"kıskançlık" kelimesinin İngilizcesi: jealousy, heartburning, envy, jealousy, jealousy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneljealousynoun
Genelheartburning
Genelenvy
Geneljealousy
Geneljealousy
Genelenvy
Genelenvy
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kıskançlığı
Yönelme (-e)kıskançlığa
Bulunma (-de)kıskançlıkta
Çıkma (-den)kıskançlıktan
Tamlayan (-in)kıskançlığın
Çoğul (-ler)kıskançlıklar
Tanım
•bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum, günücülük, hasetçilik, hasetlik, hasutluk
•Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum
köken: Inherited from Vulgar Latin *zēlūmen, from Latin zēlus (“rivalry, zeal, jealousy”), from Ancient Greek ζῆλος (zêlos), from Proto-Indo-European *yeh₂-.
aile: ciumeira, ciumento
Esse problema é a inveja. — Ve bu sorun kıskançlık.
to envy, be jealous/envious (to feel resentment or wonder at someone for a perceived advantage, material or otherwise) · to be jealous, suspect (to be suspecting rivalry in love; to be suspicious of a lover or spouse's fidelity)
çekim: geçmiş ζήλεψα · ortaç έχοντας ζηλέψει · şimdiki ζηλεύει · ulaç ζηλεύοντας
köken: From Koine Greek ζηλεύω (zēleúō), from ζηλόω (zēlóō).
aile: ζηλεμένος
Ήτ-ήτ-ήταν από ζήλια. — -O, o, o kıskançlıktı.
Τι ωραίο αμάξι που έχεις, ζηλεύω!
Τον ζηλεύω για τα λεφτά και την ωραία οικογένειά του.
Ζηλεύει τη γυναίκα του και φοβάται να την αφήσει μόνη τους πουθενά.