Ana içeriğe geç
Sözlük
/
açığa vurmak

açığa vurmak

"açığa vurmak" kelimesinin İngilizcesi: reveal. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelreveal

Tanım

belli etmek, ortaya çıkarmak
bir bulguyu ya da buluşu başkalarına anlatarak ya da yazarak açıklamak
Belli etmek, ortaya çıkarmak

Diğer Dillerde

Almancaenthüllen, offenbaren /ʔɛntˈhʏln̩/
to unveil, to perform a ceremonial unveiling · to be revealed
çekim: geçmiş enthüllte · ortaç enthüllt · şimdiki enthüllt · ulaç enthüllend
eş: offenlegen, bloßlegen, entschleiern
zıt: verhüllen, verbergen
köken: From ent- + hüllen. Compare Dutch onthullen, English unhill, Gothic 𐌰𐌽𐌳𐌷𐌿𐌻𐌾𐌰𐌽 (andhuljan).
aile: enthüllend, enthüllt
Montrer ; faire connaître.
eş: faire voir
İspanyolcapropalar, revelar /pɾopaˈlaɾ/
to reveal, divulge
çekim: geçmiş propalé · ortaç propalado · şimdiki propala
köken: Borrowed from Late Latin prōpalāre, from Latin prōpalam.
to uncover
çekim: geçmiş gettàto la maschera · ortaç gettàto la maschera
خلال اللقاء الصحفي اظن اننا سنكشف عن ماضيهBasın konferansında... ...geçmişini açığa vurmak zorundayız.
to reveal
çekim: geçmiş üzə çıxarmiş · ortaç üzə çıxarmiş · şimdiki üzə çıxarir
Auditor yoxlaması bankın müflis olduğunu üzə çıxarıb.
Felemenkçeonthullen, zich ontpoppen /ˌɔntˈɦʏ.lə(n)/
to reveal, to uncover
çekim: geçmiş onthulden · ortaç onthuld · şimdiki onthult · ulaç onthullend
eş: verklappen, spoilen
zıt: verhullen
köken: From ont- + hullen. Compare German enthüllen, Gothic 𐌰𐌽𐌳𐌷𐌿𐌻𐌾𐌰𐌽 (andhuljan).
Portekizcedivulgar /d͡ʒi.vuwˈɡa(ʁ)/
to spread, disseminate, popularize · to advertise, publicize, promote · to divulge, disclose, expose
çekim: geçmiş divulguei · ortaç divulgado · şimdiki divulga
köken: Borrowed from Latin dīvulgāre.
Yunancaαποκαλύπτω /a.po.kaˈli.pto/
to reveal · to unveil · to unmask
çekim: geçmiş αποκάλυψα · ortaç έχοντας αποκαλύψει · şimdiki αποκαλύπτει · ulaç αποκαλύπτοντας
eş: ξεσκεπάζω
köken: From Ancient Greek ἀποκᾰλύπτω (apokălúptō, “uncover, reveal”). By surface analysis, απο- (“un-”) + καλύπτω (“cover”).
「あらわす」を参照。
これと同じことを経済全体で考えることができます。Talebimi açığa vurmak için param var, ama ben yapmayacağım, çünkü gerekli olduğunu düşünmüyorum.
Korece나타내다, 드러내다 /na̠tʰa̠nɛda̠/
to indicate, represent, show
çekim: geçmiş 나타냈다
eş: 드러내다, 표현하다, 뜻하다
köken: Of native Korean origin.
reveal; uncover
çekim: geçmiş avslöjade · ortaç avslöjad · ulaç avslöjande
köken: av- (“off-”) + slöja (“veil”). Compare English unveil, Danish afsløre, German abschleiern, German entschleiern, French dévoiler.
to discover, to find · to uncover · synonym of otworzyć
çekim: geçmiş odkryto
zıt: zakryć
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *étider. Proto-Balto-Slavic *ati Proto-Slavic *otъ Proto-Slavic *otъ- Proto-Indo-European *krewH- Proto-Balto-Slavic *krū́ˀtei Proto-Slavic *kryti Proto-Slavic *otъkryti Old Polish odkryć /otkryć Polish odkryć Inherited from Old Polish odkryć /otkryć. By surface analysis, od- + kryć
aile: odkrycie, nie odkryć Ameryki, nie odkrywać Ameryki
to show, to manifest, to display, to evince · to reveal, to uncover, to disclose, to bring to light · to discover, to detect
çekim: geçmiş виявля́вши · şimdiki виявля́є
köken: From ви́явити (výjavyty) + -я́ти (-játy). Compare Russian выявля́ть (vyjavljátʹ), Belarusian выяўля́ць (vyjawljácʹ), Polish wyjawiać.
aile: виявля́ння, виявля́тися
Я маю гроші,щоб виразити попит,але не буду цього робити,бо не думаю, що це необхідноTalebimi açığa vurmak için param var, ama ben yapmayacağım, çünkü gerekli olduğunu düşünmüyorum.
Fincepaljastaa /ˈpɑljɑstɑːˣ/
to expose, unveil, uncloak, reveal · to reveal, expose, disclose, divulge, unfold, unveil, give away, exhume, bring to light
çekim: geçmiş paljastanut · şimdiki paljastaisi · ulaç paljastava
köken: paljas (“bare, naked”) + -taa
aile: paljastaja, paljastajaiset, paljastaminen, paljastella, paljastin, paljastua, paljastus
paljastaa kasvonsa
paljastaa päänsä
Taideteos paljastetaan poistamalla suojavaate.
Çekçeodhalit /ˈodɦalɪt/
to reveal · to detect
çekim: geçmiş odhalivše · ortaç odhalila · şimdiki odhalí
eş: odkrýt, objevit, vyjevit
köken: From od- + halit.
aile: odhalení, poodhalit
Můžete udělat tuhle stejnou analogii v ekonomice jako takové.Hayır. Talebimi açığa vurmak için param var, ama ben yapmayacağım, çünkü gerekli olduğunu düşünmüyorum.
Macarcafelfed /ˈfɛlfɛd/
to reveal, uncover (to show and display that which was hidden) · to disclose, reveal (to expose to the knowledge of others)
çekim: geçmiş felfedtek
köken: From fel- + fed (“to cover”).
aile: felfedés
A sajtókonferencián lehet, hogy fel kell fednünk Lee Dong Gu múltját. De...Basın konferansında... ...geçmişini açığa vurmak zorundayız.
Az újságírók felfedték az ügy részleteit.
İbraniceגילה, חשף (dişil)
to discover · to reveal
çekim: geçmiş גילית
וְלֹא־תַעֲלֶה בְמַעֲלֹת עַל־מִזְבְּחִי אֲשֶׁר לֹא־תִגָּלֶה עֶרְוָתְךָ עָלָיו׃
Dancaafsløre
To reveal, expose, unveil
çekim: geçmiş afslørede · ortaç afsløret · ulaç afslørende
köken: From af- + sløre. Compare similar constructions like English unveil, Swedish avslöja, German abschleiern, German entschleiern, French dévoiler.
aile: afsløring
Norveççeavsløre
Vietnamcađể lộ, mặc khải, tiết lộ /ʔɗe˧˩ lo˧˨ʔ/
to let out; to leak; to show
köken: để + lộ.
để lộ mắt cá
Bulgarcaразкривам
Estoncapaljastama
Taycaเปิดเผย /pɤːt̚˨˩.pʰɤːj˩˩˦/
to expose; to reveal.
Galcedatguddio /datˈɡɨ̞ðjɔ/
to reveal, to disclose, to divulge, to unmask, to unearth
çekim: geçmiş datguddiwyd · şimdiki datguddia
köken: From dat- + cuddio (“to hide”).
aile: datguddiad, datguddiwr

Örnek Cümleler

Tom zorunda olduğunun daha fazlasını açığa vurmak istemedi.
Tom didn't want to reveal more than he had to.
Basın konferansında... ...geçmişini açığa vurmak zorundayız.
At this coming press conference, we might have to reveal Lee Dong Gu's past criminal record. But...
Seni sırlarımı açığa vurmaktan vazgeçiremem. Ancak, yapmaman için yalvarıyorum.
I can't stop you from revealing my secrets. However, I beg you not to.
açığa vurmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod