resilient
3 hece
adj
C2 seviye
EN → TR
"resilient" kelimesinin Türkçesi: sağlam, dirençli, esnek, elastiki, elastik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsağlamadj
Geneldirençliadj
Genelesnekadj
Genelelastiki
Genelelastikadj
Genelgeriye fırlayan
Geneluzanıp (kıs.)alan
Genelseğirdim yapan
Genelçabuk iyileşir (bünye)
Görsel


Tanım
•elastic; rebounds readily
Atasözü & Deyim
“Sağ (sağlam) baş yastık istemez”
Diğer Dillerde
Fransızcaflexible, résilient, résistant
İspanyolcaresiliente, resistente, tenaz
İtalyancaelastico, flessibile
Rusçaги́бкий, упру́гий, эласти́чный
Arapçaمَرِن
Felemenkçeflexibel, veerkrachtig, weerbaar
Portekizceelástico
İsveççemotståndskraftig
Lehçeelastyczny
Rumencerezilient
Macarcaelasztikus, ellenálló, ellenállóképes, rugalmas
Dancamodstandsdygtig
Vietnamcađàn hồi
Bulgarcaгъвкав, еластичен
Slovakçahúževnatý, odolný, pružný
Katalancaelàstic, resistent
Ermeniceառաձգական, ճկուն
Gürcüceდრეკადი
Malaycadaya bingkas
Esperantofortika, rezistema
Afrikancaveerkragtig
Peştucaڅکېدونکی, غزېدونکی, کشکېدونکی
Khmerceថាវរៈ, ថិរៈ, មាំទាំ, រឹងឆ្កឺត, ស្ថិរ
Etimoloji
Etymology tree Latin resiliō Proto-Indo-European *-onts Latin -ns Latin -ēns Latin resiliēnsder. English resilient Borrowed from Latin resiliēns (“rebounding”, present active participle of resiliō).
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Sen esneksin.
You're resilient.
Sen elastiksin.
You're resilient.
Güçlü ve sağlam.
It's strong and resilient.
Tom esnek, değil mi?
Tom is resilient, isn't he?
Kanat motorşarı çok sağlam.
The wing motor is very resilient.
Cunku biliyorum ki beyinlerimiz cok saglam.
Because I know our brains are resilient.
Ve umutlu olmamın diğer nedeni--doğa çok esnektir.
And the next reason for hope -- nature is amazingly resilient.
Bunlar, aslında tabiatı dayanıklı kılan bağlantılar.
They are the connections that actually make nature resilient.
Dolayısıyla, karşılaştırınca, dirençli olmak çok kolay.
So it's very easy, comparatively speaking, to be resilient.
"Bundan daha zeki, daha yaratıcı, ve daha dirençlisin," dedi.
She said, "You are smarter, more creative and more resilient than that."
Ve bu bence planet üzerindeki en elastik şeylerden bir tanesi.
Now this is something that I think is one of the most quietly resilient things on the planet.
Avustralya'nın finalde ilk yarı'da çıkmasına kararlaştırılmıştır.
Australia's resilient defence was to the fore in the opening half.