"blink" kelimesinin Türkçesi: pırıltı., pırıldamak, ışıldamak, kaçınmak, göz kırpma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpırıltı.
Genelpırıldamak
Genelışıldamak
Genelkaçınmak
Genelgöz kırpma
Genelbakış nazar
Genelgöz kırpmakverb
Genelgözlerini gerçeğe kapamak
Genelgöz kırptırmak
Genelgöz kırpmak
Genelyarı kapalı gözlerle bakmak
Genelgöz atmak
Tanım
•a reflex that closes and opens the eyes rapidly
•gleam or glow intermittently
Etimoloji
From a contraction of the group's name, itself a compound of black + pink, seemingly chosen as a homophone of blink.
Örnek Cümleler
Göz Kırpma.
Blink. Blink.
O göz kırptı.
He blinked.
Simgeyi parlat
Blink the icon
Titreyen İmleç
Blinking Cursor
Tom göz kırptı.
Tom blinked.
Ben göz kırptım.
I blinked.
Blinken' den Çık
Quit Blinken
O kırpmadan aldı.
He took it without blinking.
Yanıp- sönen imleç
Blinking cursor
Sinyal lambanı tak.
Put on your blinker.
Gözünüzü kırpmayın.
Don't blink.
Sami göz kırpıyordu.
Sami was blinking.