Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yandaş

yandaş

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"yandaş" kelimesinin İngilizcesi: supporter, follower, proponent. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsupporternoun
Genelfollowernoun
Genelproponentnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yandaşı
Çoğul (-ler)yandaşlar

Tanım

Bir soyadı. Yanında duran, destekleyen, taraftar
birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kişi, yanlı, taraflı, taraftar
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse

Diğer Dillerde

agent noun of anhängen · trailer · pendant
çekim: çoğul Anhängern · tamlayan Anhängers
eş: Hänger, Fan, Sympathisant
köken: From anhängen + -er.
aile: Anhängerin, anhängerlos, Anhängerschaft
Von nun an stellte er sich auf einen langen Waffengang ein.Zamanla geniş bir yandaş kitlesi edindi.
Die Möbel werden auf den Anhänger geladen.
regularly affected by; plagued or dogged with
çekim: çoğul abonnés
aile: aux abonnés absents
Faites ceci. Prenez des brasiers, Koré et toute sa troupe.Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
Des centaines d'abonnés sont encore sans électricité.
supporter · linebacker
çekim: çoğul apoyadores
köken: From apoyar + -dor.
Hice un montón de heavy metal por un tiempo.Zamanla geniş bir yandaş kitlesi edindi.
El apoyador suspendido de los Raiders de Oakland, Aldon Smith, ingresó a un centro de rehabilitación, según indican varias fuentes.
tight, close-fitting, snug · adhesive
çekim: üstünlük aderentissimo
eş: annesso, attaccato, contiguo, attillato, fasciante, stretto
köken: From aderire.
aile: aderentemente
Questa è vera democrazia, il trionfo di quelli al basso.Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
сторонник, приверженец; последователь
Настоящие заговорщики были казнены.Yakalanan yandaşları idam edildi.
افعلوا هذا. خذوا لكم مجامر. قورح وكل جماعته.Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
fan, supporter
çekim: çoğul azarkeşlər · tamlayan azarkeşin
köken: A semantic parallel or a calque of Russian боле́льщик (bolélʹščik, “one who is ill with, i.e. obsessed with something”) created by suffixing azar (“illness”) + -keş. The lexical component of the calque is probably not transparent to the speakers anymore (if ever?), which is evidenced by the frequent variant azərkeş. Not attested in a dictionary from 1941, but appears in more recent dictionaries.…
aile: azarkeşlik etmək, azarkeşlik
disciple
çekim: çoğul discipelen
köken: From Middle Dutch discipel, from Old French disciple, from Latin discipulus (“a pupil, learner”), from discere (“to learn”); akin to docere (“to teach”).
Zij gaven mij gif te eten en lieten mij, toen ik dorst had, azijn drinken.Önlerindeki sofra tuzak olsun onlara, Yandaşları için kapan olsun!
contributor, adept (a person who backs, supports or champions a cause, activity or institution) · fan; supporter
çekim: çoğul adeptos
Os acusados foram enforcados.Yakalanan yandaşları idam edildi.
accusative singular of ακόλουθος (akólouthos)
Οι υπόλοιποι αξιωματικοί απαγχονίστηκαν.Yakalanan yandaşları idam edildi.
Japoncaサポーター, フォロワー, 支持者 /sa̠po̞ːta̠ː/
supporter · brace worn on the arm or leg for protection
köken: Borrowed from English supporter.
今日 初めて自宅所有という 夢について議論していますBu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
supporter
köken: Borrowed from English supporter.
이렇게 하라 너 고라와 너의 모든 무리는 향로를 취하고Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
a follower, a fan
çekim: çoğul anhängares · tamlayan anhängares
köken: From German Anhänger. An agent noun using the suffix -are. Cognate of Dutch aanhanger. Compare origin for English adherent.
Det här är demokrati i rent tillstånd, en triumf för massorna.Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
adherent, henchman, supporter
çekim: çoğul adherenci · tamlayan adherenta
zıt: adwersarz, oponent, przeciwnik
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Latin haereō Latin adhaereō Latin adhaerēnslbor. Polish adherent Learned borrowing from Latin adhaerēns. First attested in 1588.
To jest surowa demokracja same korzenie tego pojęciaBu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
"Британія має постійні інтереси, а не постійних союзників"."İngilterenin ortak bir ilgisi var, fakat ortak yandaşları yok."
follower; adherent
çekim: çoğul अनुयायियों
köken: Borrowed from Sanskrit अनुयायिन् (anuyāyin, “following”), from अनु- (anu-, “after, along”) + यायिन् (yāyin, “going”).
हिंदू धर्म का अनुयायी
chaser, hunter, one who hunts down
çekim: çoğul jahtaajat · tamlayan jahtaajan
köken: jahdata + -ja
Tehkää näin: Ottakaa itsellenne hiilipannut, sinä Koorah ja kaikki sinun joukkosi,Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
Çekçeštítonoš (eril) /ˈʃciːtonoʃ/
supporter
çekim: çoğul štítonoši · tamlayan štítonoše
köken: štít + -o- + nést
Po celý profesní život byla nejbližší spolupracovnicí svého manžela.Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.
Rumencepartizan (eril)
partisan
çekim: çoğul partizani · tamlayan partizanului
köken: Borrowed from French partisan.
Cuplul a rămas apropiat întreaga viață.Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.
present participle of követ: following, subsequent, succeeding
çekim: karşılaştırma követőbb · üstünlük legkövetőbb
köken: követ + -ő
Az összeesküvés résztvevőit kivégezték.Yakalanan yandaşları idam edildi.
egymást követő napok
İbraniceעוֹקֵב
.זוהי דמוקרטיה כפרית .נצחון לשורשים החקלאייםBu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
patron, protector · admirer · promoter, supporter
çekim: çoğul fautōrēs · tamlayan fautōris
köken: Etymology tree Latin faveo Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin fautor From faveo + -tor.
follower · fellow traveller
çekim: çoğul følgesvende · tamlayan følgesvends
köken: From følge + svend.
Således skal I gøre: Skaf eder Pander, du Kora og alle dine Tilhængere,Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
Norveççefan, tilhenger
Alle fangene de tok ble henrettet.Yakalanan yandaşları idam edildi.
Endonezcependukung, suporter /pənˈdukuŋ/
supporter (person who supports, an adherent) · suspension tower (a tower that suspends conductors (wires) between two points) · exponent
çekim: çoğul pendukung-pendukung
eş: pembantu, penunjang, penyokong
köken: inherited from Malay pendukung, from Classical Malay pendukung. By surface analysis, peng- + dukung.
aile: pendukung hukum, pendukung tim
Ini demokrasi murni Suatu kemenangan akar rumputBu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
Това е истинската демокрация, трумфът на масите.Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.
Per šią rinktinę ėjo keliai pas Aukštaitijos partizanus.Bu siyaset, üst düzey Muhafazakâr Partililer arasında yandaş toplayacaktı.
Taycaผู้สนับสนุน /pʰuː˥˩.sa˨˩.nap̚˨˩.sa˨˩.nun˩˩˦/
supporter; sponsor · aider; accessory; accomplice
köken: Compound of ผู้ (pûu, agent noun prefix) + สนับสนุน (sà-nàp-sà-nǔn, “to aid; to support; to sponsor; etc”).

Etimoloji

yan + -daş

Örnek Cümleler

Bu gazete iktidar yandaşı.
This newspaper is a government mouthpiece.
İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır.
Indeed they belong to Satan's faction.
Ne kötü bir efendi, ne fena bir yandaştır o!
What a miserable companion.
Bugün artık AIO yandaşlarının sayısı azalıyor.
Today, the number of people associated with AIO is shrinking.
Kendi yandaşlarına nankörlük etmektedir onlar.
And they will reject their partners (whom they ascribed unto Him).
Mahayana yandaşları tarafından uygulanmaktadır.
Simeon is used by Protestants.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
Do this: take censers, Korah, and all his company;
İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep kayıptadırlar.
Will not Satan's faction perish?
Abdurrahman ve yandaşları Zaragoza'yı kontrol edebildiler.
However, before anything could be done, trouble broke out in northern al-Andalus.
1538 - Jean Calvin ve yandaşları Cenevre'den sürgün edildi.
1538 – Geneva expels John Calvin and his followers from the city.
Bu da gazetenin eski siyasi yandaşlarını düşmana dönüştürdü.
This turned some of the newspaper's former political allies into enemies.
O Firavun ve yandaşları sapmış bir topluluk haline geldiler."
This will be one of nine tokens for the Pharaoh and his people, who are a wicked lot indeed."
yandaş ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod