impair

/ɪmˈpɛə/2 hece
EN → TR
"impair" kelimesinin Türkçesi: bozmak, zaylflatmak, eksiltmek, zarar, noksan.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbozmak
Genelzaylflatmak
Geneleksiltmek
Genelzarar
Genelnoksan.
Genelzayıflatmak
Genelazaltmak
Genelkötüleştirmek
Genelsınırlamak
Genelazaltmak (kuvvet) impairment bozulma
Genelzarar vermek

Tanım

•make imperfect

Etimoloji

From Middle English impairen, empeiren, from Old French empeirier, from Early Medieval Latin impeiōrāre, from in- + Late Latin peiōrāre (“worsen”), from peiōrem (“worse”), comparative of malus (“bad”).

Kelime Ailesi

impairable
impairer
impairment

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Hafıza bozukluğu
Memory impairment
Bazı bozukluklar?
Some impairment?
Tom görme engelli.
Tom is visually impaired.
Kalbiniz zayıflar.
Your heart would be impaired.
Bozulmuş açlık glukozu
Impaired fasting glucose
Sami zihinsel engelliydi.
Sami was mentally impaired.
Bu dilim hiç para alamıyor.
He was impaired by $1 million here.
İdrak yetinize zarar veriyor.
It really impairs cognition.
Görsel bozukluğu olanlar için
For the visually impaired
Yumurtadaki sistin iyi gelebilir.
Quality of the eggs may also be impaired.
Yani, fonksiyonel kayıp çok açık.
I mean, the functional impairment is clear.
Onun biraz bilişsel bozukluğu var.
He has some cognitive impairment.