Ana içeriğe geç
Sözlük
/
abluka

abluka

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"abluka" kelimesinin İngilizcesi: blockade, blockade, blockade, blockade. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelblockadenoun
Genelblockade
Genelblockade
Genelblockade

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ablukayı
Yönelme (-e)ablukaya
Bulunma (-de)ablukada
Çıkma (-den)ablukadan
Tamlayan (-in)ablukanın
Çoğul (-ler)ablukalar

Tanım

isim, askerlik: kuşatma

Diğer Dillerde

AlmancaBlockade (dişil) /blɔˈkaːdə/
blockade
çekim: çoğul Blockaden · tamlayan Blockaden
eş: Eye-Catcher
köken: From blockieren + -ade.
Es gab Aufrufe für diese Blockade.Ablukaya almak için çağrılar yapıldı.
Fransızcablocus, Blocus (eril) /blɔ.kys/
blockade; siege · Holiday period in higher education allowing students preparation time for their exams; revision break
köken: Inherited from Middle French blocus, bloccus, from Middle Dutch blochuus.
Le blocus continue à Baram.Baram'da abluka devam ediyor.
Le blocus de Latchine a pour toile de fond la négociation d'un accord de paix global.
Je suis en blocus à partir de samedi prochain.
İspanyolcabloqueo (eril) /bloˈkeo/
blockade · blockage · locking
çekim: çoğul bloqueos
köken: Deverbal from bloquear.
aile: antibloqueo
La protesta del bloqueo continua en Baram.Baram'da abluka devam ediyor.
İtalyancablocco (eril) /ˈblɔk.ko/
block (substantial piece of any substance) · notebook, writing pad · set, block (a group of identical objects, regarded as a whole)
çekim: çoğul blocchi
eş: agglomerato, aggregato, arresto, fermata, fermo, chiusura
köken: Borrowed from French bloc, from Middle French bloc (“a considerable piece of something heavy, block”), from Old French bloc (“log, block”), from Middle Dutch blok (“treetrunk”), from Old Dutch *blok (“log”), from Proto-Germanic *blukką (“beam, log”).
aile: bloccardo
L'edificio della casa di campagna non riveste una particolare importanza nella poesia."Büyük ev ablukada şiir değil miydi?".
blocco orientale
Rusçaблокада (dişil) /bɫɐˈkadə/
siege, blockade · blockade · block; blocking; obstruction
çekim: çoğul блока́ды · tamlayan блока́ды
eş: осада, блокада Ленинграда, изоляция, пробка, затор
köken: Borrowed from German Blockade.
aile: блока́дный
Протесты на Бараме продолжаются.Baram'da abluka devam ediyor.
блока́да Ленингра́да дли́лась 872 дня
экономи́ческая блока́да
في مايو عام 1949 تراجع ستالين ورفع الحصار.12 Mayis 1949'da Stalin ablukayı kaldırdı.
Farsçaمحاصره /mu.haː.sa.ˈra/
siege, blockade · encirclement
köken: Borrowed from Arabic مُحَاصَرَة (muḥāṣara).
aile: محاصره شدن, محاصره کردن
beleaguerment, siege · encirclement
çekim: çoğul mühasirələr · tamlayan mühasirənin
köken: Ultimately from Arabic مُحَاصَرَة (muḥāṣara).
Konstantinopolun mühasirəsi
mühasirəyə almaq
mühasirəyə düşmək
Özbekçemuhosara
Felemenkçeblokkade (dişil) /ˌblɔˈkaː.də/
blockade
çekim: çoğul blokkades
eş: versperring, afsluiting
köken: Borrowed from German Blockade or English blockade.
aile: verkeersblokkade
In Baram gaat de blokkade verder.Baram'da abluka devam ediyor.
Portekizcebloquear, bloqueio /blo.kiˈa(ʁ)/
to block
çekim: geçmiş bloqueei · ortaç bloqueado · şimdiki bloqueia
köken: Borrowed from Spanish bloquear, from French bloquer.
aile: bloqueio, desbloquear, geobloquear
As pessoas diziam: "Vamos fechar!Ablukaya almak için çağrılar yapıldı.
Yunancaαποκλεισμός, αποκλείω (eril) /a.po.kliˈzmos/
exclusion, elimination · blockade, boycott
çekim: çoğul αποκλεισμοί · tamlayan αποκλεισμού
zıt: συμπερίληψη
köken: Learned borrowing from Koine Greek ἀποκλεισμός (apokleismós) with semantic loan from Italian blocco in the sense 'blockade'. By surface analysis, αποκλείω (apokleío) + -μός (-mós).
Παραβιάστηκε η Συνθήκη της Λωζάννης.Leningrad şehri ablukaya alındı.
Japonca封鎖, 封鎖する, 遮断 /ɸɯ̟ːsa̠/
a blockade · shutting up (a building etc.) · blocking off
çekim: geçmiş 封鎖した
ズラスイマーをおとなしくさせ、地底に封印した。Erzurum'u tamamen sarıp abluka altında aldılar.
たった今、無所得証明書とひきかへに封鎖預金から千円の生活費を引出せたので、その金はポケツトの中にあった。
Korece봉쇄 /po̞ŋsʰwɛ/
blockade
köken: Sino-Korean word from 封鎖.
aile: 봉쇄하다, 봉쇄되다
1943년 6월 8일 전함 무쓰가 폭침되었다.Polisler 8 Şubat 1944'te onu ablukaya alır.
a blockade
çekim: çoğul blockader · tamlayan blockads
Folket uppmanade att blockera.Ablukaya almak için çağrılar yapıldı.
Lehçeblokować /blɔˈkɔ.vat͡ɕ/
to block (to fill, making it impossible to pass) · to block (to prevent passing) · to block (to prevent an action)
çekim: geçmiş blokowano · şimdiki blokuje
köken: Etymology tree Polish blok Proto-Indo-European *h₂euh₁-der.? Proto-Slavic *-ovati Old Polish -ować Polish -ować Polish blokować From blok + -ować. First attested in 1683.
aile: odblokować, odblokowywać, przyblokować, zablokować, zablokowywać, zblokować
Do Leningradu została ewakuowana praktycznie cała ludność cywilna.Leningrad şehri ablukaya alındı.
7 серпня вояки вийшли із оточення.7 askerimiz ablukada kalmıştı.
Hintçeघेरा, नाकाबंदी (eril) /ɡʱeː.ɾɑː/
siege · encirclement, surrounding (act) · ring, something that encircles; circumference
çekim: çoğul घेरे
köken: घेरना (ghernā, “to encircle; siege”) + -आ (-ā).
blocking
çekim: çoğul blokkaukset · tamlayan blokkauksen
köken: blokata + -us
1949 – Neuvostoliitto lopetti Berliinin saarron.1949 - Sovyetler Birliği'nin 11 ay süren Berlin ablukası kalktı.
Çekçeblokáda, blokovat, zablokovat (dişil) /ˈblokaːda/
blockade
çekim: çoğul blokády · tamlayan blokády
köken: Borrowed from German Blockade. First attested in the 19th century.
Protestní blokáda pokračuje v Baramu.Baram'da abluka devam ediyor.
to block; to obstruct
çekim: geçmiş blocat · ortaç blocat · şimdiki blochează
köken: Borrowed from French bloquer.
Trupele americane părăseasc Cuba.Amerikalı Donanması Küba'yı ablukaya aldı.
Macarcablokád, ostromzár /ˈblokaːd/
blockade (the isolation of something)
çekim: çoğul blokádok
köken: From German Blockade, from Italian bloccata, from German Block.
A várost július 3-án katonai zárral elvágták a külvilágtól.3 Temmuz'da ordu şehri ablukaya almıştır.
מיד אחר כך הטיל הצי האמריקני מצור ימי על קובה.Amerikalı Donanması Küba'yı ablukaya aldı.
Latincecircumsedeo, obsessiō, obsidiō /kɪr.kũːˈsɛ.de.oː/
to sit around, surround, encompass · to besiege, blockade, beset, invest, surround, encompass
çekim: ortaç circumsessus · şimdiki circumsedet · ulaç circumsedēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *(s)ker-der. Ancient Greek κίρκος (kírkos)bor. Latin circus Latin circum Latin circum- Proto-Indo-European *sed- Proto-Indo-European *-éh₁ti Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éh₁yeti Proto-Indo-European *sedéh₁yeti Proto-Italic *sedēō Latin sedeō Latin circumsedeō From circum- + sedeō (“sit”).
aile: circumsessiō, circumsessus
Dancablokade
Med ham begynder en ikke-adlet linje af slægten.İlk başlarda kuşatma sıkı olmayan bir abluka şeklinde başlar.
Đến tảng sáng ngày 6 tháng 5 năm 1945, mọi ngả đường ra vào thành phố đều bị quân khởi nghĩa phong tỏa.5 Nisan sabahı abluka altındaki şehre giriş çıkışlar tamamen kesilir.
Bulgarcaблоки́рам
1962 г.: OAS временно прекратява членството на Куба.1962 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba ablukasına son verdi.

Etimoloji

From Ottoman Turkish آبلوقه, from Italian blocco.

Örnek Cümleler

Otranto Ablukası'nın yeri
Location of the Otranto Barrage
Baram'da abluka devam ediyor.
Blockade protest continues in Baram.
Ablukaya almak için çağrılar yapıldı.
There were calls to start blockades.
Amerikalı Donanması Küba'yı ablukaya aldı.
At that time, the United States Navy threw a blockade around Cuba.
Gemiler tekrar savaşmadı ve abluka yerinde kaldı.
The ships did not fight again, and the blockade remained in place.
Yahudi mahallesi on iki gün boyunca ablukaya alındı.
It blockaded the entire Jewish quarter for twelve days.
Nahçıvan'ın Ermeni ablukasıyla mücadele etmek zorundaydı.
He had to contend with an Armenian blockade of Nakhichevan.
Almanya abluka altına alındı ve ülkede kıtlık baş gösterdi.
Germany was blockaded, leading to an increasing shortage of food.
Rus kuvvetleri şehri tamamen ablukaya aldıklarını iddia etti.
Russian forces claimed that they had completely blockaded the city
Zapatista köylüleri otuz bin Meksika askerinin ablukasındaydı.
Zapatista villages remain surrounded by thirty thousand Mexican soldiers.
Polisin derhal ablukaya aldığı bölgeye itfaiye ekipleri gönderildi.
Firefighters rushed to the area, which police immediately closed off.
Bu abluka Gazze’de büyük ekonomik ve insani problemlere sebep oldu .
It has led to considerable economic damage and humanitarian problems in Gaza.
abluka ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod