nezaketsiz

TR → EN
"nezaketsiz" kelimesinin İngilizcesi: brutal, discourteous, impolite, indelicate, inurbane. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbrutal
Geneldiscourteous
Genelimpolite
Genelindelicate
Genelinurbane
Geneltactless
Geneluncourteous
Genelunmannerly
Tanım
•sıfat: Nazik olmayan
Diğer Dillerde
Almancaunfreundlich /ˈʔʊnˌfʁɔɪ̯ntlɪç/
unfriendly
çekim: karşılaştırma unfreundlicher · üstünlük am unfreundlichsten
eş: abweisend, barsch, brüsk, grimmig, grob, rau
zıt: freundlich
köken: From un- + freundlich.
aile: Unfreundlichkeit, unfreundlicherweise
Er sah in den Himmel die ganze Zeit er sprach, und dieser dachte Alice ausgesprochen unhöflich. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Fransızcaimpoli, malpoli /ɛ̃.pɔ.li/
rude; impolite (bad-mannered)
eş: discourtois, grossier, incivil, malpoli
köken: From im- + poli.
aile: impolitesse
Il cherchait dans le ciel tout le temps qu'il parlait, et ce qu'Alice pensait décidément incivils. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
İtalyancabrutale, maleducato, rude, scortese /bruˈta.le/
rough, brutal
eş: animalesco, bestiale, crudele, disumano, efferato, feroce
köken: From Latin brutālem.
aile: brutalità, brutalizzare, brutalmente
Rusçaбестактный, невежливый; грубый
Он смотрел в небо, он все время говорил, что Алиса подумала решительно нецивилизованного. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Arapçaوَقِح
كان يبحث في السماء كل الوقت الذي كان يتحدث ، وهذا الفكر أليس بالتأكيد الهمجي. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Farsçaبیادب
Azericeamansız, kobud, köntöy, mərhəmətsiz, qəddar, rəhmsiz /ɑmɑnˈsɯz/
merciless, ruthless, pitiless
çekim: karşılaştırma daha amansız · üstünlük ən amansız
köken: From aman + -sız.
aile: amansızca, amansızcasına, amansızlıq
Felemenkçebruut /bryt/
brutish, rough · brutal, fierce
çekim: karşılaştırma bruter · üstünlük bruutst
köken: From Middle Dutch bruut, from Old French brut, from Latin brūtus. Doublet of bruto.
aile: bruutheid, bruutweg
Hij keek omhoog naar de hemel de hele tijd dat hij sprak, en dat Alice gedachte beslist onbeleefd. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Portekizceimpolido, indelicado /ĩ.poˈli.du/
impolite (not polite) · unpolished (not polished)
köken: From im- + polido.
Ele estava olhando para o céu o tempo todo que ele estava falando, e isso Alice achou decididamente incivil. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
rude, impolite, uncivil (bad-mannered) · base (as in base metal), nonprecious (metals such as lead, copper)
çekim: karşılaştırma αγενέστερος · üstünlük αγενέστερος
eş: ανάγωγος
zıt: ευγενής
köken: From Ancient Greek ἀγενής (agenḗs, “base, lowborn”).
Απολύθηκε όμως, καθώς οι πελάτες δεν ήταν ευχαριστημένοι με τη δουλειά της. — Ancak müşterilere karşı nezaketsizlik yaptığı için işten çıkarıldı.
Αυτή η υπάλληλος ήταν αγενέστατη.
Japonca失礼な, 無礼な
明らかに無礼。 "しかし、おそらく彼はそれを助けることができない、"彼女はつぶやきました。"彼の目はそう非常にほぼ備えているから — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
İsveççeoartig
impolite
çekim: karşılaştırma oartigare · üstünlük oartigast
zıt: artig
köken: o- + artig
aile: oartighet
Han tittar upp mot himlen hela tiden han talade, och detta Alice tänkte avgjort ohövlig. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
brutal (savagely violent)
çekim: karşılaştırma brutalniejszy · üstünlük najbrutalniejszy
eş: brutalski
köken: Adapted borrowing of French brutal + -ny, from Latin brūtālis.
aile: brutalność
Patrzył w niebo cały czas mówił, i to Alice myśli zdecydowanie grubiański. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Ukraynacaбрута́льний, гру́бий, жорсто́кий, невві́чливий, неґре́чний, нече́мний
Він дивився в небо, він весь час говорив, що Аліса подумала рішуче нецивілізованого. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Hintçeक्रूर, बर्बर /kɾuːɾ/
cruel, brutal, inhumane · harsh, severe, ruthless
köken: Borrowed from Sanskrit क्रूर (krūra).
aile: क्रूरता
Fincebrutaali, epäkohtelias, kova, raaka /ˈbrutɑːli/
brutal
çekim: karşılaştırma brutaalimpi · üstünlük brutaalein
köken: Internationalism (see English brutal), ultimately from Medieval Latin brutālis.
aile: brutaalisti, brutaalius, brutalismi
Hän katseli ylös taivaalle koko ajan hän puhui, ja tämä Alice ajatteli ratkaisevasti epäkohtelias. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Çekçenezdvořilý /ˈnɛzdvor̝ɪliː/
impolite
eş: neslušný, nevychovaný
zıt: zdvořilý
köken: From ne- + zdvořilý.
Díval se nahoru na nebe celou dobu mluvil, a to Alice myšlenka rozhodně nezdvořilé. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Macarcabrutális, udvariatlan /ˈbrutaːliʃ/
brutal (savagely violent, vicious, ruthless, or cruel)
çekim: karşılaştırma brutálisabb · üstünlük legbrutálisabb
köken: From Late Latin brutālis (“beastly, stupid”), from Latin brūtus (“heavy, dull, stupid”). With -ális ending.
aile: brutálisan, brutáliskodik
Ő felnézett az égre, egész idő alatt beszélt, és ez a gondolat Alice határozottan barátságtalan. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Norveççeuhøflig
Bulgarcaжесто́к, зве́рски, неучтив
Той гледаше към небето през цялото време той говореше, и това Алис мисъл решително нецивилизован. — O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.
Litvancažvėriškas /¹ˈʒʲʋʲeːrʲɪʃkɐs/
brutal
Letoncabrutāls, dzīvniecisks
animal, bestial, brutal (which is purely physiological, not subject to the mind or the spirit) · brutal, bestial, brutish, inhuman (totally unethical, immoral)
çekim: karşılaştırma dzīvnieciskāks · üstünlük visdzīvnieciskākais
köken: From dzīvnieks (“animal”) + -isks (with k > c via palatalization).
aile: dzīvnieciskums
dzīvniecisks instinkts
dzīvnieciskas bailes
dzīvniecisks naids
Estoncaebaviisakas, kohatu
Katalancadescortès, groller /dəs.korˈtəs/
impolite, discourteous
zıt: cortès
köken: From des- + cortès.
brutal
çekim: karşılaştırma brúidiúla · üstünlük is brúidiúla
köken: From brúid (“brute”) + -úil. Compare Scottish Gaelic brùideil.
aile: brúidiúlacht
İzlandacaókurteis
impolite, discourteous, ill-mannered, rude
çekim: karşılaştırma ókurteisari · üstünlük ókurteisastur
zıt: kurteis
köken: From ó- (“in-, im-, un-”) + kurteis (“polite”).
Íslendingar eru almennt ókurteisir.
Ermeniceանքաղաքավարի, դաժան, վայրագ /ɑnkʰɑʁɑkʰɑvɑˈɾi/
impolite
çekim: üstünlük ամենաանքաղաքավարի
köken: ան- (an-) + քաղաքավարի (kʻaġakʻavari)
aile: անքաղաքավարիորեն
inhuman
çekim: karşılaştırma უფრო არაადამიანური · üstünlük ყველაზე არაადამიანური
köken: From არა- (ara-, “un-, non-”) + ადამიანური (adamianuri, “human, humane”).
Örnek Cümleler
Tom nezaketsiz.
Tom is unkind.
O çok nezaketsiz.
He's very rude.
Sen nezaketsizsin.
You're unkind.
Bu şaka nezaketsiz.
This joke is crude.
Tom çok nezaketsiz.
Tom is very unkind.
Çok nezaketsiz olma.
Don't be so unkind.
O nezaketsiz olurdu.
That would've been discourteous.
Tom nezaketsiz değil.
Tom isn't unkind.
Sanırım Tom nezaketsiz.
I think Tom is unkind.
Onun yanıtı nezaketsizdi.
His answer was crude.
Nezaketsizliğe katlanamam.
I can't stand rudeness.
Bu çok nezaketsiz bir soru.
That's a very rude question.
nezaketsiz ile daha fazla örnek cümle →