nezaketsiz ile cümle
nezaketsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Onun nezaketsiz şakaları Jane'i kızdırdı.His crude jokes made Jane angry.
O onu nezaketsiz olarak yaptı.He did it out of kindness.
Bu şaka nezaketsiz.This joke is crude.
O çok nezaketsiz.He's very rude.
Tom nezaketsiz.Tom is unkind.
Sen nezaketsizsin.You're unkind.
Bazı insanlar nezaketsiz şeyler yapıyor.Some people are doing disrespectful things.
Tom'un nezaketsiz olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think Tom is unkind?
Sanırım Tom nezaketsiz.I think Tom is unkind.
Tom nezaketsiz değil.Tom isn't unkind.
Tom çok nezaketsiz.Tom is very unkind.
Tom bana nezaketsiz değildi.Tom was never unkind to me.
Nezaketsizliğe katlanamam.I can't stand rudeness.
Başkalarının önünde fısıldamak nezaketsizliktir.It's rude to whisper in front of others.
Çok nezaketsiz olma.Don't be so unkind.
Bu çok nezaketsiz bir soru.That's a very rude question.
Onun yanıtı nezaketsizdi.His answer was crude.
O nezaketsiz olurdu.That would've been discourteous.
Söylediğin şey nezaketsizdi.What you said was disrespectful.
"Sayın Degert, artık nezaketsizlikle kalmayıp, düpedüz kabalaştınız."Well, Mr. Degert, you are no longer impolite -- now you have turned downright rude.
Ancak müşterilere karşı nezaketsizlik yaptığı için işten çıkarıldı.Απολύθηκε όμως, καθώς οι πελάτες δεν ήταν ευχαριστημένοι με τη δουλειά της.
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıDenna bit av råhet var mer än Alice kunde stå:
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktı실례의이 조각은 앨리스가 견딜 수있는 이상 사람 : 그녀는 아주 불쾌에 있고,
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıTa kos nevljudnost je bila več kot Alice lahko nosi:
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıTento kus hrubosti bolo viac ako Alice mohla niesť:
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıTento kus hrubosti bylo více než Alice mohla nést:
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıזה חתיכת גסות היה יותר אליס יכלה לשאת: קמה בשאט נפש רבה,
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıوهذه القطعة من الوقاحة أكثر من يمكن أن يتحمل أليس : إنها استيقظت في اشمئزاز كبير ،
Nezaketsizlik Bu parça Alice dayanamayacağını daha fazla oldu: o büyük bir tiksinti içinde ayağa kalktıと立ち去った、ヤマネはすぐに眠ってしまった、などのいずれもかかった
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Bil je videti v nebo ves čas je govoril, in to Alice misli nedvomno Necivilizovan.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Dia mendongak ke langit setiap saat ia berbicara, dan ini Alice berpikir jelas tidak sopan.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Díval sa hore na nebo celú dobu hovoril, a to Alice myšlienka rozhodne nezdvorilé.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Díval se nahoru na nebe celou dobu mluvil, a to Alice myšlenka rozhodně nezdvořilé.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Ele estava olhando para o céu o tempo todo que ele estava falando, e isso Alice achou decididamente incivil.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Er sah in den Himmel die ganze Zeit er sprach, und dieser dachte Alice ausgesprochen unhöflich.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Hän katseli ylös taivaalle koko ajan hän puhui, ja tämä Alice ajatteli ratkaisevasti epäkohtelias.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Han kiggede op i himlen hele tiden, han talte, og dette tænkte Alice decideret uncivil.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Han tittar upp mot himlen hela tiden han talade, och detta Alice tänkte avgjort ohövlig.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Hij keek omhoog naar de hemel de hele tijd dat hij sprak, en dat Alice gedachte beslist onbeleefd.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Il cherchait dans le ciel tout le temps qu'il parlait, et ce qu'Alice pensait décidément incivils.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.그는 하늘로 그가 말할 모든 시간을 찾고 있었어요,이 앨리스는 생각 단호히 미개한.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Ő felnézett az égre, egész idő alatt beszélt, és ez a gondolat Alice határozottan barátságtalan.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Ông đã được tìm kiếm trên bầu trời tất cả các thời gian ông nói, và Alice này nghĩ decidedly vô lể.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Patrzył w niebo cały czas mówił, i to Alice myśli zdecydowanie grubiański.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Privea în sus, în cer tot timpul el vorbea, şi acest gând Alice hotărît răstit.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Ήταν κοιτώντας ψηλά στον ουρανό όλη την ώρα μιλούσε, και αυτή η Alice σκέψης αποφασιστικά αγενής.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Він дивився в небо, він весь час говорив, що Аліса подумала рішуче нецивілізованого.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Он смотрел в небо, он все время говорил, что Алиса подумала решительно нецивилизованного.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.Той гледаше към небето през цялото време той говореше, и това Алис мисъл решително нецивилизован.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.הוא הסתכל למעלה אל השמים כל הזמן הוא מדבר, ואליס המחשבה הזאת לא מנומס בעליל.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.كان يبحث في السماء كل الوقت الذي كان يتحدث ، وهذا الفكر أليس بالتأكيد الهمجي.
O konuşan, her zaman göğe bakıyordu, ve bu Alice düşündüm kararlı nezaketsiz.明らかに無礼。 "しかし、おそらく彼はそれを助けることができない、"彼女はつぶやきました。"彼の目はそう非常にほぼ備えているから