intimate

/ˈɪn.tɪ.mət/3 hece
B2 seviye
EN → TR
"intimate" kelimesinin Türkçesi: mahrem, yakından, deruni, içten, yürekten. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmahrem
Genelyakından
Genelderuni
Geneliçten
Genelyürekten
Genelcandan
Genelima etmek
Genelteklifsiz dostluk. intimately samimi bir şekilde .
Geneldolayısıyle anlatmak. intima'tion ima.
Genelçok yakın dostluk ve ilişkiye ait
Genelteklifsiz dost
Genelcandan arkadaş. be intimate with ile samimi olmak
Genelkanun dışı cinsi münasebeti olmak. intimacy mahremiyet

Görsel

Minimalist Villa İç Bahçesi ve Yatak Odası: Beyaz Duvarlarla Sınırlandırılmış Mahrem AlanKonfor ve Mahremiyeti Birleştiren Modern Krem Üçlü Kanepe Tasarımı

Tanım

•imply as a possibility
•someone to whom private matters are confided
•thoroughly acquainted through study or experience

Diğer Dillerde

Almancainnig, intim, vertraut, vorsichtig andeuten
Fransızcaintime
İspanyolcaintimar, íntimo
Rusçaблизкая подруга, бли́зкий, близкий друг, извещать, инти́мный, ли́чный
Farsçaصَمیمی
Felemenkçeintiem, laten doorschemeren, suggereren
Portekizcepessoal
Japonca親密な
Korece친(親)하다, 친밀(親密)하다
İsveççeantyda
Ukraynacaблизьки́й, інти́мний
Çekçedůvěrný
Rumencepersonal
Latincesubsōnō
Norveççefortrolig, personlig, privat
Bulgarcaбельо, близък приятел, интимен, личен, намеквам, подмятам
Estoncaintiimne, isiklik, lähedane, lähedane sõber
Taycaใกล้ชิด, สนิท, สนิทสนม, ส่วนตัว
Katalancaíntim
Esperantointima, intimi
Belarusçaблізкая сяброўка, блізкі сябар, блізкі сябра, таечка

Etimoloji

Borrowed from Latin intimātus, the perfect passive participle of intimō (“to put or bring into, to impress, to make familiar”) (see -ate (adjective forming suffix)), from intimus (“inmost, innermost, most intimate”), superlative of intus (“within”), from in (“in”); see interior.

Kelime Ailesi

extimate
intimate apparel
intimate area
intimate partner violence
intimate parts
intimate relations
intimately
intimateness
intimater
intimatopia
nonintimate
overintimate
ultraintimate
unintimate
unintimated

Örnek Cümleler

Bar mı?
I know this very intimate dark bar. Bar?
[Çok samimi]
[Very intimate] [Serious mistakes]
Momo ile arkadaştır.
Intimate at MoMA.
Yakın partner cinayeti
Among intimate partners
Bu samimi gibi geliyor.
That sounds intimate.
Biz samimi arkadaşlarız.
We're intimate friends.
O kadar samimi bir video ki.
Such an intimate video.
Hepimiz çok yakından bağlıyız.
We are all intimately connected.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.
They have an intimate night together.
Tom'un Mary'yle yakın ilişkisi vardı.
Tom was intimate with Mary.
Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin.
Do not take for intimate friends those who are not of your kind.
Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin.
Do not take for intimate friends those who are not of your kind.