Neşeli mi?
Is it playful?
Bu keçiler oynak.
These goats are playful.
Çok şen bir hareket.
It's vey playful act.
Onlar çok şakacıydılar.
They were so playful.
Onlar çok oyuncuydular.
They were so playful.
Happy and playful, aren't we?
Happy and playful, aren't we?
Köpeği onu oyun amaçlı ısırdı.
His dog bit him playfully.
Eğlenceli, düşünceli bir marka.
A playful, mindful brand.
Tom'un köpeği oynayarak onu ısırdı.
Tom's dog bit him playfully.
Ama oyunumuzun çoğunu yapacak mıyız?
But will we make the most of our playfulness?
Onlar neşeyle birbirine su sıçrattı.
They splashed each other playfully.
Onun oynak alayı onu harekete geçirdi.
Her playful teasing galvanized him into action.