Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sinsice

sinsice

C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"sinsice" kelimesinin İngilizcesi: backhanded, stealthy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbackhanded
Genelstealthy

Tanım

•sıfat: Gizlice, belli etmeden yapılan
•zarf: (sinsi'ce) Kimseye belli etmeyerek; sinsi sinsi

Diğer Dillerde

Almancageheim, heimlich, verstohlen /ɡəˈhaɪ̯m/
secret, clandestine · familiar, dear · homely, cozy
çekim: karşılaştırma geheimer · üstünlük am geheimsten
köken: From ge- + Heim (“home”); for the semantic development, compare heimlich and Dutch heimelijk (in contrast to English homely).
aile: Geheimnis, geheimnisvoll, Geheimhaltung, Gestapo
Und siehe, da begegnete ihm ein Weib im Hurenschmuck, listig, — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
Fransızcafurtif, penché à gauche, subreptice /fyʁ.tif/
furtive, stealthy · stealth; with stealth capabilities
köken: Learned borrowing from Latin fūrtīvus.
aile: furtivement, furtiviser, furtivité
Et voici, il fut abordé par une femme Ayant la mise d`une prostituée et la ruse dans le coeur. — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
une main furtive
avion furtif
İspanyolcafurtivo, sigiloso /fuɾˈtibo/
furtive · stealthy · poacher-like
çekim: çoğul furtivos
eş: disimulado, oculto, subrepticio, clandestino, ilegal
köken: Borrowed from Latin fūrtīvus (“stolen”), from fūrtum (“theft”), from fūr (“thief”).
aile: caza furtiva, cazador furtivo, furtivamente, leñador furtivo, pescador furtivo, recolector furtivo, talador furtivo
Y he aquí que una mujer le salió al encuentro con vestido de prostituta y astuta de corazón — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
скрытно; исподтишка, незаметно; тайно
Заболевание ведет себя коварно. — Hastalık sinsice haraket eder.
İsveççeförstulen, hemlig
furtive, surreptitious
çekim: karşılaştırma mer förstulen · üstünlük mest förstulen
köken: Borrowed from German verstohlen, equivalent to för- + stulen.
Se, då kom där en kvinna honom till mötes; hennes dräkt var en skökas, och hennes hjärta illfundigt. — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
Fincesalavihkainen, vaivihkainen /ˈsɑlɑˌʋihkɑi̯nen/
furtive, stealthy
çekim: karşılaştırma salavihkaisempi · üstünlük salavihkaisin
köken: salavihka- + -inen
aile: salavihkaisesti, salavihkaisuus
Ja katso, nainen tulee häntä vastaan, porton puvussa, kavala sydämeltä. — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
Rumenceascuns, furiș, furtiv /asˈkuns/
hidden
köken: Inherited from Latin abscōnsus. Doublet of abscons.
Şi, iată că, i -a alergat înainte o femeie îmbrăcată ca o curvă şi cu inima şireată. — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
Norveççestjålen
Da kom en kvinne ham i møte i en skjøges klær og med svikefullt hjerte. — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
И посрещна го жена, Облечена като блудница и с хитро сърце; — Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.
Letoncazaglīgs
thievish (having a tendency to steal) · furtive, sneaky, stealthy (trying not to be noticed, seen; such that it makes one less likely to be noticed)
çekim: karşılaştırma zaglīgāks · üstünlük viszaglīgākais
köken: From zaglis (“thief”) + -īgs.
aile: zaglīgums
zaglīgs pusaudzis
zaglīgs suns
zirgu puisis, zaglīgs, patur labību pats
stealthy, furtive
çekim: karşılaştırma mwy lladradaidd · üstünlük mwyaf lladradaidd
köken: lladrad + -aidd
aile: lladradeiddiwch
bungling, clumsy, inept
çekim: karşılaştırma klaufskari · üstünlük klaufskastur
köken: Compare klaufi (“a klutz”).

Örnek Cümleler

Tom sinsice sevindi.
Tom gloated.
Tom sinsice sırıttı.
Tom grinned slyly.
Hancı sinsice sırıttı.
The innkeeper grinned slyly.
Tom beni sinsice izliyor.
Tom is stalking me.
Katiller ona sinsice yaklaştı.
The killers stole up on him.
Sinsice kayıp denizin yolunu tuttu.
(The dead fish came alive and went into the water.)
"Şerrinden sinsice fısıldayanların."
From the evil of him who breathes temptations into the minds of men,
Tom odadan sinsice çıkarken yakalandı.
Tom was caught sneaking out of the room.
Kedi masum kuş üzerine sinsice yaklaştı.
The cat sneaked up on the unsuspecting bird.
O gecenin ortasında ona sinsice yaklaştı.
He snuck up on him in the middle of the night.
Linda Dan'i onu sinsice izlemekle suçladı.
Linda accused Dan of stalking her.
Sami aslında Leyla'yı sinsice takip ediyordu.
Sami was actually stalking Layla.
sinsice ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod