composure

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"composure" kelimesinin Türkçesi: dinginlik., sukunet huzur. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldinginlik.
Genelsukunet huzur

Görsel

Gün batımında deniz manzaralı terasında sıcak kahve keyfi ve dinginlikHuzur Dolu Beyaz Örtülü Bebek Heykeli: Masumiyet ve Dinginlik TasarımıAhşap İskelede Gün Batımı: Suların Üzerinde Yankılanan Altın Işıklar ve Dinginlik

Tanım

•steadiness of mind under stress

Diğer Dillerde

İspanyolcacompostura, entereza
Rusçaвы́держка, самооблада́ние, споко́йствие, хладнокро́вие
Felemenkçekalmte, zelfbeheersing
Portekizcecomedimento
İsveççesjälvbehärskning
Lehçeopanowanie
Çekçeklid, rozvaha, vyrovnanost
Macarcahidegvér, higgadtság, önuralom, sodra
Norveççefatning
Bulgarcaсамообладание, спокойствие, хладнокръвие
Galiçyacaenteireza, serenidade
Afrikancaselfbeheersing
Oksitancacalma

Etimoloji

Etymology tree English compose English -ure English composure From compose + -ure.

Kelime Ailesi

discomposure
noncomposure

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Huzurumu kaybettim.
I lost my composure.
Tom soğukkanlılığını kaybetti.
Tom lost his composure.
Mary soğukkanlılığını topladı.
Mary gathered her composure.
Tom sakinliğini hiç kaybetmedi.
Tom never lost his composure.
Babası Ebû Salih Musa Zengidost'tur.
(The sole exception to this is Moses, who retained his composure during prophecy.)
Kısa sürede soğukkanlılığını geri kazandı.
He soon recovered his composure.
Tom soğukkanlılığını korumak için mücadele etti.
Tom struggled to keep his composure.
Annesi vardı, çünkü o sadece onun soğukkanlılığını tuttu.
She kept her composure only because her mother was there.
"Şimdi," Gregor o soğukkanlılığını muhafaza eden tek olduğunu iyi bilen, dedi.
"Now," said Gregor, well aware that he was the only one who had kept his composure.
Diomedes soğukkanlılığını korumayı başaramaz, ancak Sthenelus öfkesini bastıramaz.
While Diomedes keeps his composure, Sthenelus cannot contain his anger.