koşarak
/koˈʃa.ɾak/
adv
C1 seviye
TR → EN
"koşarak" kelimesinin İngilizcesi: running. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelrunningadv
Tanım
•running
•달리면서.
Diğer Dillerde
present participle of eitern
♫ welches rannte ♫ ♫ seitlich wehend ♫ — yanından koşarak eserek
Fransızcaà la suite consécutivement de suite, course, course à pied (dişil) /kuʁs/
run, running · race · errand
çekim: çoğul courses
köken: From Old French cours, from Latin cursus (“course of a race”), from currō (“run”), with influence of Italian corsa.
aile: au pas de course, champ de course, course aux armements, course aux flambeaux, course d'obstacles, course d'orientation, course sur luge, faire les courses, luge de course, résultat des courses
Le garçon est arrivé en courant. — Oğlan koşarak geldi.
İspanyolcaadministración, aerobismo, consecutivo, control, corrida, dirección (dişil) /administɾaˈθjon/
administration (act of administering government or public affairs) · administration (a body that administers) · administration, administering (act of administering something to another)
çekim: çoğul administraciones
eş: consejo de administración
köken: Borrowed from Latin administrātiōnem.
aile: Administración central, Administración pública, autoadministración, consejo de administración, en administración
El niño vino corriendo. — Çocuk koşarak geldi.
İtalyancaattuale, corrente, corsa /at.tuˈa.le/
present, current, modern, existing · up-to-date · topical, relevant
çekim: üstünlük attualissimo
eş: contemporaneo, corrente, di oggi, odierno, presente, aggiornato
köken: From Late Latin āctuālis, derived from Latin āctus.
♫ che correva ♫ ♫ di lato, soffiando ♫ — yanından koşarak eserek
Rusçaбег, бе́гание, беготня́, подря́д /bʲek/
running (as in athletics or track and field)
çekim: çoğul бега́ · tamlayan бе́га
eş: бегание, полёт
köken: Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
♫ гналась, ♫ ♫ задувая сбоку, ♫ — yanından koşarak eserek
Arapçaرَكْض
♫ الذي سابق ♫ ♫ العصف الجانبي ♫ — yanından koşarak eserek
Felemenkçelopen /ˈloːpə(n)/
to run, go fast on one's own legs · to run, cover distance, follow a track etc. · to walk, go somewhere regardless of speed
çekim: geçmiş liepen · ortaç gelopen · şimdiki loopt · ulaç lopend
köken: From Middle Dutch lôpen, from Old Dutch lōpan, *loupan, from Proto-West Germanic *hlaupan, from Proto-Germanic *hlaupaną (“to run”).
aile: loops, geloop, loopjongen, loopkat, looppas, looprek, loper, aaneenlopen, aanlopen, achteraanlopen
♫ dat waaiend van de zijkant voortjoeg. ♫ — yanından koşarak eserek
Ik ben naar de stad gelopen.
Hij heeft daar veel gelopen.
We kunnen naar de supermarkt lopen om boodschappen te doen.
Portekizceconsecutivamente, correr /kõ.se.kuˌt͡ʃi.vaˈmẽ.t͡ʃi/
consecutively
köken: From consecutivo + -mente.
As crianças vieram a correr. — Çocuklar koşarak geldiler.
running (as a physical activity) · short for ランニングシャツ (ranningu shatsu)
駆けていくものに — yanından koşarak eserek
Korece달리면서
♫ 옆으로 달려들던 ♫ ♫ 몰아치던 ♫ — yanından koşarak eserek
İsveççelöpning
running (usually as exercise or in a race)
çekim: çoğul löpningar · tamlayan löpnings
köken: löpa (“run”) + -ning (“-ing”)
aile: häcklöpning
För månen, se Fornjot (måne). — Simsiyah bir ayının koşarak geldiğini görmüşler.
Lehçebieg, bieganie (eril) /ˈbjɛk/
run, jog (fast movement propelled by one's legs) · aspiration, intention · race, run, sprint (competition in which the competitors run)
çekim: çoğul biegi · tamlayan biegu
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰegʷ- Proto-Slavic *bě̑gъ Old Polish bieg Polish bieg Inherited from Old Polish bieg.
aile: biegiem, w biegu, z biegiem czasu, biega, bieg patrolowy, bieg po zdrowie, bieg rozstawny, skrzynia biegów, nadać bieg, nadawać bieg
Zdruzgotana postanawia wyjechać. — Vašek koşarak ayrılır.
Ukraynacaбіг, бі́гання /bʲiɦ/
running (as in athletics or track and field)
çekim: tamlayan бі́гу
köken: From Proto-Slavic *běgъ, ultimately from Proto-Indo-European *bʰegʷ-. Doublet of Фоб (Fob).
Прибігли діти. — Çocuklar koşarak geldiler.
Fincejatkuva, juokseminen, juokseva, juoksu, juoksutus, kiipeävä /ˈjɑtkuʋɑ/
continuing · ongoing · continuous
çekim: karşılaştırma jatkuvampi · üstünlük jatkuvin
aile: jatkuvasti, jatkuvuus, epäjatkuva, jatkuva-aikainen, jatkuvajuoninen, jatkuvakiskoraide, jatkuvalämmitteinen, jatkuvatoiminen, jatkuvavalettu, jatkuvavalu
"Ei ollut mitään siellä!" Sanoi kirota, hänen äänensä käynnissä ylös kiljua at — "Birşey yoktu!" Cuss sesinde bir çığlık koşarak dedi.
Çekçeběh (eril) /ˈbjɛx/
run (act of running) · running
çekim: çoğul běhy · tamlayan běhu
eş: běžení, utíkání, chod, průběh
köken: Inherited from Old Czech běh, from Proto-Slavic *běgъ.
Děti se seběhly. — Çocuklar koşarak geldiler.
Macarcafutás /ˈfutaːʃ/
verbal noun of fut: run, running, bolt, fleeing
çekim: çoğul futások
köken: fut (“to run”) + -ás (noun-forming suffix)
aile: futási, futású, akadályfutás, ámokfutás, gátfutás, maratonfutás, pályafutás, síkfutás, sprintfutás, tájfutás
A gyerekek odaszaladtak. — Çocuklar koşarak geldiler.
Norveççeløping
Sawyer forteller Kate om hva som skjedde med Jack, og hun løper tilbake til hulene. — Sawyer, Kate'e Jack'in durumunu söyler ve Kate koşarak mağaralara döner.
Bulgarcaбяг, бягане, бя́гане, бягащ, дебит, непрекъснат /bʲa̟k/
running, rush, flight
çekim: çoğul бегове́
köken: Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
aile: за́бег, на́бег, про́бег, ра́збег
Възниква внезапно. — Koşarak yetişir.
run (act of running, from sport)
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰegʷ- Proto-Slavic *běgъ Slovak beh Inherited from Proto-Slavic *běgъ.
♫ čo sa preháňalo ♫ ♫ z jedného boka na druhý a funelo ♫ — yanından koşarak eserek
Slovencetek (eril) /téːk/
run, flow · appetite
çekim: çoğul téki · tamlayan téka
eş: apetít
aile: dober tek
Hudiča z njo odpahneš. — Vašek koşarak ayrılır.
Moğolcaгүйдэл, ᠭᠦᠶᠦᠳᠡᠯ
Telugucaపరుగెత్తుట
running · verbal noun of పరుగెత్తు (parugettu)
çekim: çoğul పరుగెత్తుటలు
köken: From పరుగెత్తు (parugettu) + -ట (-ṭa).
Bengalceচলতি, চলন্ত, ছুটন্ত, ধাবমান
Belarusçaбе́ганне
Etimoloji
From koş- (“to run”) + -arak.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerkoşarak ile daha fazla örnek cümle →
O koşarak geldi.
She came running.
Koşarak kaçalım.
Let's run for it.
O, koşarak geldi.
He came running.
Tom koşarak geldi.
Tom came running.
Koşarak eve girdi.
He ran into the house.
Çocuk koşarak geldi.
The boy came running.
O ona koşarak geldi.
She came running to him.
Koşarak odaya girdi.
She ran into the room.
O koşarak beni geçti.
He ran past me.
Odadan koşarak çıktı.
He ran out of the room.
Sahayı koşarak geçtim.
I ran across the field.
Sana koşarak gelirler.
They will come swiftly to you.
İlgili Sorular
Animaniacs'ta evden koşarak rastgele bir şeyler söyleyen çocuğun adı neydi?
Koşarak kilo vermek isteyenler, ne kadar süre ve sıklıkta koşmalı ki sonuçları görebilsin?
Misafir çocukları evde koşarak dolaşırken ev sahibinin bu durumu kabullenmesi sıradan bir şey mi?
Koşarak kilo kaybı yaşayan var mı ve ne kadar kaybetti, sonuçlar ne kadar sürede görülür?
Bir gün içinde koşu bandında koşarak ne kadar kalori yakmalıyım ve 24 saatlik bir sürede ne kadar süre koşmalıyım?