Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çabuklaştırmak

çabuklaştırmak

TR → EN
"çabuklaştırmak" kelimesinin İngilizcesi: expedite, quicken. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelexpedite
Genelquicken

Tanım

•bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek
•Bir işi çabuklaştırmak, acele ettirmek

Diğer Dillerde

Almancabeschleunigen /bəˈʃlɔɪ̯nɪɡŋ̍/
to accelerate
çekim: geçmiş beschleunigte · ortaç beschleunigt · şimdiki beschleunigt · ulaç beschleunigend
köken: From be- + schleunig + -en.
aile: Beschleuniger, Beschleunigung, beschleunigend, beschleunigt
den Fortschritt beschleunigen.
Fransızcaaccélérer, précipiter /ak.se.le.ʁe/
to accelerate
çekim: geçmiş accéléré · ortaç accéléré · şimdiki accélère · ulaç accélérant
eş: viburer
zıt: décélérer, ralentir
köken: Learned borrowing from Latin accelerō.
Le Bassin aux reflets me permettra d'accélérer la venue de la pleine lune. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
İspanyolcaacelerar, agilizar, apresurar, expeditar /aθeleˈɾaɾ/
to accelerate (to cause to move faster) · to hurry up
çekim: geçmiş aceleré · ortaç acelerado · şimdiki acelera
zıt: desacelerar
köken: Borrowed from Latin accelerāre (“to hasten, to accelerate”).
aile: acelerado, acelerador, aceleramiento, acelerante, acelerómetro, desacelerar
Haré servir el Estanque de la Reflexión para avanzar la salida de la luna llena. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
Rusçaбыстро выполня́ть, быстро справля́ться, оживи́ть, поторапливать, продвига́ть, спосо́бствовать
разг. время от времени торопить
Arapçaأَحْيَا, سَرَّعَ
Felemenkçebespoedigen, in vaart brengen, versnellen
to expedite, accelerate
çekim: geçmiş bespoedigden · ortaç bespoedigd · şimdiki bespoedigt · ulaç bespoedigend
köken: From spoedig + be- -en.
aile: bespoediging
Ik zal het Reflecterende Water gebruiken ter voordele van de Vollemaan. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
Portekizceapressar /a.pɾeˈsa(ʁ)/
to hurry; to hurry up (to begin acting more quickly) · to rush (to make someone act more quickly)
çekim: geçmiş apressei · ortaç apressado · şimdiki apressa
köken: From a- + pressa (“hurry, urgency”) + -ar.
Yunancaδιευκολύνω, επισπεύδω /ði.ef.koˈli.no/
to facilitate, to make easier
çekim: geçmiş διευκόλυνα · ortaç έχοντας διευκολύνει · şimdiki διευκολύνει · ulaç διευκολύνοντας
eş: βοηθώ, εξυπηρετώ, (ευκολύνω)
zıt: δυσκολεύω
köken: Learnedly from δι(α)- (di(a)-) + ευκολύνω (efkolýno) with semantic loan from French faciliter.
İsveççepåskynda
to make (something) happen faster; to speed up, to accelerate, to expedite
çekim: geçmiş påskyndade · ortaç påskyndad · ulaç påskyndande
köken: på + skynda
Lehçeprzyspieszać, przyspieszyć /pʂɘˈspjɛ.ʂat͡ɕ/
to accelerate, to speed up (to cause something to go faster) · to bring forward, to advance
çekim: geçmiş przyspieszano · şimdiki przyspiesza
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *per- Proto-Indo-European *préy Proto-Balto-Slavic *prei Proto-Slavic *pri Proto-Slavic *pri- Old Polish przy- Polish przy- Proto-Slavic *spěšiti Polish spieszyć Polish przyspieszyć Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti Proto-Balto-Slavic *-ā́ˀtei Proto-Slavic *-ati Old Polish -ać Polish -ać…
Użyję "Stawu Refleksji", by się udoskonalić w czasie pełni księżyca. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
Ukraynacaприско́рити, приско́рювати
Finceelvyttää, herättää henkiin, jouduttaa, kiirehtiä, nopeuttaa, pikaistaa /ˈelʋytːæːˣ/
to resuscitate, revive, bring back to life, restore to life · to revive, revitalize, resuscitate, infuse new life into, refresh, freshen, renew, enliven, improve, quicken
çekim: geçmiş elvyttänyt · şimdiki elvyttäisi · ulaç elvyttävä
köken: elpyä + -ttää; a causative verb.
aile: elvyttäjä, elvyttäminen, elvytys
Ensiapukurssin käynyt nainen elvytti sydänkohtauksen saaneen vanhuksen.
Hallitus yrittää elvyttää taloutta.
Rumenceaccelera, grăbi /ak.t͡ʃe.leˈra/
to accelerate, to hurry up
çekim: geçmiş accelerat · ortaç accelerat · şimdiki accelerează
köken: Borrowed from French accélérer, from Latin accelerare.
aile: accelerare, accelerator, accelerație
Mă voi folosi de Izvorul Reflexiei pentru a atrage luna plină. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
Latinceaccelerō, expedio /ɛkˈspɛ.di.oː/
to free feet from snares; unfasten fetters; lose the shackles · to loosen restraints, unchain, set free, liberate, release · to explain, relate, narrate
çekim: ortaç expedītus · şimdiki expedit · ulaç expediēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *h₁éǵʰs Proto-Italic *eks Latin ex Latin ex- Proto-Indo-European *ped- Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *pṓds Proto-Italic *pets Latin pēs, pedis Proto-Indo-European *-yétider. Latin -iō Latin expediō From ex- (“out of”) + pēs, pedis (“feet”) + -iō.
Bulgarcaвъзбуждам, забързвам, изпълнявам бързо, оживявам, способствам, ускорявам /vɐzˈbuʒdɐm/
to excite, to arouse · to stimulate, to provoke, to stir up (interest, appetite, etc.)} · to arouse, to turn on (sexually)
çekim: geçmiş none · ortaç възбу́ждан · şimdiki възбу́жда · ulaç възбу́ждащ
köken: Etymology tree Old Church Slavonic възбоуждати (vŭzbuždati) Bulgarian възбуждам Inherited from Old Church Slavonic възбоуждати (vŭzbuždati).
Ще използвам фонтана на Отражението за да предизвикам пълнолуние. — Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
Това́ лека́рство възбу́жда не́рвната систе́ма.
Миризма́та на пря́сно изпе́чен хляб възбу́жда апети́та.
Katalancaaccelerar, afanyar, precipitar /ək.sə.ləˈɾa/
to accelerate, speed up · to accelerate
çekim: geçmiş accelerí · ortaç accelerat · şimdiki accelera
köken: Borrowed from Latin accelerāre.
aile: accelerada, accelerador, accelerament, accelerant
Però l'hàmster no para; al contrari, el moviment s'accelera.
Galiçyacaaxilizar
to streamline, speed up, quicken, expedite
çekim: geçmiş axilicei · ortaç axilizado
köken: From áxil + -izar.
aile: axilización, axilidade
İrlandacaéascaigh, géaraigh
to make easy · to hurry, expedite
çekim: geçmiş éascaithe · ortaç éascaithe · şimdiki éascaíonn sé
köken: éasca (“easy”) + -igh
aile: éascaíocht
Gürcüceასწრაფება, გამოცოცხლება, გაცოცხლება, დაჩქარება
verbal noun of აცოცხლებს (acocxlebs)
köken: See the lemma form აცოცხლებს (acocxlebs) for the etymology.
to cause to hasten, to expedite
Belarusçaпаскара́ць, паско́рыць
Marathiceजलद
rapid, fast
köken: Borrowed from Classical Persian جلد (jald). Compare Hindi जल्द (jald).

Örnek Cümleler

Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin.
Glory be to Him!
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Do they wish Us then to hasten the punishment?
Dolunayı çabuklaştırmak için Yansıma Havuzunu kullanacağım.
I'll use the Pool of Reflection to advance the full moon
Allah'ın emri ha geldi ha gelecek! Artık onun gelmesini çabuklaştırmak istemeyin.
The affair of Allah cometh, so seek not to hasten it.
Azabı çabuklaştırmak veya ertelemek hakkındaki hüküm, ancak Allah'ındır.O doğru haber verir.
The judgement is only God's.
çabuklaştırmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod