drastic

2 hece
C1 seviye
EN → TR
"drastic" kelimesinin Türkçesi: şiddetli, zora baş vuran, ağır ve kesin.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşiddetli
Genelzora baş vuran
Genelağır ve kesin.

Görsel

Şiddetli yağışlı şehir trafiği - kentsel yol manzarasıGeceyi Aydınlatan Şiddetli Patlama ve Uçuşan Ateş KıvılcımlarıKaranlık Arka Planda Şiddetli Deniz Dalgasının Etkileyici SıçrayışıGecenin Karanlığında Şiddetli Volkan Patlaması ve Lav Püskürmesi

Tanım

•forceful and extreme and rigorous

Diğer Dillerde

Almancadrastisch
İspanyolcadrástico
İtalyancadrastico
Rusçaглубо́кий, интенсивный, невероя́тный, радикальный, ре́зкий, реши́тельный
İsveççedrastisk
Lehçedrastyczny
Çekçedrastický
Macarcadrasztikus
İbraniceדרסטי
Endonezcedrastis
Bulgarcaдрастичен
Katalancadràstic
Ermeniceարմատական, կտրուկ, վճռական
Esperantodrasta, radikala
Afrikancadrasties
Oksitancadrastic

Kelime Ailesi

dramastic
drastic times call for drastic measures
drastically
superdrastic
ultradrastic

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Etkili bir şey yapmalıyım.
I must do something drastic.
Tamamen yanlış düşünmüştüm.
Needless to say, I was drastically wrong.
Biz etkili bir gelişme yaptık.
We've made a drastic improvement.
Durum sert önlemler gerektiriyor.
The situation calls for drastic measures.
Yaşamanın maliyeti şiddetle artmıştır.
The cost of living has increased drastically.
Zor zamanlar sert önlemler gerektirir.
Drastic times require drastic measures.
Sert zamanlar sert önlemler gerektirir.
Drastic times call for drastic measures.
Tom'un hayatı sert bir biçimde değişti.
Tom's life changed drastically.
Böyle güçlü ekonomik büyüme sürdürülemez.
Such drastic economic growth cannot be sustained.
Bundan sonra işler şiddetle farklı olacak.
Things will be drastically different from now on.
Tom'un sert bir şey yapacağını düşünüyorum.
I think Tom is going to do something drastic.
Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.
The cost of life increased drastically.