darken
/ˈdɑːkən/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"darken" kelimesinin Türkçesi: karartmak, kararmak, koyulaşmak, anlaşılması zor hale getirmek, esmerleşmek. darken one's door birinin eşiğine ayak basmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkarartmak
Genelkararmak
Genelkoyulaşmak
Genelanlaşılması zor hale getirmek
Genelesmerleşmek. darken one's door birinin eşiğine ayak basmak.
Tanım
•make dark or darker
Diğer Dillerde
Almancaverdunkeln
Fransızcaassombrir, foncer, obscurcir
İspanyolcainfuscar, obscurecer, oscurecer
İtalyancaimbrunire
Rusçaзатемнять, темне́ть
Azericeqaralmaq, qaraltmaq, qaranlıqlaşdırmaq, toralmaq
Felemenkçedonker worden, donkerder kleuren, donkerder maken, donkerder worden, verdonkeren, verduisteren
Korece어둡게 하다
Rumenceîntuneca
Latincenigresco
Dancaformørke
Bulgarcaзатъмнявам, потъмнявам
Galiçyacaabazanar, amourear, atrapecer, enfoscar, enmourecer, entoldar
Baskçagoibeldu
Esperantomalheliĝi, mallumiĝi
Amharcaጨለመ
Etimoloji
From Middle English derkenen, dirkenen, from Old English *deorcnian, *diercnian (“to darken”), from Proto-West Germanic *dirkinōn (“to darken”), equivalent to dark + -en. Cognate with Scots derken, durken (“to darken”), Old High German tarchanjan, terchinen (“to darken”), Middle High German terken, derken (“to darken”).
Kelime Ailesi
bedarken
darken a church door
darken down
darken someone's door
darken someone's doorstep
darken someone's doorway
darken up
darkener
endarken
overdarken
redarken
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Alpha karart
Alpha darken
O, odayı kararttı.
He darkened the room.
Onun gözleri karardı.
Her eyes darkened.
Gökyüzü kararmaya başladı.
The sky started to darken.
En üstte, sırt koyu gridir.
The grey opisthosoma darkens posteriorly.
Gökyüzü aniden kararmaya başladı.
The sky suddenly began to darken.
Hava duman tarafından karartıldı.
The air was darkened by the smoke.
Renkleri biraz koyulaştırmalısın.
You should darken the colours a little.
Etkin olmayan pencereleri koyulaştırName
Darken inactive windows
Dün öğleden sonra gökyüzü birden karardı.
The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra gökyüzü aniden karardı.
The sky suddenly darkened yesterday afternoon.
Sadece idrarınızın rengini koyultuyorlar.
They darken your urine.