violate
/ˈvaɪəˌleɪt/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"violate" kelimesinin Türkçesi: bozmak, ihlâl etmek, kanuna aykırı hareket etmek, tecavüz etmek, kutsallığını bozmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbozmak
Genelihlâl etmek
Genelkanuna aykırı hareket etmek
Geneltecavüz etmek
Genelkutsallığını bozmak
Genelhürmetsizlik etmek
Genelırzına tecavüz etmek. viola
Geneltion ihlâl
Geneltecavüz . traffic violation trafik düzenini bozma suçu. violator tecavüz eden kimse.
Tanım
•destroy and strip of its possession
Diğer Dillerde
Fransızcatransgresser, violer
İtalyancaviolare
Rusçaизнасиловать, наруша́ть, нару́шить
Arapçaاِنْتَهَكَ
Felemenkçeschenden
Portekizcetransgredir
Yunancaπαραβιάζω
Korece침해하다
İsveççekränka, överträda
Lehçenaruszać, pogwałcać
Ukraynacaгвалтува́ти, пору́шити, пору́шувати
Fincerikkoa
Çekçeporušit
Macarcamegsért, megszeg
Latinceviolō
Dancakrænke, overtræde
Vietnamcaxâm phạm
Bulgarcaизнасилвам, наруша́, наруша́вам
Slovakçaporušiť
Slovenceprekršiti
Estoncarikkuma
Gürcüceარღვევს, ბღალავს, გაუპატიურება, ლახავს
Telugucaఅతిక్రమించు
Etimoloji
From Middle English violat, from Classical Latin violātus.
Kelime Ailesi
unviolate
violative
violatory
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Haklarım ihlal edildi.
My rights were violated.
Güvenimizi ihlal ettin.
You've violated our trust.
O bir yasayı ihlal etti.
He violated a law.
Tom sözleşmesini bozmadı.
Tom hasn't violated his contract.
Yasalarımız ihlal edildi.
Our laws have been violated.
Tom'un hakları ihlal edildi.
Tom's rights were violated.
Birazcık ihlal hissediyorum.
I feel violated a little bit.
Çok ihlal edilmiş hissettim.
I felt so violated.
Tom bazı kuralları ihlal etti.
Tom violated some rules.
Sami oğluna şiddet uyguluyordu.
Sami violated his son.
Yönetmelikleri çiğnememelisiniz.
You must not violate the regulations.
Tom yasaklama emrini ihlal etti.
Tom violated the restraining order.