelqu'un de quelque chose
mania, bad habit, obsession · mania (violent derangement) · mania (craze, something popular at the time)
çekim: çoğul manías
eş: animadversión, bronca, idea, ojeriza, roña, roñía
köken: Borrowed from Latin mania or Ancient Greek μανία (manía, “madness”).
Puede que esté intentando poner celosa a Ashley. — Rhett, Ashley'i kıskanmaktadır.
İtalyancaastio, rancore, risentimento (eril) /ˈas.tjo/
hate, bitterness, resentment, spite
çekim: çoğul asti
eş: acredine, animosità, antipatia, astiosità, avversione, disprezzo
köken: Probably from Gothic 𐌷𐌰𐌹𐍆𐍃𐍄𐍃 (haifsts, “conflict, strife”).
Geloso?! — Kıskanmak mı?!
Rusçaзавидовать /zɐˈvʲidəvətʲ/
to envy, to be envious of
çekim: geçmiş зави́довавший · ortaç зави́довавший · şimdiki зави́дует · ulaç зави́дующий
eş: испытывать зависть
köken: Derived from за- (za-, “behind”) + ви́деть (vídetʹ, “to see”). Compare typologically Latin invideō (“to envy”), invidia (whence English envy) (cognate via Proto-Indo-European *weyd-).
Реновал?! — Kıskanmak mı?!
Arapçaبُغْض, ضَغِينَة
غيرة !!؟ — Kıskanmak mı?!
Felemenkçeiemand iets misgunnen
jaloers zijn op, benijden, afgunst voelen jegens
Jaloers? — Kıskanmak mı?!
Portekizcerancor, ressentimento (eril) /ʁɐ̃ˈkoʁ/
rancor; grudge (deep seated animosity)
çekim: çoğul rancores
köken: Borrowed from Latin rancōrem (“rancor; putridity”).
O Verdão foi motivo de inveja do mundo todo. — Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
Ainda guardamos rancor pelo que fizeram conosco.
Yunancaάχτι, μανιάτικο, μνησικακία (nötr)
enmity, grudge · yearning, longing
eş: θυμός, μανία, μένος, μίσος
Να ζηλεύω;! — Kıskanmak mı?!
Korece부러워하다
다른 사람이 가진 것이나 다른 사람이 하는 일을 보고서 자기도 그런 것을 갖기를 바라거나 그렇게 하고 싶은 마음을 갖다.
eş: 샘하다, 질투하다
치! 질투는~ — Kıskanmak mı?!
İsveççeagg (nötr)
grudge, resentment, ill will
çekim: tamlayan aggs
köken: From Old Norse aga (“to threaten”), from Proto-Germanic *agaz (“fear, dread”), from Proto-Indo-European *h₂egʰ- (“to be depressed, afraid”). Cognates include Ancient Greek ἄχος (ákhos, “distress, pain”), English ey and awe.
Svartsjuk? — Kıskanmak mı?!
hysa agg mot någon
Lehçeuraza (dişil) /uˈra.za/
resentment, animosity, grudge, ill will
çekim: çoğul urazy · tamlayan urazy
eş: ansa
köken: Etymology tree Proto-Slavic *uraza Polish uraza Inherited from Proto-Slavic *uraza.
Zazdrosny?1 — Kıskanmak mı?!
Hintçeडाह (dişil) /ɖɑːɦ/
jealousy, grudge
çekim: çoğul डाहें
köken: Inherited from Sanskrit दाह (dāha, “burning, conflagration”), from the root verb दह् (dah, “to burn or scorch”).
वह डाह से खीझ रही है।
grudge · lodicule · bran, husk (outer husk of grain that separates during milling)
çekim: çoğul kaunat · tamlayan kaunan
köken: From Proto-Finnic *kauna.
aile: kantaa kaunaa, kaunainen, salakauna
aversion
çekim: çoğul averzí · tamlayan averzí
köken: Borrowed from Latin āversiō.
Začíná z toho být na nebožtíka až chorobně žárlivý. — Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
Rumencepică, pizmă, ranchiună (dişil) /ˈpi.ka/
spite, malice, enmity, acrimony, ill-feeling · spade · tip of a spear or lance
çekim: çoğul pici · tamlayan pici
köken: Probably from French pique, with the sense of "spite" or "malice" possibly through the intermediate of Greek πίκα (píka), Italian picca, Venetan pica.
Gelos?! — Kıskanmak mı?!
Macarcaellenérzés, ellenszenv, harag, irigyel, neheztelés, sajnál /ˈɛlːɛnsɛɱv/
antipathy, dislike
çekim: çoğul ellenszenvek
zıt: rokonszenv, szimpátia
köken: From ellen + szenv. Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries. Calque of Ancient Greek ἀντιπάθεια (antipátheia).
aile: ellenszenves
(In Hungarian) Irigykednek ránk az angyalok. — Kerimi Melek'den kıskanmaktadır.
to envy
çekim: geçmiş misundte · ortaç misundt · ulaç misundende
köken: From mis- (“mis-”) + unde (“to grant”). Calque of German missgönnen.
aile: misundelig, misundelse
Desuden forværredes forholdet af jalousi. — Kıskanmak fiilini de barındırır.
Bulgarcaнедоволство, неприязън, свиди ми се (nötr) /nɛdoˈvɔɫstvo/
dissatisfaction, complaint, grievance
çekim: çoğul недово́лства
Цялото човечество му завижда, а той завижда на цялото човечество. — Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
Litvancapagieža
Ir taip pilką Vyto kasdienybę užtemdo pavydas. — Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
Estoncavimm /ˈvimː/
grudge, enmity, rancor
çekim: çoğul vimmad · tamlayan vimma
köken: From Proto-Finnic *vimma. Cognate with Finnish vimma.
Samas ta ise kadestab teisi. — Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
Tal on minu vastu vana vimm
Galiçyacaxenreira (dişil) /ʃenˈrejɾɐ/
hatred, grudge, rancour, spite
çekim: çoğul xenreiras
köken: Unknown. Attested since circa 1750. Perhaps from an older *renxeira, from renxer (“to grind one's teeth”), but the earlier attestations, until the last quarter of the 19th century, are always spelled senreira, sinreira, not xenreira, which makes this proposal unlikely.
envy, jealousy · grudge (as cenfigen wrth rywun, “grudge against someone”)
çekim: çoğul cenfigennau
aile: cenfigennu, cenfigennus, cenfigennwr
grudge, spite, resentment, feud
çekim: çoğul falta · tamlayan falta
köken: From Middle Irish fola.
aile: ar eagla na fala thuas
Tá fala aici liom.
Arnavutçamëllë (eril)
grudge, resentment
çekim: çoğul mëllënj
köken: Possibly from Proto-Albanian *melana (“black”), from Proto-Indo-European *melh₂-n-os, from *melh₂- (“black”) (compare Latvian męl̃ns (“black”), Serbo-Croatian malina (“raspberry”), Ancient Greek μέλαινα (mélaina, “black”)). For sense development from ‘black’ to ‘grudge, resentment’, compare zi. Alternatively, figurative use of 'Etymology 2' ("swelling").
aile: mllef
Tagalogcahinanakit /hinanaˈkit/
resentment; displeasure
köken: From hin- + sakit with assimilation, from an initial reduplication of sakit.
aile: hinanakitan, ipaghinanakit, maghinanakit, maghinanakitan, magkahinanakitan, mahihinanaktin, mapaghinanakit, paghihinanakit, paghinanaktan
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Kıskanmak mı?!
Jealous?!
Rhett, Ashley'i kıskanmaktadır.
It may be that he is trying to make Ashley jealous.
Kıskanmak fiilini de barındırır.
Ljubomir Fejsa at ForaDeJogo.
Kerimi Melek'den kıskanmaktadır.
Om (ॐ) is the pratigara (agreement) with a hymn.
Kıskanmak için iyi bir nedenim vardı.
I had good reason to be jealous.
Tom'un kıskanmak için iyi bir sebebi vardı.
Tom had good reason to be jealous.
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.
These drawers and shopes are all jealous of me.