"brace" kelimesinin Türkçesi: sağlamlaştırmak, ing., çift, raptetmek, kuşak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsağlamlaştırmak
Geneling.
Genelçift
Genelraptetmek
Genelkuşak
Genelkışkırtmak
Genelsıkmak
Genelbağ
Genelpantolon askısı
Geneliki veya daha çok satırı birbirine bağlayan işaret
Geneldestek olmak
Genelbirbirine tutturmak
Genel(den.) prasya etmek. brace up (k.dili) kuvvet vermek
Genelsıkı tutmak.
Genelraptetmeye mahsus herhangi bir şey
Genel(mak.) matkap kolu
Genel(den.) prasya
Genel(gen.) (çoğ.)
Genel(dişçi) tel
Genel(tıb.) destek
Genel(çoğ.) askı
Tanım
•a structural member used to stiffen a framework
•cause to be alert and energetic
Etimoloji
From Middle English brace, from Old French brace (“arm”), from Latin bracchia, the nominative and accusative plural of bracchium (“arm”).
Örnek Cümleler
Sıkı dur.
Brace yourself.
Sıkı durun.
Brace yourselves.
Bileziği tak.
Put the bracelet on.
Kolla kendini.
Brace yourself.
Bileziğini tak.
Put your bracelet on.
Onlar kucaklaştı.
They embraced.
Diş tellerim var.
I have braces.
Riski kucaklayın.
Embrace risk.
Kendimi hazırladı.
I braced myself.
Tom bileziği sattı.
Tom sold the bracelet.
Garipliğini özümse.
Embrace your weirdness.
Onu kucaklamalıyız.
We should embrace that.