Ana içeriğe geç
Sözlük
/
çaktırmadan

çaktırmadan

/t͡ʃakˈtɯɾ.ma.dan/
adv
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"çaktırmadan" kelimesinin İngilizcesi: subtly, unobtrusively. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsubtlyadv
Genelunobtrusively

Tanım

Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden
Kimsenin haberi olmadan, kimseye haber vermeden, kimseye duyurmadan

Diğer Dillerde

Fransızcadiscrètement, en cachette, en catimini, en douce /dis.kʁɛt.mɑ̃/
discreetly, discretely
eş: délicatement, légèrement, prudemment, précautionneusement, sobrement, en douce
köken: From discrète + -ment.
Tu ne peux pas faire quelque chose sans que père s'en aperçoive ?Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?
on the Q.T.; on the sly
¿No puedes hacer nada sin que padre lo averigüe?Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?
İtalyancaalla chetichella
stealthily, unobtrusively
eş: di nascosto, di soppiatto, furtivamente
Quindi, continuo a camminare, mi sta alle spalle.O yüzden ben, "Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.
А ты не можешь это без отца проделать?Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?
Lehçedyskretnie /dɘsˈkrɛt.ɲɛ/
discreetly (acting in a discreet manner) · discreetly (inconspicuously)
köken: Etymology tree Polish dyskretny Proto-Slavic *-e Old Polish -ie Polish -ie Polish dyskretnie From dyskretny + -ie.
"Zignoruj ją, jest za tobą"."Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.
Fincehienovaraisesti, vaatimattomasti /ˈhie̯noˌʋɑrɑi̯sestiˣ/
discreetly, subtly
köken: hienovarainen + -sti
Jatkan matkaani ja aistin naisen suoraan takanani.O yüzden ben, "Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım. (Kahkaha)
Macarcadiszkréten, feltűnés nélkül /ˈdiskreːtɛn/
discreetly
köken: From diszkrét (“discreet”) + -en (“-ly”, deadjectival adverb-forming suffix).
Így aztán csak sétáltam tovább, ő jött szembe.O yüzden ben, "Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.
Можеш ли да направиш нещо, без татко да разбере?Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?

Etimoloji

From çak- (“fig. to notice, to become aware of, to catch on”) + -tır (causative suffix) + -madan (adverbial suffix).

Örnek Cümleler

O, çaktırmadan kıza baktı.
He stole a glance at the girl.
Mary çaktırmadan evden dışarı çıktı.
Mary snuck out of the house.
Tom John'a çaktırmadan yumruk atmaya çalıştı.
Tom tried to sucker punch John.
Sen babama çaktırmadan bir şeyler yapamaz mısın?
Can't you do something without Father finding out?
O yüzden ben, "Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.
So I'm like, just keep walking, she's on my six.
'Bu fiyat süper, çok güzel kar ediyorum, ben çaktırmadan 10 birim daha fazla üretivereyim.'
"I'm not going to produce 25, I'm going to produce 35 units."
çaktırmadan ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod