Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tutumluluk

tutumluluk

/tu.tum.ɫuˈɫuk/
noun
TR → EN
"tutumluluk" kelimesinin İngilizcesi: frugality, frugality, thrift. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfrugalitynoun
Genelfrugality
Genelthrift

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tutumluluğu
Yönelme (-e)tutumluluğa
Bulunma (-de)tutumlulukta
Çıkma (-den)tutumluluktan
Tamlayan (-in)tutumluluğun
Çoğul (-ler)tutumluluğuz

Tanım

•isim: Tutumlu olma durumu

Diğer Dillerde

simplicity
eş: Schlichtheit
köken: From einfach (“simple, easy”) + -heit (“-ness”).
Gregor, hinter seiner Türe, nickte eifrig, erfreut über diese unerwartete Weitsicht und Sparsamkeit. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Genre de plantes vivaces de la famille des Plumbaginacées, de nom scientifique Armeria, comportant plus d’une centaine d’espèces prisées des horticulteurs comme plantes de rocaille.
eş: arméria
saving (money that is saved)
çekim: çoğul ahorros
köken: Deverbal from ahorrar.
aile: ahorrista, caja de ahorros
John de Stogumber pretende su inmediara ejecución. — William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.
İtalyancaeconomia, frugalità, risparmio (dişil) /e.ko.noˈmi.a/
economy · economics · savings
çekim: çoğul economie
eş: attività economica, sistema economico, sistema produttivo;, amministrazione, gestione, frugalità
köken: Derived from Latin oeconomia, from Ancient Greek οἰκονομία (oikonomía).
Si oppose a William of Ockham su parecchie questioni di filosofia naturale. — William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.
Rusçaбережли́вость, эконо́мность
экономия, экономичность; экономность, бережливость
Грегор, за его двери, кивнул охотно, радуясь за этот непредвиденный предвидения и бережливость. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Farsçaصرفهجویی
FelemenkçeArmeria, Engels gras, frugaliteit, matigheid, soberheid, spaarzaamheid (nötr) /ˌɛ.ŋəls ˈɣrɑs/
thrift, a flowering plant (Armeria maritima)
köken: Literally, “English grass”.
Gregor, achter zijn deur, knikte gretig, vreugde over deze onverwachte vooruitziende blik en soberheid. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Portekizcefrugalidade (dişil) /fɾu.ɡa.liˈda.d͡ʒi/
frugality; thrift (avoiding unnecessary expenditure)
çekim: çoğul frugalidades
köken: Borrowed from Latin frūgālitātem.
Yunancaλιτότητα (dişil) /liˈto.ti.ta/
austerity, frugality, frugalness, thrift
çekim: tamlayan λιτότητας
köken: From Ancient Greek λιτότης (litótēs), equivalent to λιτός (litós, “austere, frugal”) + -ότητα (-ótita, “-ity, -ness”).
Japoncaアルメリア, 倹約, 浜簪, 節倹 /kẽ̞ɰ̃ja̠kɯ̟/
frugal
çekim: geçmiş 倹約した
と倹約。 真は、この過剰なお金で、彼は彼に彼の父の借金の多くを完済している可能性が — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Korece검약, 절약 /t͡ɕʌ̹ɾja̠k̚/
frugality
köken: Sino-Korean word from 節約.
그레거, 그 문 뒤에,이 예기치 못한 데다가 이상의 기쁨, 열심히 고개를 끄덕였다 및 절약. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
İsveççesparsamhet, trift
frugality, thrift
çekim: tamlayan sparsamhets
köken: sparsam + -het
Gregor, bakom hans dörr, nickade ivrigt, glädje över denna oväntade förutseende och sparsamhet. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Lehçeoszczędność, zawciąg (dişil) /ɔˈʂt͡ʂɛnd.nɔɕt͡ɕ/
frugality, sparingness, thriftiness · economy, economicalness, good value · saving, reduction
çekim: çoğul oszczędności · tamlayan oszczędności
eş: gospodarność, skrzętność, zapobiegliwość, ekonomiczność, prostota, skromność
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₃ebʰi Proto-Balto-Slavic *ab Proto-Slavic *o(b) Proto-Slavic *o(b)- Old Polish o- Polish o- Proto-Slavic *ščęditi Polish szczędzić Polish oszczędzić Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish oszczędny Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Old Polish -ość Polish…
aile: oszczędnościowy, oszczędnością i pracą ludzie się bogacą
Gregor, za jego drzwi, skinął głową niecierpliwie, radość z tego nieoczekiwanego foresight i oszczędności. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Ebenezer Scrooge był mężczyzną o niezwykłej oszczędności.
Nasz nowy samochód oferuje niezrównaną oszczędność paliwa.
Biedny koleś stracił wszystkie oszczędności w piramidzie finansowej.
Ukraynacaбережли́вість, еконо́мність, оща́дливість, оща́дність
Грегор, за його двері, кивнув охоче, радіючи за цей непередбачений передбачення і ощадливість. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Fincelaukkaneilikka, nuukuus, säästäväisyys /ˈlɑu̯kːɑˌnei̯likːɑ/
thrift (plant in the genus Armeria) · the genus Armeria
çekim: çoğul laukkaneilikat · tamlayan laukkaneilikan
köken: laukka + neilikka
Çekçeskromnost, spořivost (dişil) /ˈskromnost/
modesty
çekim: çoğul skromnosti · tamlayan skromnosti
köken: From skromný + -ost.
Gregor, za jeho dveřmi, dychtivě přikývl, radost nad tímto neočekávaným předvídavosti a skromnost. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Rumencecumpătare, frugalitate (dişil)
thrift, frugality, parsimony · moderation, temperance · discretion
çekim: çoğul cumpătări · tamlayan cumpătări
eş: moderație, discreție, sobrietate, înțelepciune
köken: From cumpăta + -re.
Macarcatakarékosság
Gregor mögött az ajtót, bólintott lelkesen, öröm át ezt a nem várt előrelátás és a takarékosság. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Latincefrūgālitās, parsimōnia
Dancabeskedenhed, nøjsomhed, sparsommelighed
modesty, humility
çekim: tamlayan beskedenheds
köken: From beskeden + -hed.
Gregor, bag hans dør, nikkede ivrigt, glad over denne uventede fremsyn og nøjsomhed. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Norveççemåtehold, nøysomhet, sparsommelighet
Michele klarte å få William av Ockham på sin side. — William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.
Bulgarcaлъжниче, пестеливост, пестели́вост, песто́вност, спесто́вност
Грегор, зад вратата му кимна с нетърпение, радост през този неочакван предвидливост и пестеливост. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Slovakçasporivosť
Gregor, za jeho dverami, dychtivo prikývol, radosť nad týmto neočakávaným predvídavosti a skromnosť. — Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.
Katalancafrugalitat (dişil) /fɾu.ɣə.liˈtat/
frugality
çekim: çoğul frugalitats
köken: Borrowed from Latin frūgālitātem.
austerity
çekim: çoğul austeridades
köken: Learned borrowing from Latin austēritātem.
Galcecynildeb, darbodaeth (eril) /kəˈnɪldɛb/
thrift, frugality · stinginess
köken: From cynnil (“frugal, thrifty”) + -deb (“-ness”).
aile: gorgynildeb, cwd y cynildeb
frugality, thriftiness
çekim: tamlayan baileachais
köken: From baileach (“frugal, thrifty”) + -as (abstract nominal suffix).
İzlandacageldingahnappur, gullintoppa /ˈcɛltiŋkaˌn̥ahpʏr/
thrift, sea pink (Armeria maritima)
çekim: çoğul geldingahnappar · tamlayan geldingahnapps
köken: From geldingur (“gelding, wether”) + hnappur (“button”).

Etimoloji

By surface analysis, tutumlu + -luk.

Örnek Cümleler

William of Ockham tutumluluk ilkesini getirdi.
William of Ockham appears as a minor character.
tutumluluk ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod