blunder
/ˈblʌn.də(ɹ)/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"blunder" kelimesinin Türkçesi: falso, gaf, hata, gaf yapmak, budalaca hareket etmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfalso
Genelgaf
Genelhata
Genelgaf yapmak
Genelbudalaca hareket etmek
Geneldüşünmeden söz söylemek
Genelpot kırmak. blunderer budalaca hareket eden kimse.
Genelaptalca yapılan hata
Tanım
•an embarrassing mistake
•utter impulsively
Diğer Dillerde
Almancadanebengreifen, einen Bock schießen, Fauxpas, Fehler, Fehlgriff, Fehlleistung
Fransızcabourde, faire une gaffe, fauter, faux pas, gaffe, gaffer
İtalyancaabbaglio, andare alla cieca, cantonata, errare, muoversi a tentoni, prendere un abbaglio
Rusçaгрубая ошибка, дви́гаться на о́щупь, дви́гаться неуве́ренно, дви́гаться о́щупью, зево́к, лажа́ться
Felemenkçeblunder, blunderen, een bok schieten, een flater slaan, flateren, miskleunen
Portekizceandar cegamente, atrapalhar-se, cometer erro, confusão, erro, fazer besteira
Yunancaγκάφα f σφάλμα, λάθος, παραδρομή, σφάλλω
Lehçegafa
İbraniceפַּאֲשְׁלָה
Latinceeo caece
Norveççebommert, bukk, bukke, tabbe seg ut
Vietnamcanước sai lầm ngớ ngẩn (in Chess.com)
Bulgarcaвървя слепешката, груба грешка, правя груби грешки, пропуск
Taycaพลาดท่า, เพลี่ยงพล่ำ, เสียที
Katalancaanar cegament, ficada de pota, relliscada
İrlandacabotún, meancóg, tuaiplis
Esperantofuŝi
Marathiceघोडचूक, घोडचूक करणे
Sanskritçeस्रेधति
Kelime Ailesi
blunderous
blunderbuss
blunderer
blunderfest
blunderful
blunderhead
blundering
blunderingly
blunderland
blunderously
blundersome
blundery
flounder
outblunder
thud and blunder
unblundered
unblundering
winter blunderland
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Pardon, bir hata yaptım. -
Oh sorry, I made a mistake. It would have been a blunder.
O, o gafı yaptığında ne yapıyordu?
What was she doing when she made that blunder?
Fakat kolaylıkla hataya da düşebilirdi
But he very easily could have made a blunder.
Ama benim bandaj almak için evin içine gafı tuhaf.
But it's odd I should blunder into your house to get my bandaging.
Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
And He leaves them blundering in their transgression.
Bu benim bilimsel kariyerimin en büyük hatasıydı.”[2]
It was the greatest blunder of my scientific career”.[5]
Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
And He leaves them blundering in their transgression.
Başarısız bir durumun nasıl gerçekleşebileceğine bakalım
Let's see what could have been a blunderous scenario.
Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
And He leaves them blundering in their transgression.
O, sapanları taşkınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakır.
And He leaves them blundering in their transgression.
O bırakır onları ki, kudurganlıkları içinde bocalayıp dursunlar.
And He leaves them blundering in their transgression.
Ardından Sırbistan-Karadağlı bir oyuncunun bir başka gafı geldi.
Then came another blunder by a Serbia-Montenegro player.