flurry
/ˈflʌɹi/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"flurry" kelimesinin Türkçesi: heyecan, acele, heyecanlanmak, telaş, sinirlendirmek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelheyecan
Genelacele
Genelheyecanlanmak
Geneltelaş
Genelsinirlendirmek.
Geneltelâşa vermek
Genel(colloq.) iki ayağını bir pabuca sokmak
Genelborsada geçici bir faaliyet
Genelhafif sağanak
Genelgeçici hafif kar veya yağmur
Genelbirden esip kısa süren rüzgâr
Geneltelâşa düşürmek
Görsel




Tanım
•a light brief snowfall and gust of wind (or something resembling that)
•cause to feel embarrassment
Diğer Dillerde
Almanca(kurzer) Schneeschauer, (leichter) Schneefall, aufgeregtes Durcheinander, Bö, geschäftiges Hin und Her, hektisches Treiben
İspanyolcaaluvión, chaparrón, frenesí, ráfaga
İtalyancaagitazione, folata, innervosire, nevischio, spruzzata di neve
Rusçaбудора́жить, взбудора́жить, листопа́д, снегопа́д, суета́, суети́ться
Portekizcelufada, nevezinha
İsveççesnöby, virrvarr
Lehçekrótki opad, tuman
Rumencefreamăt
Macarcahózápor
Bulgarcaвихрушка, порив
Katalancaràfega, xàfec de neu
Peştucaسيلۍ
Faroecevindblak
Oksitancanevatada
Etimoloji
Perhaps an American English blend of flutter and hurry. Alternatively, perhaps from an obsolete term flurr (“scatter”).
Kelime Ailesi
flurrying
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Herkes Noel için bir kar sağanağı umuyordu.
Everyone hoped for a snow flurry for Christmas.
New York Times'dan heyecanlı telefonlar ve e-postalar.
So flurry of phone calls and emails from The New York Times.
Gaius'un MS 4 yılındaki ölümüyle Augustus'un sarayında telaşlı bir hareketlilik başladı.
The death of Gaius in AD 4 initiated a flurry of activity in the household of Augustus.
PASOK popülaritesini, heyecanlı bir siyasi girişimler fırtınasıyla artırmayı hedefliyor.
PASOK has been aiming to boost its popularity through a flurry of political initiatives.