ripe

/ɹaɪp/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"ripe" kelimesinin Türkçesi: olmuş, olgun, olgunlaşmış, yetişmiş, ihtiyarca. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelolmuş
Genelolgun
Genelolgunlaşmış
Genelyetişmiş
Genelihtiyarca
Genelyaşlıca
Geneluygun surette
Geneltamamen. ripe'ness olgunluk.
Geneleski ve lezzetli
Geneltam vakti gelmiş
Genelhazır. ripe'ly olgunlukla
Genelkemale ermiş
Genelolgunluk derecesine varmış

Görsel

Üstü tamamen beyaz olmuş.İngilizcesi biraz fazla yaratıcı olmuşPembe glazeli kek yaptım, nasıl olmuş?Latte sanatı bu sefer ayrı güzel olmuş.

Tanım

•far along in time

Atasözü & Deyim

“Ölmüş de ağlayanı yok”
“Deve boynuz ararken kulaktan olmuş”
“Görmemiş görmüş, güle güle ölmüş”
“Ölmüş koyun (eşek) kurttan korkmaz”

Diğer Dillerde

Rusçaвы́держанный, зре́лый, спе́лый
Arapçaحاصِد, ناضِج
Farsçaرسیده
Felemenkçerijp, rijpen
Yunancaώριμος
Japonca熟した
İsveççemogen
Lehçedojrzały
Fincekypsä, kypsyä, pahanhajuinen, täyteläinen, tuleentunut, tuoksahtava
Çekçezralý
Rumencecopt, matur
İbraniceבשל
Latincemātūrus, mītis
Norveççemoden, skjær
Endonezcemasak, matang
Vietnamcachín
Slovakçazrelý
Slovencezrel
Letoncagatavs, nobriedis, nogatavojies
Estoncaküps
Taycaสุก

Etimoloji

An alteration of rife.

Kelime Ailesi

drop-ripe
firstripe
force-ripe
like a ripe plum
market-ripe
nonripe
overripe
rare-ripe
ripe for the picking
ripe for the plucking
ripe old age
ripeish
ripely
ripen
ripeness
rope-ripe
time is ripe
ultraripe

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
advanced
right
a sheet in the wind
a sheet in the wind's eye
Adrian Quist
adrip
aled up
all mops and brooms
arseholed
bad
bedrunken
befuddled
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Elma olgun.
The apple is ripe.
Bu üzümler olgun.
These grapes are ripe.
Bu erikler olgun.
These plums are ripe.
Bu muzlar olgun mu?
Are these bananas ripe?
Elmalar olgundurlar.
The apples are ripe.
Tom çok uzun yaşadı.
Tom lived to a ripe old age.
Buğday olgunlaşacak.
The wheat will be ripe.
Olgun muzlar sarıdır.
Ripe bananas are yellow.
Bu muzlar olgun değil.
These bananas are not ripe.
Erikler olgunlaşmıştı.
The plums were ripe.
Elma henüz olgun değil.
The apple is not yet ripe.
Zaman eylem için uygun.
The time is ripe for action.