mal mülk
noun
TR → EN
"mal mülk" kelimesinin İngilizcesi: possessions, goods. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpossessionsnoun
Genelgoodsnoun
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)malı mülkü
Tanım
•her türlü taşınır ve taşınmaz maddî varlık
•Her türlü taşınır ve taşınmaz maddi varlık
Atasözü & Deyim
“Mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan”
Diğer Dillerde
nominative/accusative/genitive plural of Gut
Vermögen, das ein gut beratener Söldner mit den Errungenschaften des Krieges schnell anlegt. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Fransızcabiens, marchandise, produit /bjɛ̃/
plural of bien
Ceux sont des actifs qu'un mercenaire bien avisé acquiert rapidement avec les recettes de la guerre. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
goods (that which is produced, traded, bought or sold) · plural of bien
aile: año de nieves, año de bienes, bienes muebles, bienes propios
plural of bene · property
eş: proprietà, averi, possessi, possedimenti, patrimoni, ricchezze
Ci sono delle proprietà che un mercenario sensato accumula rapidamente con i proventi di guerra. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Rusçaбла́го, добро́, проду́кт, това́р
Ни деньги, ни состояние, а твои друзья и близкие люди, иначе всё не имеет смысла, не так ли? — Ne para ne mal mülk, arkadaşların ve sevdiğin insan yoksa anlamsız değil midir?
Arapçaبَضَائِع, بِضَاعَة, سِلَع, مَتَاع
Azericemal /mɑɫ/
property · goods, ware, commodity, product · cargo
çekim: çoğul mallar · tamlayan malın
köken: From Arabic مَال (māl, “property”).
aile: qaramal, mal-qara, maldar, maldarlıq
Çindən gətirilən mallar
mal əti
Nə var, mal kimi durmusan orada?
Kazakçaтауар /ta.war/
goods, wares, merchandise; commodity, product
çekim: çoğul тауарлар · tamlayan тауардың
köken: From Proto-Turkic *tabar (“wares, goods, livestock”). Cognate with Old Uyghur tʾβʾr (tavar, “goods, livestock”), Karakhanid تَڤَرْ (tavar, “property, wealth, cattle”); Uzbek tovar (“merchandise”), Turkish davar (“cattle, livestock”), etc.
тауар белгісі
Özbekçemol
livestock · property, possessions
çekim: çoğul mollar · tamlayan molning
köken: Borrowed from Arabic مَال (māl).
plural of goed
Dergelijke bezittingen vergaart een goed geadviseerde huurling vrij snel met de opbrengsten van de oorlog. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Portekizcebens, mercadoria, produtos (eril) /ˈbẽj̃s/
plural of bem
Yunancaαγαθά
goods, commodities · wealth, riches · nominative/accusative/vocative plural of αγαθό (agathó): (many) possessions
çekim: çoğul αγαθών · tamlayan αγαθών
Πρόκειται για περιουσιακά στοιχεία που ένας συνετός μισθοφόρος αποκτά γρήγορα με τα έσοδα του πολέμου. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
goods, merchandise, article
冬子の欲しかったのは財産ではないのだ。 — Zenginlik mal mülk sahibi olmakla ilgili bir şey değildi.
item, article, thing, stuff · penis
köken: Sino-Korean word from 物件, from 物 (“thing”) + 件 (“article”)
주우는 사람됨이 검소하여 재산이 없었다. — Zenginlik mal mülk sahibi olmakla ilgili bir şey değildi.
디아이와이를 하는 사람들이 그들 스스로 물건을 만드는 데에 대한 팁을 나누려고 일주일에 한번씩 모인다.
İsveççevara /²vɑːra/
to be · to occur, to take place · to exist
çekim: geçmiş var · ortaç varande · ulaç varande
köken: Inherited from Old Swedish vara, væra from Old Norse vera, earlier vesa, from Proto-Germanic *wesaną. Cognate with Danish være, Icelandic vera, Norwegian være.
De är tillgångar som en smart legosoldat snabbt skaffar sig med bytet från krigen. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Var har du varit?
Det var fest igår.
Att vara eller inte vara, det är frågan.
good, goodness (state or characteristic of being good) · good (that which is produced, traded, bought, or sold) · estate (landed property owned or controlled by a government or a department of government)
çekim: çoğul dobra · tamlayan dobra
zıt: zło
köken: Etymology tree Old Polish dobro Polish dobro Inherited from Old Polish dobro. By surface analysis, dobry + -o.
aile: z dobra woli, dobro wspólne
Zarabiaj na nieruchomościach. — Mal mülklerinden oldular!
commodity, good, ware · thing, object · produce; grain
çekim: çoğul जिंसें
köken: Borrowed from Classical Persian جِنْس (jins), from Arabic جِنْس (jins). Compare Punjabi ਜਿਨਸ (jinas) / جِنْس (jins), Gujarati જણસ (jaṇas), Marathi जिन्नस (jinnas), Bengali জিনিস (jiniś) .
aile: जिंसी, जिंसियत
Fincetavara /ˈtɑʋɑrɑ/
good, goods, ware, article (item of merchandise) · belongings, stuff (possessions or personal items) · meat (volume or substance)
çekim: çoğul tavarat · tamlayan tavaran
köken: Borrowed from Russian това́р (továr, “goods”), from Proto-Slavic *tovarъ, of Turkic origin; ultimately from Proto-Turkic *tabar (compare Bashkir тауар (tawar, “merchandise, goods”)).
aile: apteekkitavara, arvotavara, bulkkitavara, erikoistavara, hopeatavara, hylkytavara, höylätavara, irtotavara, joukkotavara, kangastavara
tavarafetisismi
Çekçezboží (nötr) /ˈzboʒiː/
goods
köken: Inherited from Old Czech sbožie, from Proto-Slavic *sъbožьje.
Jde o jmění, které si nájemný voják, když mu někdo dobře poradí, rychle získá v průběhu války. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Rumencemarfă (dişil) /ˈmaɾ.fə/
goods, merchandise
çekim: çoğul mărfuri · tamlayan mărfi
köken: Borrowed from Hungarian marha, from Old High German marchat, from Late Latin marcātus, from Classical Latin mercātus.
Un mercenar avizat se poate alege ușor cu astfel de bunuri, de pe urma războaielor. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
goods, merchandise, product · -ware (items made from a particular substance) · -ery (a class, group, or collection of things)
çekim: çoğul áruk
köken: From ár (“price, the value of product”) + -u (noun-forming suffix).
aile: árul, árulkodik, árus, árusít, agyagáru, árucikk, árufeltöltő, áruház, áruhiány, faáru
Egy megfontolt zsoldos a háborúkból hamar meggazdagodhat. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
üvegáru
kötöttáru
İbraniceמִטְעָן, סְחוֹרָה
נכסים ששכיר-חרב ממולח רוכש במהירות במהלך מלחמה. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
inflection of bonus (“good”): · nominative/accusative/vocative neuter plural
çekim: çoğul bonae · tamlayan bonae
köken: See the etymology of the corresponding lemma form.
goods, freight, stores · property · estate
çekim: çoğul godser · tamlayan gods'
köken: From Old Danish gotz, from Old Norse góz, a partitive genitive of góðr (“good”). Compare also Norwegian gods, Swedish gods.
aile: adelsgods, arvegods, familiegods, flyttegods, godsejer, godsforvalter, godsmængde, godstog, godstransport, godsvogn
Endonezcebarang-barang
bentuk jamak/plural dari barang
Ini adalah aset yang biasanya dimiliki tentara bayaran dari penghasilan mereka dari perang. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Vietnamcahàng hoá, thương phẩm /haːŋ˨˩ hwaː˧˦/
goods
köken: Sino-Vietnamese word from 行貨.
aile: bái vật giáo hàng hoá
Tài sản của một tay đánh thuê đã giác ngộ được thanh toán rất nhanh. — Tüm bu mal-mülk iyi eğitimli bir paralı askerin elde ettiği savaş gelirleri ile hızlıca kazanılmıştı.
Bulgarcaсто́ка
Картофите са чудо на биологичния механизъм, но ние не мислим така за тях, когато ги приготвяме за вечеря. — Bunların hepsini kirlettik. Maddiyat, mal, mülk, oyunlar, oyuncaklar, aygıtlar...
Slovakçatovar (eril) /tɔvar/
goods
köken: Etymology tree Sogdian 𐫕𐫁𐫀𐫡 (θbʾr)bor. Proto-Turkic *tabar Turkicbor. Proto-Slavic *tovarъ Slovak tovar Inherited from Proto-Slavic *tovarъ.
Bohatstvo by nám nebolo na nič dobré. — Zenginlik mal mülk sahibi olmakla ilgili bir şey değildi.
Etimoloji
Synonymous compound of mal + mülk.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ne kadar az mal mülk, o kadar az sıkıntı.
Less possessions, less boredom.
Oyaladı mal-mülk çokluğuyla öğünmek sizleri.
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum.
I ask of you no money for it.
Mal mülk sevgisi ise bütün benliğinizi kaplamış!
And love wealth with all your heart.
"Ey kavmim! Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum.
I do not demand for it any wealth from you, O my people.
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
He lived rejoicing among his people,
Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir.
“And O my people!
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.'
THE AVARICE OF plenitude keeps you occupied
Yetkililer acil durumun nedeninin, Tunusluları ve mal mülklerini korumak olduğunu söylediler.
Officials said the reason for the emergency declaration was to protect Tunisians and their property.