Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.Since then, it has developed into an intense and fiery competition between both sides.
Sanki amcıklar ruhumu besliyor bu gece amansızca!It's like pussy is filling my soul tonight!
Ama.. mikroskobik seviyede, küfler ve bakteriler arasında amansız bir mücadele vardır.But down at a microscopic scale, mold and bacteria fight vicious battles.
Amansız karteller.Caustic cruise lines.
Zaman ve benim niyet vahşi vahşi, daha sert ve daha amansız uzakThe time and my intents are savage-wild; More fierce and more inexorable far
İsraillileri amansızca çalıştırdılar.The Egyptians ruthlessly made the children of Israel serve,
İftiracılara ülkede hayat kalmasın, Felaket zorbaları amansızca avlasın.An evil speaker won't be established in the earth. Evil will hunt the violent man to overthrow him.
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.The grip of your Lord is severe indeed!
Öte yandan ülkenin yargı kolu yetkilerinin kısıtlanmasına karşı amansız bir mücadele veriyor.Meanwhile, the country's judiciary is bitterly fighting attempts to curb its authority.
Uzun ve amansız mücadelelerle, Moğol İmparatorluğunu yeniden inşa etmeye çalıştı. [1] [2]By long and relentless fighting, he sought to rebuild the Mongol Empire of his predecessors.[4][5]
Bu, topyekûn ve amansız savaşı sevdikleri Almanya'daki stoklarımızı artıracak." [5]This will send up our stock in Germany, where they love total and ruthless war."[5]
Greenpeace, 1996 yılına kadar Fransız Polinezyası'ndaki amansız protesto saldırısını sürdürdü.Greenpeace continued an unrelenting protest offensive in French Polynesia until 1996.
Amansız bir kazma olduğumuz her yerde kavgayı aradık. ...We sought the fight everywhere we were an unrelenting pickaxe. ...
Amansız bir hastalığı yakalandı.Er wurde von einer unerbittlichen Krankheit heimgesucht.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Manchmal sind sie dicht feinschuppig besetzt.
Bir gün amansız bir hastalığa yakalanmıştır.Cette dernière est atteinte d'une maladie incurable.
Onun yeni zorlukları amansız takibi klasik müziğe geniş bir dinleyici kitlesi getirdi.Sa raréfaction actuelle signifie une grave menace à la musique classique.
Bununla birlikte Kitchener'ın sert ve amansız yöntemleri karşısında kesin bir zafer kazanamadı.D'autre part, au pragmatisme de Kitchener s'opposait la ligne dure et intransigeante de Milner.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Se encuentra a veces en emparrados particulares.
Çok soğukkanlı, çok gaddar ve amansız olduğu bilinmektedir.Mostrándose fría, distante y hostil.
Elfler ise bu karanlık güce karşı amansız bir savaş vermeye başlamıştı.Así comenzó un feudo con The Undisputed Era.
Bir gün amansız bir hastalığa yakalanmıştır.Hasta que un día le dio una neumonía.
Amansız bir mücadele başlamıştı.Inizia uno scontro incomprensibile.
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.Questo portò ad una grande rivalità e concorrenza fra i due istituti.
Landa, amansız ve acımasız, son derece zeki, ancak gerektiğinde büyüleyici ve kibardır.Landa è crudele, molto intelligente, deciso e spietato ma quando serve, educato e affascinante.
Böylece amansız bir takip başlar.Inizia così una caccia spietata.
Öleceği gün Blake amansız bir şekilde Dante serileri üzerinde çalışıyordu.В день своей смерти Блейк неустанно работал над иллюстрациями к Данте.
Ermeni faşistleri Malik'i amansızca katletmişlerdi.В этом нападении армянские фашисты убили Малика.
Aralarında oluşan amansız takip, kanlı bir şekilde sonuçlanacaktır.Чем бы они ни занимались, за ними тянется кровавый след.
Ondan sonra diğer vampirlerle ilgili amansız mücadeleler başlar.Начинается битва вампиров против вампиров.
Oakland'da iki büyük aile amansız-acımasız bir savaşın içindedir.В Бишкуле находится 2 памятника погибшим в Великой Отечественной войне.
Çok soğukkanlı, çok gaddar ve amansız olduğu bilinmektedir.Она холодна, уныла и безнадёжна.
Özellikle de ABD Rusya ve Çin yarışta amansız birer rakiptir.В следующий раунд прошли спортсмены из США и Китая.
Amansız bir mücadele sonucunda Ruslar geri püskürtülmüş (Sabri Özcan, Ruslar’ın Gümüşhaneyi İşgali).Любителей перекраивать историю поймают за руку (рус.)
Amansız bir mücadele başlamıştı.وبدأت معركة شرسة بالأيدي.
Ondan sonra diğer vampirlerle ilgili amansız mücadeleler başlar.A luta contra os novos vampiros acaba logo em seguida.
Böylece amansız bir takip başlar.Hier begint een achtervolging.
Amansız bir mücadele başlamıştı.Rozpoczęła się bezpardonowa walka.
Elfler ise bu karanlık güce karşı amansız bir savaş vermeye başlamıştı.УПА розгорнула нещадну війну проти цієї ворожої хвилі.
Bir gün amansız bir hastalığa yakalanmıştır.A jednoho dne si dala smrtelnou dávku.
Bir gün amansız bir hastalığa yakalanmıştır.În câteva zile, el a fost lovit de o boală ciudată.
Böylece amansız bir takip başlar.Az ismeretlen férfi követni kezdi.
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.Ekkor kitör a könyörtelen konkurenciaharc a két cég között.
Aynı zamanda amansız bir fare avcısıdır.Vérfarkasként maga is abnormális lény.
Ondan sonra diğer vampirlerle ilgili amansız mücadeleler başlar.Nagyon élvezi a harcot az új vámpírokkal szemben is.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Ενίοτε συναντάται και σε αλλούβιες αποθέσεις.
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.Έτσι, δημιουργήθηκε ένταση και τριβή ανάμεσα στους δυο οδηγούς.
Amansız taciz, tutuklama ve baskılara rağmen, grup, hükümetin insan hakkı ihlallerini ifşa etmeye devam etti.Παρά τις επεκτάσεις και τα παραρτήματα, το στρατόπεδο ήταν ήδη υπερφορτωμένο με κρατουμένους.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Kan av og til oppholde seg i brakkvann.
Amansız bir mücadele başlamıştı.Một cuộc chiến quyết liệt đã diễn ra.
Amansız bir mücadele başlamıştı.壮絶な死闘となった。
Aynı zamanda amansız bir fare avcısıdır.彼女も生きたぬいぐるみ。
Böylece amansız bir takip başlar.たちまち追跡が始まる。
Elfler ise bu karanlık güce karşı amansız bir savaş vermeye başlamıştı.프로이센은 그 전쟁을 통해 더 이상 도전받지 않는 열강 세력으로 등장했다.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.가끔씩 무모한 면을 보인다.
Aynı zamanda amansız bir fare avcısıdır.גם אותו שודד מר שועל.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz."לפעמים מוצא אתה את עצמך במצב מוזר.
Ondan sonra diğer vampirlerle ilgili amansız mücadeleler başlar.По това време се появяват и други митове за вампирите.
Amansız bir mücadele başlamıştı.Последва неистова борба.