prone
/pɹəʊn/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"prone" kelimesinin Türkçesi: eğilimli, mütevazı, eğilme, eğik, kabiliyetli. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneleğilimli
Genelmütevazı
Geneleğilme
Geneleğik
Genelkabiliyetli
Genelyüzükoyun yatma.
Genelbaşını ileriye doğru aşağı eğmiş
Genelmütemayil. prone'ness temayül
Genelyüzükoyun yatmış
Tanım
•lying face downward
Diğer Dillerde
Fransızcacouché sur le ventre, enclin, prédisposé
İspanyolcade bruces, decúbito prono, postrado, proclive, prono, propendiente
Rusçaлёжа, лежа́щий ничко́м, лицо́м вниз, накло́нный, предрасполо́женный, скло́нный
Portekizcede bruços, inclinado
Yunancaπρηνής
Lehçeskłonny
Fincealtis, altistettu, altistunut, kallellaan, kallistettu, kallistunut
Çekçemající sklony, na břiše, náchylný, nicí
İbraniceהָרֶה
Latinceprōnus, prōpensus
Norveççelegge seg flat, prone
Slovakçadoluznačky
Katalancabocaterrós, inclinat, predisposat, procliu, pron, propens
Galiçyacaapicoañado, atreito, dado, de bruzos, suxeito
Esperantosurventra
Oksitancaabocat, amorrat, portat a, predispausat
Etimoloji
From Middle English prone, proone, proon, from Latin prōnus (“turned forward, bent or inclined”), from prō (“forward”).
Kelime Ailesi
-prone
accident-prone
atheroprone
error-prone
fault-prone
flood-prone
floodprone
gossip-prone
injury-prone
overprone
pronate
pronation
prone position
prone positioning
prone to
prone-bone
proned
proneness
Örnek Cümleler
Hata yapabilirim.
I'm prone to mistakes.
O öfkeye eğilimliydi.
He was prone to anger.
Depreme meyilli bir bölge
Prone to earthquakes
Tom abartmaya eğilimlidir.
Tom's prone to exaggeration.
O heyecanlanmaya eğilimlidir.
He is prone to getting excited.
İsimleri unutmaya eğilimliyim.
I'm prone to forget names.
Tom mübalağa etmeye meyillidir.
Tom's prone to exaggeration.
Dikkatsiz ve kaza yapmaya eğilimli.
She's careless and accident prone.
Leyla öfkelenmeye yatkın bir kişidir.
Layla is an anger-prone person.
Epizottan daha dar bir vaka boyutudur.
Subject is more accident prone.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.
Certain medications are prone to causing water retention.
Genç insanlar günah işlemeye eğilimlidir.
Young people are prone to fall into temptation.