uyuşuk
adj
C2 seviye
TR → EN
"uyuşuk" kelimesinin İngilizcesi: numb, drowsy, lackadaisical, lazy, numb. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnumbadj
Geneldrowsy
Genellackadaisical
Genellazy
Genelnumb
Geneloscitant
Genelshiftless
Genelsleepy
Geneltorpid
Geneldormant
Genelslothful
Genelsluggish
Genelnumb
Genelnumb
Genelslothful
Genelsluggish
Tanım
•duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş
•gevşek, tembel, sünepe, uyuntu
•Gevşek, tembel, miskin
•Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş
Diğer Dillerde
Almancafaul, schläfrig, verschlafen /faʊ̯l/
foul, rotten, rancid · lazy
çekim: karşılaştırma fauler · üstünlük am faulsten
eş: moderig, faulig, verdorben, verfault, verrottet, arbeitsscheu
köken: From Middle High German vūl, from Old High German fūl, from Proto-West Germanic *fūl, from Proto-Germanic *fūlaz, from Proto-Indo-European *puH-lo-s (“rotten, putrid”). Compare Dutch vuil, English foul, Danish ful, Swedish ful. Doublet of Foul. The sense “lazy” developed in part from the idea of food rotting when lying around, in part from the notion that idleness is morally rotten.
aile: auf der faulen Haut liegen, faulen, Faulholzmotte, faulig, Fäulnis, Faultier, oberfaul, stinkfaul
Sie verursacht Benommenheit! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Fransızcaengourdi /ɑ̃.ɡuʁ.di/
past participle of engourdir
eş: paralysé, gourd, endormi, transi
Ça endors ! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
İspanyolcaacostadote, adormecido, apoltronado, barzón, cansado, dormijoso (desus.) /adoɾmeˈθido/
sleepy, dozy, drowsy
Probablemente sienta falta de aire o cansancio. — Yetersizliğinde yorgunluk ve uyuşukluk hissedilebilir.
İtalyancaassonnato, pigro, sonnolento /as.sonˈna.to/
sleepy, drowsy
eş: appisolato, ciondolante, insonnolito, intontito, semiaddormentato, sonnacchioso
köken: From assonnare.
aile: assonnatamente
Causa sonnolenza!! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Rusçaинертный; вялый, онемевший, онемелый
Вызывает сонливость!! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Arapçaكَسْلَان, نَاعِس, نَعْسَان
النعاس من المخدرات ، والشرسة على — İlacın uyuşukluk, ve şiddetli
Farsçaتَنبَل, خواب آلود, لس
lazy
köken: Probably from dialectal or colloquial form of original *لست, ultimately from Proto-Indo-European *lad- (“slow, weary”). Akin to Mazanderani لس (lass, “slow”).
lazybones, idler, slacker, sluggard · sloth (American mammal of order Pilosa)
çekim: çoğul ərincəklər · tamlayan ərincəyin
köken: From ərin- + -cək.
Yəqin ki, çox ərincək adam olduğuma görədir.
Kazakçaұйқылы, ұйқышыл
Felemenkçelodderig, gevoelloos, verdoofd
Mijn been is nog steeds verdoofd. — Bacağım hâlâ uyuşuk.
Portekizcecom sono, preguiçoso, sonolento /pɾe.ɡiˈso.zu/
lazy (unwilling to make an effort)
çekim: karşılaştırma mais preguiçoso · üstünlük o mais preguiçoso
eş: mangonheiro
köken: From preguiça + -oso.
Ladrão parrudo e voraz mesmo é o ESTADO”. — "Estragon uyuşuk, Vladimir ise huysuzdur."
μετοχή παθητικού παρακειμένου του ρήματος νυστάζω που νυστάζει, που είναι έτοιμος να κοιμηθεί
Προκαλεί ύπνο!! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
to be lazy, to be idle
köken: First attested in the Seokbo sangjeol (釋譜詳節 / 석보상절), 1447, as Middle Korean 게으르다 (Yale: keyGuluta). Compare Yukjin Korean 게그르다 (gegeureuda), preserving the original /k/.
약물의 졸음, 그리고 맹렬한 — İlacın uyuşukluk, ve şiddetli
lazy
çekim: karşılaştırma latare · üstünlük latast
köken: From Old Swedish later, from Old Norse latr, from Proto-Germanic *lataz, from Proto-Indo-European *lē(y)d-.
aile: lata sig, latmask
Det orsakar Sömnighet!! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Sluta vara så lat och hjälp till
lazy, sluggish (unwilling to work) · lazy, sluggish (slow) · lazy, sluggish (unhurried)
çekim: karşılaştırma leniwszy · üstünlük najleniwszy
eş: bezczynny, gnuśny, leniuchowaty, urodzony w niedzielę, nieśpieszny, opieszały
zıt: pracowity, szybki
köken: Etymology tree Proto-Slavic *lěnь Proto-Slavic *-ivъ Proto-Slavic *lěnivъ Polish leniwy Inherited from Proto-Slavic *lěnivъ. By surface analysis, leń + -iwy.
To wywołuje senność! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Ukraynacaза́спаний, леда́чий, ліни́вий, мля́вий, оспа́лий, сонли́вий
Це синонім ліні, халтури, характеристика слабовільної людини. — Tembel ve uyuşuk gibi kelimeler yerine kullanılır, vazgeçmiş birisi için.
Fincehiljainen, karsastava, laiska, makaava, rauhallinen, unelias /ˈhiljɑi̯nen/
quiet (with little sound) · silent (free from sound or noise; having no sound) · tacit (done or made in silence; implied, but not expressed)
çekim: karşılaştırma hiljaisempi · üstünlük hiljaisin
zıt: luja, kova, kovaääninen, äänekäs, puhelias
köken: From Proto-Finnic *hiljainën. Equivalent to hilja + -inen.
aile: hiljaisesti, hiljaisuus, haudanhiljainen, hiirenhiljainen, hiljaiselo
Vasen käteni on turta. — Sol elim uyuşuk.
lazy
çekim: karşılaştırma línější · üstünlük nejlínější
eş: pohodlný, pomalý, zahálčivý, nečinný, lenošivý, zdlouhavý
zıt: pilný, pracovitý
köken: Inherited from Old Czech léní, léný, from Proto-Slavic *lěnъ.
aile: lenivý, lenoch, lenochod, lenost, lenošek, lenoška, lenošnice, lenoušek, lenůšek, lenit
Ai mu stále příliš nedůvěřuje, ale Estraven má pravdu. — "Estragon uyuşuk, Vladimir ise huysuzdur."
Rumenceindolent, leneș, puturos, somnoros, trândav /in.doˈlent/
indolent
köken: Borrowed from French indolent, from Latin indolens.
Provoaca somnolenta! — Oh! Bu uyuşukluğa neden olur!!
sleepy, tired, drowsy (feeling the need for sleep) · somnolent, lazy · sleepy, drowsy, boring
çekim: karşılaştırma álmosabb · üstünlük legálmosabb
köken: álom (“dream; sleep”) + -os (adjective-forming suffix)
aile: álmosan, álmosság
Néha szinte hisztérikusan viselkedett. — Bazen uyuşukluk içinde kalıyordu.
Latinceignāvus, piger, sēgnis, somniculōsus, somnolentus, sopōrus /ˈpɪ.ɡɛr/
backward, slow, dull, lazy, indolent, sluggish, unwilling, motionless, inactive, inert · unwilling, reluctant, averse
çekim: karşılaştırma pigrior · üstünlük pigerrimus
zıt: vīvus, strēnuus, impiger, alacer, ācer
köken: From pigeō (“to feel annoyance at, feel reluctance at”), perhaps from Proto-Indo-European *peyǵ- (“ill-meaning, evil-minded, treacherous, hostile, bad”). Related to Old English ġefic (“fraud, deceit, deception”), Old English fācen (“deceit, fraud, treachery, sin, evil, crime, blemish, fault”), Middle High German veichen (“dissembling, deceit, fraud”), though De Vaan is skeptical of the links to…
aile: pigrō, pigritia
lazy (unwilling to work) · stale (of beverages)
çekim: karşılaştırma dovnere · üstünlük dovnest
köken: From Old Norse dofinn (“dead”). Related to døv.
aile: dovendidrik, dovendyr, dovenkrop, dovenlars, dovenskab, dovne
Dovenskab sænker i Dvale, den lade Sjæl må sulte. — Tembellik insanı uyuşukluğa iter, Haylaz kişi de aç kalır.
Norveççedøsig, trett, trøtt
Dovenskap senker i dyp søvn, og den late skal hungre. — Tembellik insanı uyuşukluğa iter, Haylaz kişi de aç kalır.
Endonezcemalas, mengantuk, ngantuk /ˈmalas/
indolent, lazy
çekim: karşılaştırma lebih malas · üstünlük paling malas
köken: Unknown * From Malay malas, combining form of Proto-Malayo-Polynesian *ma- (“affix forming adjectives and stative verbs”) and other words below: ** From Prakrit [Term?] or Sanskrit अलस (alasa). Compare with Hindi अलस (alas, “lazy, lethargic”). ** Otherwise, probably from Proto-Mon-Khmer *las (“lazy, idle”).
aile: bermalas-malas, bermalas-malasan, kemalasan, malas-malasan, memalaskan, pemalas, termalas
Ini menyebabkan kantuk! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Vietnamcalười, lười biếng /lɨəj˨˩/
lazy; slothful
köken: From Proto-Mon-Khmer *laaj (“to dissolve; to melt; to become loose; idle”); cognate with Mon လဲာ (lài, “to dissolve, to come loose”). The noun sense is likely a calque of French paresseux.
aile: lười ăn, lười biếng, lười chảy thây, lười nhác, trây lười
Nó gây buồn ngủ! — Bu uyuşukluğa neden olur!!
Etimoloji
From uyuşmak ("to get numb").
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleleruyuşuk ile daha fazla örnek cümle →
Ağzım uyuşuk.
My mouth is numb.
Sami uyuşuktu.
Sami was numb.
Sol elim uyuşuk.
My left hand is numb.
Ayaklarım uyuşuk.
My feet are numb.
Acele et, uyuşuk!
Hurry up, slowcoach!
Bacağım hâlâ uyuşuk.
My leg is still asleep.
Ben uyuşuklaşıyorum.
I'm getting drowsy.
Ben uyuşuk hissediyorum.
I feel lethargic.
Bu uyuşukluğa neden olur!!
It causes drowsiness!!
Sami uyuşuk gibi geliyordu.
Sami sounded lethargic.
Mary yaz sıcaklarında uyuşuk olur.
Mary becomes lethargic in the summer heat.
Senin dinin uyuşukluğu destekliyor.
Your religion promotes indolence.
İlgili Sorular
Ellerimin küçük parmakları sürekli uyuşuk, bu durum normal mi?
Sabahları başım her zaman uyuşuk oluyor; bu durumun sebebi nedir?
Sivrisinek ısırması öncesinde uzak mesafeden hangi kimyasalı salar ve bu kimyasalın geçici uyuşukluk etkisi nedir?
Evet, eşimin nefes alması zorlaştı ve göğsünde şiddetli ağrı vardı, sol kolunda uyuşukluk hissetti.
Yaklaşık üç hafta önce bir merdivenden düşmüşüm, MRI’da bir sorun bulunmadı ama göğüs ve sırtımda uyuşukluk hâlâ devam ediyor, şimdi de bacağıma yayıldı. Neden olabilir?