lively

/ˈlaɪvli/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"lively" kelimesinin Türkçesi: parlaklık., neşeli, ferah, parlak, keskin. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelparlaklık.
Genelneşeli
Genelferah
Genelparlak
Genelkeskin
Genelcanlı
Genelzıplayan
Genelzindelik
Genelhayatla kaynaşan

Görsel

Kozmik Işık Patlaması: Dijital Sanatta Merkezi Parlaklık ve Radyal Enerji AkışıMerkezdeki Parlaklıktan Yayılan Soyut Işık Demetleri ve Dijital Enerji

Tanım

•full of spirit; full of life

Diğer Dillerde

Fransızcaanimé
İtalyancavivace, vivido
Arapçaدَجِر
Felemenkçelevendig
Japonca賑やか
Lehçepełen życia, z życiem, żywy
Ukraynacaжва́вий
Hintçeजीवंत
Çekçeživý
Macarcaélénk, eleven
Latincealacer, vegetus, vivāx
Dancalivlig
Bulgarcaжив, искрящ, оживен, силен, ярък
Slovenceživahen
Katalancavivaç
Galcebyw
İzlandacalíflegur
Esperantosprita, verva, vigla
Amharcaንቁ
Faroecelívligur

Etimoloji

From Middle English lyvely, lifly, from Old English līflīċe, equivalent to life + -ly.

Kelime Ailesi

livelily
liveliness
lively as a grig
Lively Island
livened
look lively
overlively
step lively
unlively

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
rattling
resilient
extant
frothy
high-spirited
intense
lifey
limned
naturalistic
smart
spumescent

Örnek Cümleler

Tom canlı.
Tom is lively.
O biraz enerjik.
He's a bit lively.
Bu cadde canlıdır.
This street is lively.
Tom çok yaşam dolu.
Tom is very lively.
Onlar canlı köpekler.
They're lively dogs.
O hayat dolu bir kız.
She is a lively girl.
Bu kasaba canlı değil.
This town isn't lively.
O, tatil sırasında canlı.
He is lively during recess.
O, hayat dolu bir genç adam.
He is a lively young man.
Kâbus cini olarak da bilinir.
It is also known for its lively nightlife.
Benim grubum her zaman enerjik.
My group is always lively.
Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.
My grandfather is 90 years old and very lively.