knock

1 hece
A2 seviye
EN → TR
"knock" kelimesinin Türkçesi: darbe, çarpışmak, ABD, tartaklamak, tokuşmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldarbe
Genelçarpışmak
GenelABD
Geneltartaklamak
Geneltokuşmak
Genelvurmak
Genelçarpmak
Genelvurma
Genelvuruş
Genelrast gelmek. knock down yumrukla yere devirmek
Genelmezatta çekici vurup malı son fiyatı verenin üzerine bırakmak. knock off (k. dili) işi bırakmak
Geneltatil etmek
Genel(colloq.) şıpınişi yapıvermek
Genel(argo.) öldürmek
Genel(argo.) soymak. knock on the head tepesine vurmak
Genelişini bozmak. knock out vurup yıkmak
Genelnakavt yapmak
Geneloyun dışı etmek. knock out of the box (beysbol) atıcıyı zayıflığından dolayı yerinden çıkmaya mecbur etmek. knock over devirmek. knock together birbirine çarpmak
Genelacele bir araya getirmek. knock up bir araya toplamak
Genel(kriket) puan yapmak
Genel(İng.) kapıya vurup uyandırmak
Genelat veya on ile çalmak
Genel(argo.) hamile bırakmak. engine knock benzin fazlalığı yüzünden makinada meydana gelen vuruş sesi.
Genelvurmak (kapı)
Genel(mak.) vurmak (benzin)
Genel(argo.) kusur bulmak
Geneltenkit etmek
Geneltitizlik etmek
Genelkapı çalınması. knock ebout tekrar tekrar vurmak
Genelşiddetle sarsmak
Genel(k. dili) oradan oraya dolaşmak. knock against çarpışmak

Görsel

Simetrik Kırık Cam Yüzeyi: Merkezi Darbe Çatlakları ve Ağ DeseniSoyut Renk Girdabı: Canlı Fırça Darbeleriyle Modern Sanat Kompozisyonusoyut sanatta canlı renklerin dansı ve dinamik fırça darbeleriyle enerjik kompozisyonpastel tonlarda soyut suluboya fırça darbeleri ve sanatsal renk geçişleri

Tanım

•find fault with; express criticism of; point out real or perceived flaws
•the act of hitting vigorously

Diğer Dillerde

Fransızcacoup, frapper
Rusçaполива́ть, постуча́ть, стук, сту́кнуть, стуча́ть, удар
Arapçaخَبَطَ, دَقَّ, طَرَقَ
Azericedöymək
Kazakçaқағу, тақылдату
Özbekçetaqillatmoq, urmoq
Tatarcaшакылдарга, шакылдатырга
Portekizcebater, batida
Japoncaコンコン, ノックする, 叩く
İsveççebanka, knacka, knackning, slå emot, stöta emot
Ukraynacaсту́кати, сту́кнути
Çekçeklepat, uhodit, zaklepat
Rumenceciocăni
Macarcacsapás, kopog, kopogás, kopogtat, kopogtatás, lever
İbraniceדפיקה, דָּפַק
Latincepulsō
Dancabank, banke, bankning, slag
Norveççebanking, dunke, slå, støte

Etimoloji

(Ireland, Scotland, Cumbria) from Irish cnoc and Scottish Gaelic cnoc

Kelime Ailesi

antiknock
come knocking
cop knock
death knock
diesel knock
don't knock it till you've tried it
don't knock yourself out
doorknock
engine knock
hard knock
job and knock
knick-knock
knock a buzzard off a gut wagon
knock a buzzard off a shit wagon
knock a dog off a gut wagon
knock a skunk off a gut wagon
knock about
knock and run

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
bump
pink
tap
ball
bang
bauf
be with
bed
beep
boff
boink
bone

Örnek Cümleler

Tık tık
Knock knock
Tak tak.
Knock knock.
-Tak tak.
- Knock, knock!
Kapıyı çal.
Knock on the door.
O bir yıkıcı.
She's a knockout.
(tak tak tak)
(Knocks)
Kapıdaki kim?
Who's that knockin'?
Eleme Aşaması
Knockout phase
Eleme turları
Knockout stage
Kapıyı çaldım.
I knocked on the door.
VURMA KUTULARI
KNOCKlNG BOXES
Vur tahtaya...
Knock on wood...